MedyaFaresi MedyaFaresi

Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?

Kılıçdaroğlu'nun \"sol bitti\" çıkışında parti içi hesaplaşmalar mı var? Medyafaresi'nin Analizi

Eklenme: 03 Şubat 2010 05:35 - Güncelleme: 19 Şubat 2016 13:00

CHP  Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun ODTÜ Mezunları Derneği'nde hafta sonunda yaptığı açıklamalar, CHP'nin solu kucaklamakta eksikliği olup olmadığı ve solda yeni partiye ihtiyaç olup olmadığı sorularını gündeme getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun  açıklamalarının ardından  Milliyet Gazetesi iki gündür, "sol öldü mü" başlıklı bir yazı dizisi başlattı.   

Bu açıklama, Kılıçdaroğlu'nun Baykal'a seçime onbeş ay kala ültimatomu olarak değerlendirilebilir! 

Gürsel Tekin'in  CHP'nin  İstanbul İl Başkanlığı için en güçlü aday olduğu bugünlerde, Kılıçdaroğlu'nun bu ani çıkışı neden?

Kılıçdaroğlu, bu çıkışı için İstanbul  il başkanlığı seçimlerini mi bekledi? 

Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, Dersim  konusunda kendisini yalnız bırakan Gürsel Tekin ve İstanbul örgütüne bir rövanş niteliği mi taşıyor? 

Kılıçdaroğlu, önceki gün ODTÜ Mezunları Derneği'nde mezunların soruları üzerine "Türkiye'de sol sorunu var. Halktan ve sendikalardan koptu. Türkiye'de CHP dışındaki sol öldü" ifadelerini kullandı.
"Sol yok, sağımız güçlü. Bu yüzden sağa gidiyoruz. Çünkü oy alacağız, kimden alacağız? Sol sokağı göremedi" diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Oturduk, sıcak evlerimizde gazete okuduk. Ankara'da sosyolojik uçurumlar var. 'Ankara'nın öbür tarafına gidelim' dedik mi? Altındağ'da bir aileye misafir olduk mu, onları misafir ettik mi? Onlar bunu yapıyor, biz yapmıyoruz. Rahata alıştık, tatillere gidiyoruz."

İşte Milliyet Gazetesi'nin  solun önde gelen kişileri, akademisyenler, siyaset bilimciler  ve araştırmacılardan aldığı bazı görüşler:   

Suyu kesip 'Tarla niye kurudu' diyorsunuz
Gürsel Tekin (CHP İstanbul İl Başkanı):
Bunları ben de söyledim 3 ay önce. Sorun 12 Eylül darbesinin analiz edilmemesindan kaynaklanıyor. Ben Uğur Mumcu okuduğum için gözaltına alındım, doğal olarak sol da özeleştiri yapamadı, toparlanamadı. Nüfus 50 milyonken sendikalı işçi sayısı 3 milyondu, bugün nüfus 72 milyon, sendikalı sayısı 650 bin. Bir tarlanın suyunu, gübresini kesiyorsunuz, sonra niye 'tarla kurudu' diyorsunuz. Solun yeniden inşa edilmesi, kendini yeniden tarif etmesi lazım. Doğal olarak eksikliğimiz var ama başbakanın sakız ettiği darbe dönemi olmasaydı başbakanın takımı iktidar yüzü görebilir miydi? Kemal Bey'in söylediklerini belli bir kesim anlamak istemedi. Solda boşluk yoktur, CHP bütün solu kapsayacak partidir. Özeleştiri gerekiyorsa son yıllarda 10 tane kavgalı kurultay yapıldı, İzmir'deki Çiğli'deki görüntüler içimi acıttı. İstanbul'da aynı manzaralar olsun, ertesi gün atarım. Sosyal demokrat partide şiddet olur mu? CHP'ye saldırmayı moda haline getirmiş olanlar bundan vazgeçsinler. Bir daha aynı saldırılar olursa şiddetle karşılık verilecektir.


