MedyaFaresi MedyaFaresi

Kurban eti nasıl yenilmeli? Nelere dikkat edilmeli?

Kurban Bayramı geldi çattı. Yine evlerde ziyaretler olacak, büyük aile ve dost sofraları kurulacak, yapılan yemekler afiyetle yenilecek. Peki ne yapmalı?

Eklenme: 26 Kasım 2009 20:28 - Güncelleme: 11 Nisan 2016 00:46

Kesilen kurban etleri tüketilen bu bayramda sağlığınızın tehlikede olduğunun farkında mısınız? Dikkatli tüketilen yiyecekler ve kurban etleri hem sağlığımızı koruyacak hem de mutlu ve rahat bir bayram geçirmenizi sağlayacak.

Uzmanlar sizin için bu bayram karşılaşılabilecek riskleri anlattı...

PARAZİT

Kesimi yapılan kurbanlık hayvanın parazit olduğu fark edilen iç organlarının iki metre derinlikte çukura gömülmesi ve üzerine kireç dökülmesi gerekiyor. ''Sağlık kontrolü yapılan hayvanda parazit olup olmadığı anlaşılır. Bu hayvanların normalde satılmasına izin verilmemelidir. Ancak kesimi yapılan ve iç organları hastalıklı çıkan hayvanların bu organlarının bertarafı dikkatlice yapılmalıdır. Bunların veteriner hekimler tarafından kontrolünün yapılıp uygun şekilde bertaraf edilmesi ve özellikle çevredeki sokak köpeklerine yedirilmemesi gerekir. Aksi taktirde hastalık köpekler dışkısı ile yayılacaktır. Kesimde iç organlarında parazit olduğu fark edilen kurbanlıkların bu organlarının 2 metre derinlikte çukura gömülmesi ve üzenine kireç dökülmesi gerekir. Yasal düzenlemede bu şekildedir.

ÇOCUKLAR KESİMİ İZLEMESİN

Uzmanlar, Kurban Bayramında hayvanların kesim sürecinde çocukların bulunmasının, bayram öncesinde hayvanları kendi elleriyle beslemesine bağlı gelişen duygusal yakınlığın, kesim sonrasında çocuğun ruh sağlığını bozabileceği uyarısında bulundu. Kurban kesimini izleyenlerde ruh sağlığında travma olabileceği konusunda ebeveynler uyarılıyor.

ÇOCUĞUNUZA KURBAN ETİ YEME KONUSUNDA ISRAR ETMEYİN

Normal et yemesine rağmen kurban eti yiyemeyen, çiğ et kokusundan rahatsız olan, ete dokunamayıp, kesemeyen, hatta hiç et yiyemeyen veya sadece yemeklere kıyma formunda katılırsa kabul eden birçok yetişkin vardır. Et yemekle ilişkili sorun yaşayan kişilerin bir kısmında erken çocukluktaki olumsuz kurban deneyimler vardır. Kesim anında hayvanı yakından izlemek; kanı, çıkan hırıltıyı, kokuyu, ölürken ayaktaki seğirmeyi görmek, günümüz insanının pek de hazırlıklı olabildiği bir süreç değildir. 

İstemeden de olsa bu yaşantılara şahitlik edenlerde, et yememe, yemek yememe, aileye yapışma, çeşitli korkular, nefes alamama, ağlamalar, uykuda sıçrama-sayıklamalar olabilir. Ailenin çocuğun üzüntüsüyle alay etmesi, umursamaması, "unutur, çocuktur" diye yaklaşılması uygun değildir.  Sıcak, yumuşak davranıp, soru sormasına müsaade etmek, güven vermek yararlı olacaktır. Bazen psikiyatrik destek almayı gerektirecek kadar sorunlar büyüyebilir.

Kurban bayramı süresince et veya kırmızı et yemek istemeyen kişilere saygı gösterilmeli, bayram sofrasında onlar için de kurban eti dışında güzel yiyecekler hazırlanmalıdır. Kurban bayramı boyunca evde oturmak istemeyen, kavurma kokusunda sıkıntı yaşayan kişilerin hassasiyetini aşağılamamak, tatması için ısrar etmemek yerinde olur. Zorlama durumunda bayramın asıl amacı olan paylaşmak, hoşgörü ve beraberlik yaşantıları oluşamaz. Ergenlik ve çocuklukta kokulara karşı daha hassas olunur ve kaygılarla baş etmek daha zordur. Onlara hoşgörü ile yaklaşınca, büyüdüklerinde bu durumları ortadan kalkabilir.

ETLERİ DİKKATLİ TÜKETİN, BİRÇOK HASTALIĞA YAKALANMA İHTİMALİNİ YOK EDİN

Kurban bayramında kesilecek hayvanın muhakkak veteriner kontrolünden geçmiş olması gerekir. Kesim sırasında özellikle uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, şarbon, tüberküloz, kuduz, salmonella gibi hastalıkların bulaşma tehlikesi vardır. Kesim öncesinde eller temiz olmalı, elin etrafında yara, kesik benzeri şikâyeti olanların çiğ etle direk temasa geçmemesi önemlidir. Gerekirse eldiven kullanılmalıdır.

