Abone Ol

Meclis süreç komisyonu üyelerinden Numan Kurtulmuş'a destek, İYİ Parti'li isimlere sert tepki

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığını yaptığı Milli Dayanışma, Kardeşilik ve Demokrasi Komisyonu, son dönem İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ ve İyi Parti Milletvekili Erhan Usta'nın da aralarında olduğu bazı siyasi isimlerin, hem komisyon ve süreç hem de Kurtulmuş'un kendi hakkındaki olumsuz söz ve tavırlarına karşı ortak bildiri yayımlandı.

Meclis süreç komisyonu üyelerinden Numan Kurtulmuş'a destek, İYİ Parti'li isimlere sert tepki

Komsiyonun ortak bildirisinde, "Komisyonun başarılı olabilmesi için Başkanlık makamının tarafsız ve birleştirici rolü ile Sayın Numan Kurtulmuş'un siyasi nezaketinin ve yapıcı kişiliğinin de büyük bir fırsat olduğunun altını çizmek isteriz. Komisyon çalışmalarının tamamlanmasına yaklaşılan bir dönemde herkesin kullandığı dile ve üsluba azami özen göstermesi gerektiğini vurguluyor, başta Meclis Başkanı'mız olmak üzere, komisyon çalışmalarında özveri ile sorumluluk yüklenenlere yönelik her türlü ithamın karşısında ortak bir tavırla duracağımızı hatırlatıyoruz" denildi.

Kurtulmuş, İyi Partili Usta'ya üç kuruşluk dava açmıştı

Kurtulmuş, geçen günlerde İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta’ya üç kuruşluk manevi tazminat davası açtı. Usta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, "Sizin bir PKK sevdanız olduğunu biz anladık ama benim anlamadığım şey Abdullah Öcalan'ın Numan Kurtulmuş sevdası nereden geliyor?" ifadelerini kullanmıştı.

Bugün 17. Kurtulmuş başkanlığında toplanan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın da sunum yaptığı komisyon, 5 buçuk saat süren kapalı toplantının ardından cuma günü 14.00'te İmralı Adası’na gitme konusunda oylama yapılmasına karar verdi.

Komisyon, toplantının açık yapılan kısmında, "son dönemde siyasi nezaket ve üslupla bağdaşmayan bazı söylemlere karşı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun ortak açıklama metni okunmuş ve oylanarak ittifakla kabul edilmiştir" diyerek bir bildiri de yayımlandı.

Bildiride şöyle denildi:

"Kapsamlı istişareler sonucunda, geniş bir temsil ve uzlaşı ile kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarını uyum içerisinde sürdürmesinden rahatsızlık duyan bazı kesimlerin Komisyonumuza ve Meclis Başkanı'mıza yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunduklarını üzüntüyle takip etmekteyiz.

Bilindiği üzere Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, siyasi partilerimizin genel başkanlarının iradeleri doğrultusunda 11 ayrı siyasi partiden 51 milletvekilimizin katılımıyla kurulmuştur.

Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî birlik ve kardeşliğimizin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak amacıyla kurulan Komisyonumuzun tek

gayesi gelecek nesillere huzur ve barış dolu bir Türkiye bırakmaktır.

Şu ana kadar her kesimden farklı fikirlerin serbestçe ifade edildiği ve demokratik olgunluk içerisinde yüksek özveriyle çalışan Komisyonun başarılı olabilmesi için Başkanlık makamının tarafsız ve birleştirici rolü ile Sayın Numan Kurtulmuş'un siyasi nezaketinin ve yapıcı kişiliğinin de büyük bir fırsat olduğunun altını çizmek isteriz.

Komisyon çalışmalarının tamamlanmasına yaklaşılan bir dönemde herkesin kullandığı dile ve üsluba azami özen göstermesi gerektiğini vurguluyor, başta Meclis Başkanı'mız olmak üzere, komisyon çalışmalarında özveri ile sorumluluk yüklenenlere yönelik her türlü ithamın karşısında ortak bir tavırla duracağımızı hatırlatıyoruz."

Ne olmuştu?

Erhan Usta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, "Sizin bir PKK sevdanız olduğunu biz anladık ama benim anlamadığım şey Abdullah Öcalan'ın Numan Kurtulmuş sevdası nereden geliyor?" sözleriyle Kurtulmuş'un Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu hangi yetkiyle kurduğunu sormuştu.

Kurtulmuş'un avukatları tarafından açılan üç kuruşluk manevi tazminat davasının dilekçesinde"Usta’nın, ağır hakaret ve iftira içerikli, gerçekle bağdaşmayan, küçük düşürücü, karalamaya yönelik açıklamalarda bulunduğu" söylenildi. Dilekçede, “Bu açıklamalar ile davalı siyasi eleştiri sınırlarının ötesine geçerek müvekkili terör örgütü ve terör örgütü lideri sempatizanı gibi göstermeye çalışmıştır. Davalı bu siyaset sınırlarını aşan ifadeleri ile açıkça müvekkilin manevi haklarını zedelemiştir.” ifadesi kullanıldı.