CHP'nin dönüşmesi gerekiyor
Prof. Dr: Fuat Keyman (Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi): Asıl sorulması gereken Türkiye'de sola gerek var ama CHP'deki sol mu, CHP dışındaki sol mu? Sola gerek var fakat gelinen noktada 1992'de kurulan CHP'nin tarihçesine bakınca toplumdaki sorunları çözecek parti yapısından çok kendisini toplumdan uzaklaştıran bir yapı görüyoruz. Özellikle son yıllarda sol vurgusunun ikinci plana atıldığını, rejim koruma adına milliyetçi yapıya, devlette kurumlara yanaşan yapıya sıkıştığını görüyoruz. Bunun tezahürü de CHP'nin toplumda güven inşa edici değil toplumsal kutuplaşmayı körükleyici politika izlemesi oldu. Bunun göstergesi de 29 Mart seçimlerinde belli merkezlere sıkışmasıyla ortaya çıktı. Bunun için CHP'nin dönüşmesi, dönüşürken de topluma, demokratlığa açılacak sol yüze sahip olması gerekiyor. Kılıçdaroğlu'nun bu söylemi devam ettirilmeli.


Yeni, çağdaş bir parti lazım
Tarhan Erdem (KONDA kurucusu): Kılıçdaroğlu parti yönetiminden şikâyet etmiyor, lafı buraya çekmeye gerek yok. CHP içinde samimi politika yapanlar ondan daha ağır şeyler söylemektedir. Seçime 15 ay kalmışken parti içinde hiç kimse böyle bir çıkış yapamaz. Şu anda bile Kılıçdaroğlu'nun bu sözü milletvekili adaylığında tereddüt uyandırmış olabilir. Tam Gün Yasası'nda partin iki defa yıllarını vermiş, sonra sen geliyorsun, karşı çıkıyorsun. Bu mu sola çıkmak? Kılıçdaroğlu, düşünüp taşınıp bunları parti liderine karşı çıkmak için söylemiş değil, idare etmek için söylüyor. CHP'nin soldan koptuğu falan yok, zaten kopuk. Ne yapılması gerektiği çok açık, önce çağdaş demokrat parti haline gelmen, ona göre politika geliştirmen lazım. Ama AB'ye karşı tereddüdü olan parti çağdaş olabilir mi? Deniz Baykal bugünkü anayasayı koruyor. Yeni bir çağdaş demokrat parti, aklı başında 40 - 50 kişinin parti kurması lazım.

CHP özeleştirisi yapıldı
Doç. Dr.
Tanju Tosun (Ege Üniversitesi, siyaset bilimci): Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri CHP'de unutulmaya yüz tutmuş siyaset, toplum ve ekonomiyi soldan okuma  anlamında önemli. Yapılan, CHP içinden bir CHP ve merkez sol özeleştirisidir. Kılıçdaroğlu aslında bilinçaltında yerleşik olan CHP'nin bugüne kadar ne yapmadığını dillendiriyor ve CHP adına malumu ilan ediyor. Kılıçdaroğlu aslında CHP'nin toplumla buluşabilmesi adına 'bu düzen değişmeli' mesajını veriyor ve kralın çıplak olduğunu ilan ediyor.
Bugün CHP, AKP karşısında varolabilmek için, özeleştiri yapmak yerine kolaycılığa kaçarak AKP eleştirisini yeterli görüyor.
Türkiye'de ölen sol değil, tasfiye olan; yıllardır sol adına toplumun önüne takdim edilen öznel solculuktur. Sorun, Türkiye'de solun toplumun hissiyatı, değerlerini de yok saymayacak bir özgürleşme programı ve mutluluk vaadiyle sol siyaseti yeniden tanımlamasıdır. Kitleler ancak gerçekçi bir ütopya ile solun yanına çekilebilir.

