MedyaFaresi MedyaFaresi

HDP’li Paylan: İnsanlar intihar ediyorlar! AKP’li Aydemir: Yok böyle bir şey!

Son dönemde ekonomik zorluklar nedeniyle yaşanan sorunlar Meclis’e taşındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü grup konuşmasında bir vatandaş 'çocuklarım aç, bana yardım edin' diye bağırdı.

Eklenme: 13 Şubat 2020 14:06 - Güncelleme: 13 Şubat 2020 14:20

Meclis’te ilginç diyalog: HDP’li Garo Paylan: “Kaynaklar bir yere gidiyor, insanlar intihar ediyorlar”,  AKP’li İbrahim Aydemir: Yok böyle bir şey! İşiniz gücünüz propaganda yapmak burada ya! Böyle şey olmaz ya!

Son dönemde ekonomik zorluklar nedeniyle yaşanan sorunlar Meclis’e taşındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü grup konuşmasında bir vatandaş 'çocuklarım aç, bana yardım edin' diye bağırdı.   Bankacılık Kanuna ilişkin düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “Milletin gündemi farklı yani intihar eden vatandaşımız var” dedi ve Meclis’in sosyal meseleleri, yoksulluk meselelerini öncelemesi gerektiğine dikkat çekti.

Hülya Karabağlı - Medyafaresi.com Özel Haber

HDP Diyarbakır Milletvekili, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Garo Paylan, AKP’li milletvekillerinin imzasını taşıyan Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde, “Milletin gündemi farklı yani intihar eden vatandaşımız var” dedi. Meclis’in sosyal meseleleri, yoksulluk meselelerini öncelemesi gerektiğine dikkat çeken Paylan’la AKP’li Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir arasında teklifin ikinci günü görüşmelerinde çarpıcı bir diyalog yaşandı.  AKP’li Aydemir’in “Teknik mevzuları görüşüyoruz, insanlara yönelmeniz ayıptır” sözlerine Paylan, “Teknik değil, insanlar intihar ediyor” karşılığını verince AKP’li Aydemir'den ”Yok böyle bir şey! İşiniz gücünüz propaganda yapmak burada ya! Böyle şey olmaz ya” yorumu geldi.

 GARO PAYLAN (Diyarbakır) – Değerli arkadaşlar, geçen hafta Elâzığ’da, sonra Van’da, İstanbul’da uçak faciasında ve İdlib’de vatandaşlarımızı kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Olağanüstü günlerden geçiyoruz Sayın Başkan ve bu olağanüstü günlerde de milletin Meclisinin öncelikleri olması gerektiğini düşünüyoruz.

Yani, bir deprem ülkesinde yaşıyoruz, deprem oluyor, deprem anında olağanüstü bir hâle geçiyoruz ama bununla ilgili alınacak tedbirler konusunda milletimizin Meclisi duyarsız. Yani, bunlarla ilgili olan yasaları önceleyeceğine, bununla ilgili alınacak tedbirleri önceleyeceğine , maalesef, bugünkü torba yasada gördüğümüz gibi, belki öncelik sıralamasında çok daha rahat dönemde yapılabilecek düzenlemeler öncelik hâline gelebiliyor. Bu açıdan Başkanlık Divanınızı eleştiriyorum. Meclis Başkanlığında bekleyen çok sayıda yasa teklifi var. Bunları öncelemeyip bir anda Hükûmetin aklına gelen, öncelik olarak gördüğü yasaları getirmeniz, bunu gündeme getirmeniz konusunda Başkanlık Divanını eleştiriyorum. Öncelikle bu eleştirimi söylemiş olayım.

Sayın Başkan, ikinci olarak, ben beş yıla yakın süredir Plan ve Bütçe Komisyonu üyesiyim. Klasik eleştirimizi kayda geçirelim, yasa yapma şekli maalesef aynı tas, aynı hamam diyeceğim. Başkanımız değişti ama yasa yapma şeklimiz değişmedi. Yine, Hükûmetin öncelikleri doğrultusunda, Hükûmetten gelen, saraydan gelen fermanlara milletin Meclisinin mühür basmasını bekleyen şekilde bir öncelemeler ve bunların gündeme gelmesi şeklinde gündemimiz oluşuyor. Bu konuda da sizi eleştiriyorum Sayın Başkan.