Et kesildikten sonra hayvanın kanı çok iyi akıtılmalıdır. Kanı iyi akıtılmamış hayvanın etinde zararlı mikroorganizmalar çabuk ürer ve et çabuk bozulur. Kurban eti kesim sonrasında parçalar halinde güneş görmeyen serin bir yere serilerek ilk dinlendirme işlemi yapılmalıdır. Uzun süre lastik kıvamında et yemek istemiyorsanız bu dinlenmeye gereken önemi göstermelisiniz. Ortalama 3-5 saatte oda ısısına düşen eti sonrasında ön soğutma için buzdolabına kaldırmalısınız. Ön soğutma işleminden geçmeli etin tüm yüzeyi ve iç kısımları da gereken soğukluğa ulaşmalıdır.

ETLERİ SAKLARKEN DİKKAT

Kurban etinin dayanma süresi; dinlenmesine, etin cinsine ve soğutma şekline göre değişir. Etin uzun süre muhafazası için derin dondurucu kullanılmalıdır. Buzdolabında et -2 derecede en fazla 1 hafta beklerken, derin dondurucuda -18 derecede 4- 6 ay muhafaza edilebilir. Eti küçük parçalar ve hatta kıyma yapıp buzdolabında bekletirseniz kıyma 3-4 gün içinde bozulacaktır. Bu sebeple en iyi yöntem buzdolabının derin dondurucu kısmıdır.

Et çabuk bozulma riski olan bir besindir. Buzdolabı poşetlerinde küçük parçalar halinde hava almayacak şekilde koyularak dondurunuz. Büyük parça etler ve özellikle kemikli saklanan etlerde etin hava alması daha da kolay olacağı için daha çabuk bozulabilir. Ayrıca etleri dondurucudan çıkarıp çözüldükten sonra kalan kısmı tekrar koymak da mikroorganizmaların üremesine dolayısı ile zehirlenmeye sebep olur.

Yağlı kısımları ayrılarak bir yemeklik porsiyonlara bölünmesi ve parçaların 10cm' den daha kalın olmamasına özen gösterilmelidir Büyük parçalı etler diğer pişirmeden önce çözdürülmelidir. Akşam pişirilecek etler sabah dondurucudan çıkartılıp buzdolabında tutularak çözdürülmelidir. Büyük parçalı etlerin çözdürülüp pişirilmelerindeki amaç, etin iç kısmında iyi bir şekilde pişmesinin sağlanmasıdır. Bunun için etin iç kısmının çözünmesine özen gösterilir.

ETTEN ÇIKAN SU ZEHİRLEYEBİLİR

Eti çözdürmeden en iyi yöntem akşam yapılacak etin 1 gün önceden veya sabahtan buzdolabının 2-4 derecelik kısmına koyularak çözülmesidir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken derin kaba koyarak çözdürmemiz gerektiğidir. Çünkü etten sıkan su diğer besinlerle çapraz kontaminasyona uğrayarak zehirlenmelere sebep olabilir. Mikrodalgada çözdürme günümüzde pratik ve uygulanabilir bir yöntemdir. Su altında bekletmede yine uygulanabilir yöntem olsa da kimi zaman etin içinin çözülmemesi gibi durumlarla da karşılaşılabilir. Ayrıca o suyu sık aralıklarla değiştirmek gerekir.  Bunun dışında kalorifer, soba üstünde bekletme, oda ısısında sıcak ortamda uzun süre bekletme yanlış yöntemler olup sağlığı bozucu etkileri vardır.

DİŞLERİNİZİ İHMAL ETMEYİN

Kurban bayramında bolca tüketilen kurban eti dişlere yemek yendikten sonra temizlik ve bakım aşamasında sıkıntı yaşatabilir. Et, ağzınızda dolgularınız, porselen köprüleriniz varsa yedikten sonra dişlerinizin arasına veya köprülerinizin gövdelerinin altına girerek sizi sıkıntıya sokabilir. İple ve uygun fırçalama işlemi ile bu yiyecek artıklarını çıkartmak gerekecektir. Eksik dişiniz varsa ve sayısı fazla ise hem yeterince eti çiğneyip öğütmek zor olabilir, hem de çiğnemeye çalışırken diş etleriniz ve yumuşak dokularınızda birtakım yaralanmalara ortaya çıkabilir. Ama en önemlisi et yendikten sonra bayramların en önemli geleneği haline gelen tatlılarımızın tüketimi konusunda nasıl davranmamız gerektiğidir.