Devrimlerle değerler barışmalı
Adil Gür (A&G kurucusu): Dünyada sol varoşlarda düşük gelirlilerden oy alır. Türkiye'de ise CHP daha çok elitlerden, yüksek gelirlilerden ve yüksek eğitimlilerden alıyor. Bizim araştırmalarımıza göre Türkiye'de kendini solda tarif edenlerin oranı yüzde 18 - 20. Halbuki Türkiye'de seçmenin büyük çoğunluğu, yüzde 50'den fazlası kendisini merkezde görüyor veya hiçbir yerde tarif etmiyor. Bu nedenle CHP'nin, sağ olmasa bile kendisini merkezde tarif edenlerden oy alması gerek. Önümüzdeki dönemde CHP'nin varoşlarla, mütedeyyinlerle kucaklaşması gerekiyor. CHP'nin din üzerinden politika yapması gerekmiyor, o kesimi incitmeyecek duruşa sahip olması yeterli. Türkiye'de CHP, dünyadakinin aksine devletçi bir yapı sergiliyor. Mayısta yapılacak kurultayda toplumun uzun süredir beklediği değişim talepleri gerçekleşirse, ki bu birkaç adamı değiştirmekle olmaz, CHP'nin algılanışı değişecektir.
CHP'nin bu ülkenin devrimleriyle değerlerini barıştıracak adımlar atması her şeyi çözecektir.


'Sol iktidara ihtiyaç var'
Süleyman Çelebi (DİSK Genel Başkanı): Sol hiçbir zaman ölmedi, yeterince kendisini sunmadı topluma.  Sol kimliğinden farklı kimlikle toplum önüne çıktı. Günümüzde kitlesel bir sol parti iktidarına ihtiyaç var. Özgürlükçü hedefleri toplum yönetimine taşıyacak iktidar özlemi, toplumsal kitlenin ortak talebidir. Buna giden yol buluşma noktalarında omuz omuza olmaktır. Üstelik sol bu konuda tecrübelidir. Mahalle ve varoşlardaki başarılar hatırlardadır. Bugün yeniden işçi ve emekçilerin çalışma alanları bizim öncelikli varlık alanımız olmalıdır. Sol açısından yapılması gereken unuttuklarımızı hatırlamamız, bugün yapılanları unutmamızdır. Sağ sol arasında uçurumu ortadan kaldıracak alternatifin yeniden sağ olmayacağı gerçek sol iktidara ihtiyaç var.

Kalıplara hapsolundu
Doç. Dr. Fikret Başkaya (Siyaset bilimci): Türkiye'deki sol hareket baştan itibaren resmi ideolojiden, tarihten kopamadı. Bu da kitleyle temas kurmasını zorlaştırdı. Bu yapısal sorunlara 12 Eylül'ün de eklenmesiyle solun umut olması erozyona uğratıldı. Sol da bu zaman zarfında yeniden düşünmeyi pek akıl edemedi, birtakım kalıplara hapsoldu. Bütün bunlar sol hareketin çekim merkezi olmasını, halktan yana görünmesini engelledi.
Kılıçdaroğlu'nun sözleri işin esasına yönelik değil, onlar politik laflar. Bu aşamada solun birtakım kötü alışkanlıklardan arınması lazım. Solun ölmesi mümkün değil.  Sosyalizmin yok olması insanlığın geleceğinin de yok olması anlamına gelir. İnsanlığın geleceği sosyalizmden başkasında olamaz. Fakat mevcut solla da bir adım ileriye gidilemez.

Ölmedi, ölmeyecek
Zeki Sezer (Eski DSP Genel Başkanı): Solculuk ölmedi, ölmeyecek. Kendine sol diyen mevcut partiler etkisizleşti. Kılıçdaroğlu'nun söylediği o anlamda doğru; sol halktan kopmuş görünüyor. Kendisine sol diyen partiler sadece laikliği ve Atatürkçülüğü savunup, diğer toplumsal sorunları göremiyor.
CHP bu ülkeye lazım. Ama bir oluşum gündeme geldiğinde 'aman bölmeyin' diyerek önüne geçilmeye çalışılması, solun büyümemesine neden oluyor. Bölünme baskısıyla solu ortaya çıkaramıyoruz. Herkes için 'rahata alıştı' denemez. Ama sadece tuzu kurulardan oy alan bir sol bazı şeyleri eksik yapıyordur.
Birbirimizi yemek yerine sorunlara çözüm üretecek projeleri ortaya koymak gerekiyor. Bölünme ithamını bırakıp seçim barajını düşürmek lazım. Bülent Ecevit  bana 'Bir sürü kişi solda arayış içinde ama gençler, memurlar, işçiler neresinde bu işin?' demişti.