Milletin gündemi farklı yani intihar eden vatandaşımız var. Geçen cuma günü Hatay’da bir vatandaşımız intihar etti, “Çocuklarım aç.” diyerek intihar etti. Yani sosyal meseleleri, yoksulluk meselelerini öncelememiz gerektiğini düşünüyorum, intihar eden vatandaşlarımızla ilgili konuları öncelememiz gerektiğini düşünüyorum. Bu sosyal politikalar konusu nda neler yapabileceğimizi öne almamız gerektiğini düşünüyorum ama maalesef, işte, bankaların dertleri varmış, sermayenin dertleri varmış ama vatandaşın, milletin Meclisinin milletin, özellikle de yoksulların gündemini öncelemesi gerekir diye düşünüyoruz. Bu konuda da sizi eleştiriyorum Sayın Başkan.

CEMAL ÖZTÜRK (Giresun) – Bunun usulle ilgisi yok Sayın Başkanım.

Bu, usulle ilgili değil.

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN – Öncelikler konusu, yine, Sayın Paylan tarafından dile getirildi. Değerli arkadaşlar, Plan ve Bütçe Komisyonu olarak benim veya bizlerin Meclis Genel Kurulunun gündemini belirleme gibi bir sorumluluğumuz yok, yetkimiz de yok. Dolayısıyla Genel Kurulun gündemi neticede orada grup başkan vekilleri, Meclis Başkanımız bir araya geliyorlar, konuşuyorlar, tartışıyorlar ve Genel Kurulun gündemini belirliyorlar. Ama bizim Komisyonumuza gelmiş olan bir teklifi de “Efendim, bunun önceliği yok, bunu gündeme almayalım.” gibi bir yaklaşım içerisinde olmam düşünülemez .

Dolayısıyla burada bu bahsetmiş olduğunuz öncelik, tabii ki Genel Kurulun, Meclisteki grup başkan vekillerinin bir araya gelip karar vermesi gereken bir husus. Komisyonumuzca dikkate…

---

 GARO PAYLAN (Diyarbakır) – Yok, var efendim. Öncelikler anlamında söylüyorum, önceliklerimizi söylüyorum. Önceliklerimizi yani öncelememiz gereken şeyleri söylüyorum. Bu, usuldür tam da, onu söyleyeyim.

İkincisi, arkadaşlar cuma günü bir vatandaşımız “Çocuklarım aç.” diyerek Hatay Valiliği önünde kendini yaktı. Bu kaçıncı intihar? Maalesef intiharlar ülkesi olduk. Vatandaşlarımız ciddi bir buhran içinde; doğal gaz faturalarını ödeyemiyor; elektrik faturalarını ödeyemiyor, çocuklarına yeterli gıda sağlayamıyor vatandaşlarımız. Bu durumda milletin Meclisi, milletin vekilleri tekrar bu konuda ivedi tedbir alırlar. Yani ateş evlere, mutfaklara düşmüş durumda; bu yangını söndürmek üzerine tedbir alırlar ve sermayenin çıkarlarından ziyade sosyal politikalarla vatandaşımızı rahatlatacak tedbirler alırlar, intihar eyleminde olan, intihar eşiğinde olan, aç olan, açıkta olan, evine haciz gelen vatandaşlarımızla ilgili tedbirler alırlar.

---

 Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu 12 Şubat toplantısında yaşanan tartışmadan bir bölüm  

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) – Teknik mevzuları görüşüyoruz, insanlara yönelmeniz ayıptır.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) – Teknik değil, insanlar intihar ediyor.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) – Ne intiharıymış? Kim intihar etmiş? Neden intihar etmiş?

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN – Sayın Aydemir…

GARO PAYLAN (Diyarbakır) – Kaynaklar bir yere gidiyor, insanlar intihar ediyorlar.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) – Yok böyle bir şey! İşiniz gücünüz propaganda yapmak burada ya! Böyle şey olmaz ya!

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN – Sayın Paylan...

GARO PAYLAN (Diyarbakır) – İnsanların intiharı teknik değil. Biz tercihlerde bulunuyoruz.

