MedyaFaresi MedyaFaresi

İşte Yılmaz Özdil'in sansürlenen yazısı!!! Medya Faresi başladı, Mustafa Mutlu tamamladı!

Medya Faresi, 3 Kasım Cuma günkü Sabah Gazetesi'nde apar topar sayfadan çıkarılan Yılmaz Özdil'in yazısını gündeme getirmişti. Sansürcüler, Türkiye baskısından çıkarsa da, o yazı Kıbrıs baskısında yer almıştı. İşte o yazıyı Vatan yazarı Mustafa Mutlu buld

Eklenme: 08 Kasım 2006 13:42 - Güncelleme: 13 Mart 2016 05:04

MUSTAFA MUTLU/ VATAN

İşte sansür!

Bu sütunlarda sık sık iğneyi kendimize, yani gazetelere batırdığımı bilirsiniz... En çok da; herkesin "etik" sattığı günümüz medyasında, bunu sadece bir "pazarlama yöntemi" olarak görenlerin yarattığı kirliliğe tahammül edemem.

Biliyorsunuz; Başbakan geçen hafta hükümetin Yimpaş skandalıyla ilişkilendirilmesine büyük tepki gösterdi. Sabah yönetimi de bu uyarıyı üstüne alındı ve Yimpaş haberlerini es geçmeye başladı. Çünkü Fatih Altaylı ve ekibi, patronlarının gazetecilik dışı ticari işleri nedeniyle hükümetle ilişkilerin iyi olmasına büyük özen gösteriyordu.

Ama Sabah Gazetesi'nin üçüncü sayfa yazarı Yılmaz Özdil bu "çizgi"nin dışına taştı. Sabah'ın 3 Kasım 2006 tarihli sayısında yayınlanmak üzere yazdığı "İşte Çözüm" başlıklı yazıda, "Türk vatandaşlarını camide dolandırdığı iddiasıyla 185 ülkede aranan İslami holdingçi arkadaş, bir cenazede bizim bakanlarla saf tutuyor" diye isyan etti.

Ardından da sözü Ergun Babahan'la birlikte atv'de yaptıkları Son Baskı isimli programa getirdi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yla İstanbul Valisi'nin katıldığı son bölümü anlatırken şunları yazdı:

"Başkan dedi ki, 'Biz felaketler için elimizden geleni yapıyoruz, bu felaketlerin tek sorumlusu var: Bilinçsiz vatandaş. 'Bir ara ümitlendim. Belediye Başkanı, 'Seçim geldiği zaman, oylarını bir kilo pirince, beş kilo kömüre satan insanlardan başka ne beklenebilir ki'diyecek sandım. Demedi."


Sabah okurlarının yüzde 90'ından fazlası bu yazıyı okuyamadı.

Neden mi?

Çünkü Kıbrıs ve Almanya baskısında yer alan bu makale, Türkiye baskısından apar topar çıkarıldı.

Ne de olsa hükümete eleştiri vardı, Allah korusun ya fark etmeselerdi de başları belaya mı girseydi?

Koca Sabah'ı, bir yazarının bu kadarcık masum eleştirilerini bile yayınlayamaz hale getiren sansürcü beyler:

Hangi doğruluktan söz ediyorsunuz, hangi etikten dem vuruyorsunuz?

Haydi bakalım; internetteki tetikçilerinize talimat verin de bu ayıbınızı da temizlesinler!