Sol taarruz altında
Alper Taş (ÖDP Genel Başkanı): CHP'nin klasik işçi sınıfı kökenli bir sosyal demokrat parti olmadığı ortada. Dünyada kapitalizm ile sosyalizmin mücadelesinin yükseldiği konjonktürde bir denge arayışı olarak gündeme geldi sosyal demokrasi. Varolan denge durum ortadan kalkıp, sosyalizm yenilince sosyal demokrasi sağa yanaştı.
Sosyal demokratlar karar vermek durumunda; ya sosyalizme dönecekler yüzlerini, ya da bütünüyle kapitalizme angaje olacaklar. CHP zaten eskiden beri yüzünü sağa döndü. Sağa dönerek sol büyümez. Bunun dışında Türkiye'de solu büyütecek bir zihniyet ortamı da yok.
Sol büyük taarruz altında, elbirliğiyle sadece ideolojik değil, terörle de baskı altına alındı ve bugünkü AKP zihniyeti türedi. AKP aslında köktendinci değil kökten piyasacı. O yüzden biz yeniden başlamayı göze almak durumundayız. Kürt sorunu da sınıf sorununda önüne geçtiği için bu da toplumu milliyetçileştiriyor. Varoşları biz tekrar ele almalıyız. Kaybettiğimiz budur, emekçilerle yoksullarla içeriden ilişki koptu. Bu insanların değerler topluluğuna dönük manevi açılım yapılması lazım. Toplumsal solu yaratmalıyız.

Lafta değil içerikte
Celal Doğan (DP GİK Üyesi): Emek ve üretim ilişkisi varolduğu sürece sol kavramı ölmez. Türkiye'de bir yanlışlık var: Kimin sol olduğundan çok, solun kapsadığı kesimlerin kimler olduğu konusu muğlak. Kim gerçekten solu temsil ediyor? Lafta değil içerikte sol olmaya bakmak lazım. Solda olması gerekenlerin sağa doğru kaydıklarını görüyoruz.
Bunun nedeni de solun yapması gereken birtakım hususları sağın alıp çözüyormuş gibi yapmasıdır. CHP'nin hükmü şahsiyetiyle polemiğe girmek istemiyorum ama vatandaşın oyuyla CHP'nin aslında nerede olduğunu değerlendirmek lazım. Siyaset çözüm üretme mekanizmasını arayan aygıttır, kitlelerin sorunları çözen itibar görür.
Kavramsal olarak sağ ve sol bitmez ama sorunları çözen tercih edilir. CHP'nin sahip olması gereken işçiler, köylüler, dar gelirliler, çiftçiler orada yok, burada bir terslik var. CHP'nin bu kesimin temsilcisi olmadığı aşikârdır.


CHP'yi sol sanıyor
Erkan Baş (TKP Genel Başkanı): 'Sol öldü' tartışmalarının önemli nedenlerinden birisi, solun öldürülmek istenmesidir. Ülkemizde de solu öldürmek için çaba harcanmasına rağmen bunu başaramadılar. Solu öldürmek isteyenler aslında insanlığın eşitlik ve özgürlük düşlerini öldürmek istiyorlar. Bu da ancak 'insanlığın öldürülmesi' ile mümkün olabilir.
CHP, kendini halka anlatmayı değil AKP'yi iktidara taşıyan güçlere anlatmayı tercih etmektedir, 'sağ politikaların' nedeni budur. Son olarak, Kılıçdaroğlu için üzüldüğümüzü de ifade etmek isterim. Sanıyorum, kendisi de maalesef CHP'yi hâlâ sol sanıyor ve sağcılık yapmak zorunda olduklarına kendisini ve toplumu ikna etmek istiyor.