MedyaFaresi MedyaFaresi

Kılıçdaroğlu'ndan Sarıgül açıklaması! Onun yeri CHP..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Habertürk TV'de Enine Boyuna programında Ece Üner'in sorularını yanıtladı.

Eklenme: 08 Eylül 2013 20:19 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 22:16

 

Kılıçdaroğlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün partiye katılımıyla ilgili olarak "Mustafa Sarıgül’ün durumu bir başvuru olmadığı için Parti Meclisi’nde görüşülmedi. Sarıgül’den partiye dönüş için adım bekliyoruz. Eski hastalıklardan partinin arınması gerekiyor. Bölünme, hizipçilikle geliyorlarsa kimse gelmesin" dedi.

’SARIGÜL AK PARTİ’YE GEÇECEK’ DEDİKODULARINA YANIT!

Sarıgül’ün bu yönde bir kararı var mı yok mu bilmiyorum. Fakat kendisi ’ben sosyal demokratım’ diyorsa onun adresi CHP’dir o zaman, bu kadar açık!

 

Herkes giyiminde kuşamında özgürdür. İstanbul’da merdiven altı atölyelerde, binlerce kadın
başörtülü kadın çalışıyor. Yüzde doksanı sigortasız. O kadınları sorunlarıyla ben ilgileniyorum. Ben ayırım yapıyor muyum? Hayır. Yine benim inandığım bir şey var; en büyük günahın bize kul hakkı yemek olduğunu öğretmişler. Ankara’da bir demir kafes vardı, kimin parasıyla yapıldı? Bizim paramızla yapıldı. O kafes yine bizim paramızla yıkılıyor. Onun hesabı soruluyor mu? Yapılmıyor.

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

Kılık kıyafet konusu Anayasa konusu değildir. İç tüzükte de bir sorunumuz yok. Siyasetin gündemine getirilmesi yanlış zaten. Üniversitelerde, sordular bana eğitim hakkı herkesin, gidebilir okuyabilir dedim.

İnanç siyaset konusu olmaz. Türkiye yıllar yılı çok boş bir tartışmaya sürüklendi türban konusunda. Biz özgürlüğü savunuyoruz. Evrensel batı kulübünde yani bizim üye olduğumuz toplulşukta hangi tür özgürlük ve demokrasi varsa hepsinin altına imzamızı atıyoruz.

ODTÜ KONUSU

Çevre konusu zaten 20. yüzyılın sonlarında tüm dünyanın gündemine gelen bir konu. Biz de doğa haklarında sarrumlu Şafak Pavey görev yapıyor. ODTÜ’de öğrencilerin değerlendirmelerine saygı göstermek zorundayız. Bir ağacı korumak için o para harcanabilir. Kaldı ki, bir kentin ortasından otoban geçmez! Kent dediğimiz olay aynı zamanda estetikle beraber düşünülmek zorundadır. Kentin bir kimliği olmak zorundadır.

Bunu yapmak için de kenti yöneten kişide kent kültürü olmak lazım. Kent kültürü diye bir şey var... Kentli olmanın bir kuralı da çevreye saygı duymaktır.

Gezi olaylarında unutmadığım bir olay var; 76 yaşında bir kadın, orada çadır kuran gençlere destek veriyor. Başörtülü bir kadın.. Bu parka destek çıkın nefes aldığım tek yer burası diyor...

30 AĞUSTOS RESEPSİYONU

30 Ağustos resepsiyonuna katılmamamın başörtüsü konusu ile bir ilgisi yok. Kaldı ki, stadyumda hanımefendiyle karşılaştık ve tokalaştık. Bu konuları Türkiye’nin aşması gerekiyor.

MHP İLE SEÇİM İTTİFAKI İDDİALARINA YANIT!

Böyle bir konu yok. İstanbul ve Ankara gerçekten de hakettiği büyümeyi ve gelişmeyi sağlayamadı. Bu iki kente sosyal demokratların imza atması lazım.

ANKARA’DA BÜYÜKERŞEN’İN ADAYLIĞI KONUSU

Bu iddiaları da gazetelerden okuyorum. Tabii o haberlerin de dayandığı bazı kaynaklar vardır ama henüz alınmış bir karar yok.

"SİYASETTE YENİYİM"


Karizmadan kastedilen halka doğruları söylemekse, ben bunu kendimde görüyorum. Çünkü siyasete girerken "Hangi koşulda olursa olsun halka doğruları söyleyeceğim" dedim.

Bizim çok iyi bildiğimiz bir laf var: Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye... Ben dokuz köyden de kovsalar 10. köye gidip yine doğruları söyleyeceğim.

Bazen söylediğim şeyler benim tabanımı da kızdırıyor, bunun da farkındayım. Ama bir şeyin farkındayız, halka doğruları söylemek zorundayız. Bu bir karizma yaratır mı bilmiyorum ama halka gideceğiz, halk seçimlerde kararını verecek. Halkın dediğine saygı duyacağız. Halkımızın sağduyulu olduğuna inanıyorum. Ben siyasette yeniyim. Bizim de eskiklerimiz, yanlışlarımız olabilir. Fakat ben eleştirilere hep olumlu yaklaştım.

ECEVİT’İN YAPTIĞINI YAPAR MIYDINIZ


"28 Şubat sonrasında, biliyorsunuz Merve Kavakçı Meclis’e girmişti. O gün kendisine bence demokrasiye göre de insan haklarına göre de hiç uygun olmayan bir protesto gerçekleşti ve dışarı dışarı tempolarıyla bu kadın dışarı atıldı. Siz o gün Meclis’te olsaydınız ve yetkin bir pozisyonda olsaydınız Ecevit’in yaptığını yapar mıydınız?" sorusu üzerine konuşan Kılıçdaroğlu: "Milletin oyuna ve seçtiği kişilere saygı göstermek her siyasal partinin görevidir. Yeter ki seçimler demokratik ve özgür bir süreç içerisinde gerçekleşmiş olsun. Bizim savunduğumuz görüş bu."