MedyaFaresi MedyaFaresi

Kenan Tekdağ, istifalarla sarsılan kanalı için neler dedi?

Erdoğan Aktaş'ın istifasıyla başlayan süreçte yaşananlarla ilgili olarak, Ciner Yayın Holding Medya Grup Başkanı Kenan tekdağ neler düşünüyor? İşte ilk yorumları.

Eklenme: 07 Ağustos 2009 17:46 - Güncelleme: 23 Mart 2016 05:50

Tekdağ, konuyla ilgili olarak Gazeteport'un sorularına şöyle yanıt verdi:

Kenan Bey, medya sitelerinde yayınlanan yorumlara bakıldığında, Habertürk'ü haber kanallarında birinci sıraya çıkaran ekibin ayrılmasıyla güç kaybettiğiniz yorumları yapılıyor.

TEKDAĞ: Kısaca hikayeyi aktarmalıyım. Habertürk'ün haber kanalları içinde birinci sıraya çıkmasında pek çok faktör var:

Habertürk bünyemize geçtiğinde, yayıncılık imkan ve kapasitesi, erişimi, teknik durumu, kadro imkanları yok denecek seviyedeydi. Marka değeri dışında hiç bir şey yoktu. Bugüne baktığınızda ulusal erişimi olan (geçmişte sadece Digitürk'teydi) teknolojisi dünya seviyesine çıkarılmış, naklen yayın imkanları artırılmış, modern stüdyoları ve çalışma mekanları sağlanmıştır. Bunlar Türkiye'nin en büyük haber kanalı haline gelmesindeki başarımızın sırlarından bazıları.

Bu noktada araya gireceğim. Erdoğan Aktaş ve arkadaşlarının ayrılması kayıp değil mi?

TEKDAĞ: Ciner ve Habertürk medyasının büyüklüğü gözönüne alındığında vızıltı bir ayrılık. Bu ayrılık sadece medya sitelerinin dikkatini çekebilecek küçük bir ayrıntıdır.

Aktaş'ın kanalı birinci kanal yaptığı yolunda değerlendirmeler var.

TEKDAĞ: Bu soruya "tebessüm ederek yanıt verdi" diye yazabilirsiniz...

Kenan Bey, iyi de 9 ayda bu kanalı kim birinci kanal haline getirdi?

TEKDAĞ: İstersen başarımızın sırlarını anlatmaya devam edeyim. Kimi internet sitesinin mantığı ve PR çalışmalarını bir kenara bırakırsanız ikinci önemli başarı faktürümüz şudur: Biz özgür, bağımsız, çoğulcu ve demokratik bir yayın perspektifine sahip ve yayınlanmaya değer her habere, aktarılmaya değer her görüşe platform oluşturacak cesarette bir yayın politikası ve kararlılığı sergileyen bir yapıyız.

BAŞARININ TEK MİMARI CİNER'DİR
İki faktörün de tek sahibi ve başarının tek mimarı Ciner Grubu'nun sahibi Turgay Ciner'dir. Onun sağladığı teknik imkanlar ve ortaya koyduğu cesaretli vizyon soz konusu olmasaydı, HT'nin başarı öyküsünden bahsetmek mümkün olmazdı. Bunun dışında Habertürk'ün marka değerinin artmasını sağlayan marka isimlerin televizyonda program yapmış olmaları da kanalın profilini yükselten faktörlerden. Fatih Altaylı'nın "Teke Tek", yine Fatih Altaylı ile Murat Bardakçı'nın "Teke Tek Özel", Murat Bardakçı'nın "Tarihin Arka Odası", Balçicek Pamir'in "Söz Sende" programları gibi programlar kanalın profilinin en yüksek seviyelere çıkarılmasını sağlamıştır. Kendilerini tebrik ediyorum. Aramıza yeni katılan Yiğit Bulut da büyük katkı sağlamaktadır. Keza Muharrem Sarıkaya'nın programı da aynı derecede önemlidir.

Üçüncü faktör; kanalın 24 saat, günün her anında, önemli her olay olduğunda refleksleri yansıtan, canlı yayına geçilmesini sağlayan görünmez kahramanları vardır. Bunların isimlerini medya siteleri bilmiyor ama bir kaçını söyleyelim. Türkiye'nin kendi alanında bir numaralı ismi Ciner Teknik Grup Müdürü Semih Kaya... Bölge İletişim Müdürümüz Mahmut Kurşun... Ve 24 saat göreve hazır bir görev adamı olan, yönetimin bağımsız, özgür ve çoğulcu yayın talimatını medya grup başkanı olarak benim verdiğim perspektif doğrultusunda büyük bir dikkat ve başarıyla hayata geçiren yayın koordinatörümüz Ali Çağatay. Ramazan Kurnaz yönetimindeki Ajans Habertürk'ün geniş haber kadrosunu mutlaka hatırlatmalıyım. Habertürk'ün sahibi Turgay Ciner dışında başarı öykümüzde bu arkadaşyların katkısı çok yüksektir. Tekrar hepsine teşekkür ederim.

Kenan Bey, son değişiklikler kanalın haber anlayışında bir değişiklik olmayacağını gösteriyor. Doğru mu?

TEKDAĞ: Türkiye politik açıdan çok ciddi bir kutuplaşma yaşıyor. Kutuplaşmanın tarafları birbirleriyle yarışan rakipler olarak değil, savaşan dost ve düşman eksenindeler. Medya da bu savaşın araçlarından, en önemli vasıtalarından birisi haline gelmiş durumda. Adeta medya operasyon medyası ve karşı operasyon medyası şeklinde ikiye ayrılmış durumda. HT Yayın Grubu bu kutuplaşmada yer almadı. Kendi bağımsız, özerk ve çoğulcu karakterini koruyor. Bunu yayınlanacak değerde her haberi, aktarılacak değerde her görüşü özgürlükçü aktararak, demokrat tavrını gösterebilen bir yayın çizgisine sahibiz. Bu çizgi yönetimin dünya görüşüdür ve başarımızın gerçek sırrıdır. Ancak bunu gerçekleştirmek bir tercih değildir. Bunu gerekleştirmek cesaret  gerektirir. Bu nedenle kişilerden bağımsız olarak Habertürk çizgisi daha genişleyecek şekilde geliştirilecektir.

Ayrılanları durdurmaya çalışmadınız mı?

TEKDAĞ: Ayrılmasını istemediğim iki kişi oldu. İkisi de Türkiye'de halkın anchor olmadığı düşüncesini yıkan, Türk televizyonlarının bana göre en iyi anchorları Didem Yılmaz Aslan ve Özge Özsağman arkadaşlarımızdı. İkisi de kaldılar. Aralarına Özlem Gürses katıldı. Türkiye'nin en başarılı kadrosunu oluşturdular. Bu ayrılık Habertürk'ün ikinci ve daha güçlü atılımını sağlayacak yeni bir dönem başlattı. Yeni bir imkan sağladığı için çok mutluyum. HT'te oluşturulan yayın kurulu, editör ve Ajans Habertürk'ün daha etkin kullanımıyla Habertürk rakipleriyle arayı daha da açacaktır.