Bayramlarda şekerli- yapışkan gıda tüketimi artmakla beraber rafine edilmiş karbonhidratlar (kraker, unlu mamüller, ekmek, hamur işleri tahıl gibi)gibi yiyecekler de bu dönemde yoğun tüketilmektedir. Bunlar da dişlerimiz için aynı ölçüde tehlike oluşturur. Ağızda tükürük; su, protein, elektrolit mineral tuzlar, kalsiyum ve flordan oluşur. Tükürük yiyeceklerdeki asidin dişe saldırmasını önleyici tampon görevindedir. Ama tek başına çürük önlemez. Bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı olan sağlıklı yaşam alışkanlıkları da çok önemlidir. Çürüğe neden olan bakteriler asit, yiyecek birikintiler ile birleşip diş üzerinde plak denen yapışkan madde oluştururlar. Bu plak da bakteri çoğalmasına neden olur. Bakterinin ürettiği asit minede harabiyet başlatıp dişi çürütür. Bayramların vazgeçilmez tadı, şekerler  ve tatlılar da dişlerimizin üzerine yapışıp kalırlar. Bayram ikramları ölçülü tüketilmeli, eğer limitimizi aştığımızı düşünüyorsak çok ısrarlı ikramlara direnilmelidir.

Şekerli ve yapışkan gıda maddeleri yenildikten sonra dişler fırçalanması en doğrusudur. Ancak o anlık buna imkan yoksa ağız bol su ile çalkalanmalı, bu durum da zor ise bir bardak su içilmelidir.

Ağzınıza bir parça peynir atın

Ağza atılan küçük bir parça peynir, şekerin dişi çürütme etkisini gidermesi açısından önemli. Beyaz unlu mamuller yerine kepekli esmer ürünler daha sağlıklıdır. Çerezlerden de yer fıstığı, içindeki fosfat nedeniyle diş dostudur. Aslında hazır gıda endüstrisinin gelişimi  şeker, çikolata, gofret, bisküvi, cips, gazlı içecek artmasına yol açtı. Taze meyve sebze tüketimi azaldı. Öğün aralarında elma, havuç gibi, dişleri temizleyip dişe zarar vermeyen gıdalar seçilmeli ve yenmelidir. Ağzımızın vücudumuza açılan en önemli sağlık kapımız olduğunu unutmayalım.

GAZLI İÇECEKLERDE SİZE ÖNEMLİ UYARILAR

Gazlı içecekleri çok tüketirseniz başınız iki kat belada demektir. Bu içeceklerdeki hem asit hem de şeker yoğunluğunu düşünürsek işimiz zor. Şekersiz, diyet ürünleri tercih etmek de içindeki asitten dolayı bir işe yaramayacaktır. Gazlı içeceklerden sonra içilen su, tükürüğün görevini kolaylaştırır. Ama gün boyu çok sık tüketilen gazlı içecek, ağızdaki bakterileri besleyip çoğaltır, fazla miktarda asit üretmelerini sağlar. Tavsiyemiz doğal maden suları içine bir iki damla şekersiz meyve suları, limon vs. ile tatlandırıp içilmesidir.

Gazlı içecekleri pipetle için

Gazlı içecekten vazgeçemiyorsanız da zararı aza indirgemek için pipetle içiniz. Böylece dişleriniz arasından geçip gider. Ya da ağzınızı suyla çalkalayın.

YARALANMALARA DİKKAT EDİN

Bayramda kurban keserken veya kesilen kurbanın etlerini parçalara ayırırken bazı kesikler ve yaralanmalar kaçınılmaz. Bu kesilerin bir çoğu ayakta yapılan basit tedavilerle kapanabiliyor. Ancak bazı durumlarda oluşan ciddi kesikler veya yaralanmalar duyu kayıplarına, damar kesilmelerine hatta daha ileri boyutta can kayıplarına bile neden olabiliyor. Bu nedenle vatandaşlarımız eğer yeterince deneyimli değillerse kurban kesimini profesyonel insanlara devretmeli ve kendileri karışmamalıdır. Çünkü oluşabilecek yaralanmalar çok ciddi boyutlara varabiliyor

ÖPÜŞMEYİN

Bilindiği üzere domuz gribi ülke geneline yayılmış durumda. Uzmanlar da bayramda öpüşme geleneğinin en azından salgın geçene kadar rafa kaldırılmasını öneriyor.

KALP VE TANSİYON HASTALARI DA DİKKATLİ OLMALI

Bayram süresince bireyler et tüketiminde aşırıya kaçmakta ve yanlış yöntemler kullanarak sağlıklarını riske atmaktadır. Özellikle kalp, tansiyon, diyabet, böbrek hastaları gibi kronik hastalığı olan bireyler diyetlerini asla aksatmamalıdır. Sağlıklı bireyler de et tüketiminde dikkatli olmalı, aşırıya kaçmamalı ve uygun yöntemler tercih etmeli. Normalde yetişkin bireylerin et ihtiyacı günde 90- 120 arasında değişir. Aşırı tüketim sonucu tansiyon, kan yağları yükselir ve zamanla damarlarda tıkanıklık, işlev bozukluklarına neden olur. Özellikle kalp-damar-şeker- böbrek gibi kronik hastalığı olan bireyler bayram süresince de et tüketiminde aşırıya kaçmamalı, uygun pişirme yöntemleri kullanmalı, diyetlerine uymalıdırlar

 

 

Begüm Çelikkol - Habertürk