MedyaFaresi MedyaFaresi

Jude Law üç gün boyunca yüzümü yaladı! Norah Jones içini döktü!

İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan ünlü şarkıcı Norah Jones Jude Law ile rol aldığı filmde yaşadıklarından, teknoloji bağımlılığına birçok şey anlattı.

Eklenme: 15 Kasım 2009 18:57 - Güncelleme: 01 Nisan 2016 10:06

22 yaşında Come Away With Me albümü ile çıkış yapan Norah Jones, bir gecede beş Grammy ödülü almıştı. Altı yıl içinde 36 milyon albüm satan Jones aynı zamanda ünlü Hintli sitar sanatçısı Ravi Shankar'ın kızı ama onu Teksas'ta annesi Sue Jones büyüttü.

Jones, Daily Mail gazetesine verdiği röportajda müzik ve film kariyerinden, iPhone bağımlılığına kadar birçok konuya değindi.

Jones, Jude Law ile birlikte rol aldığı "Benim Aşk Pastam" filmi ile ilgili "Üç gün boyunca Jude Law'un yüzümü yalaması sürreal bir tecrübeydi" yorumunu yaptı. Norah bu tecrübeyi şöyle anlattı: "Film için bir sahne çekiyorduk. Benim karakterim masanın üstünde uyuyakalıyordu ve Jude'un gelip ağzımın kenarındaki kremadan beni öpmesi gerekiyordu. Bu sahneyi o kadar çok çektik ki sanırım beni 90 kere öptü. Bir günü geçirmenin daha kötü yolları da var."

Ünlü bir gitaristin kızı olarak anılmak istemediğini söyleyen Jones, "Ben de babamla konuşmadım. Bu da iyi anlaşamadığımız dedikodularına yol açtı ama bu doğru değil. Aramızda hiçbir sorun yok. Onun müzikal DNA'sını almışım" dedi.

BİR YILDIR KİTAP OKUMAMIŞTIM

Ünlü şarkıcı teknolojiye olan bağımlılığı konusunda da oldukça dürüst davranıyor: "iPhone'uma o kadar bağımlı oldum ki okumayı bırakmıştım. Video oyunları oynamaya kendimi o kadar kaptırdım ki bir yıldır kitap okumadım. Şimdi kendime sınır koydum."

"Alışveriş yapmayı sevmiyorum" diyen Jones, "Kıyafetlerim rahat olsun isterim. Açıkçası moda ile ilgilenmiyorum ama bana vintage bir gitar gösterirseniz işler değişir" diye konuştu.

Bir gecede beş Grammy ödülü alan şarkıcı meğer o gece sadece yemek yemeyi düşünmüş. Jones o geceyi de şöyle anlattı: "Dört saatlik tören boyunca hiçbir şey ikram edilmedi. Hemen arkasından da bir buçuk saatlik röportajlar vardı. Sonra bir snack bar vardı ama herkes benimle konuşmaya çalışıyordu. Kaçabildiğimde saat sabahın beşiydi ve kendime hemen bir cheeseburger almıştım."