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN – Sayın Paylan, lütfen… Sayın Aydemir…

---

Meclis Genel Kurulu’nda dün akşamki görüşmelere “saray” ve “açlık” tartışması damgasını vurdu. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Yayını keserek ‘Açım’ diye bağıran vatandaşların ve ülkemizin içinde bulunduğu yoksulluğun üstünü örtemezsiniz” dedi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Grubu’nda bir vatandaşın “açım” diye bağırdığını belirterek şöyle dedi:

“Bugün kendi Meclis grubunuzda bir vatandaş çıktı ‘Ben açım, çocuklarım aç, işsizim’ diye bağırdı, hemen yayını kestiniz. Yayını keserek ‘Açım’ diye bağıran vatandaşların ve ülkemizin içinde bulunduğu yoksulluğun üstünü örtemezsiniz. İşte bu milletin Ahlat Sarayı’na değil, bu milleti açlıktan ve yoksulluktan intiharın eşiğine getiren ve çocuklarına ekmek parası veremediği için kendini yakmaya ve bu şekilde hayatına son vermeye çalışan vatandaşlarımızın derdine derman olmaya ihtiyacımız var.

Eğer bir ülkede bugün ‘Ben açım’ diye bağıran bir yurttaşımız kendini yakıyorsa, bugün sarayın yönetimindeki iktidar partisinin Meclis grubunda bir vatandaş ‘Çocuklarım aç, işsizim’  diye bağırıyorsa burada bir sarayın yapılıp yapılmayacağını tartışmayı, konuşmayı ben içime sindiremiyorum.

“UTANMIYOR MUSUNUZ?”

‘Açım’ diye bağıran yurttaşların olduğu bir ülkede bir saray inşaatına onay vermekten, bir saray inadına ‘Tamam’ demekten sizler utanmıyor musunuz?”

“İNSANLAR EKMEK İSTİYOR, YEMEK İSTİYOR”

Ardından tutanaklara şu konuşma yansıdı:

CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MAHMUT TANAL (İstanbul) – Aç olan insandan daha önemli ne olabilir Sayın Başkan!

BAŞKAN – Sayın Tanal, buyurun sizi dinleyeyim ben.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – İnsanlar ekmek istiyor, yemek istiyor; bundan daha önemli ne olabilir!

BAŞKAN – Sayın Tanal, grubunuzun bir sürü önergesi var, birinde de sözü size versinler, kürsüden konuşun.

AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ CAHİT ÖZKAN (Denizli) – Efendim, onun için, sataşmalardan dolayı İstanbul Milletvekilimiz Sayın Mustafa Demir’e söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Demir, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA DEMİR (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; deminden beri bu 20’nci maddeyi dönüp dolaştırıp saray bağlamına getiriyoruz. Tüm muhalefet sözcüleri bunu konuşuyor. Şimdi ama tüm bu konuşmacıların özellikle bilgisi…

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Cumhurbaşkanının kendisi “Saray” diyor, biz demiyoruz ki.

BAŞKAN – Arkadaşlar, itiraz ederek bir yere varamazsınız.

--

CHP’li  Ağbaba: Bu fıtrat hep fakir fukarayı mı vuracak?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da Genel Kurul konuşmasında, “Uçan var, kaçak var, yazlığı var, kışlığı var. Ahlat’a da saray yapın ihtiyaç var. Saraylar yapacağınıza bu ülkedeki ucuz ölümleri engelleyin. İstanbul’da 11 işçi çadırda yanarak ölür. TOKİ dere yatağına ev yapar,10 kişi selde ölür. 8 kadın işçi İstanbul'un göbeğinde minibüsün içerisinde boğularak ölür. Duble yolları AKP, bu ölümleri kader-fıtrat yapar. Bu fıtrat hep fakir fukarayı mı vuracak? Hükümet bostan korkuluğu değil, bu ölümlerin sorumlusu AKP’dir” dedi.

--

"Saray ve çevresi keyif sürerken yurttaşlarımız canına kıyıyor"

TBMM Genel Kurulu'nda ekonomik krizin yarattığı sorunlara değinen Ayhan Barut, AKP iktidarının bir türlü çözüm için adım atmadığını söyledi. Türkiye'nin uzun süredir ekonomik ve siyasi krizle boğuştuğunu, esnafından çiftçisine herkesi mağdur eden krizin ülkeyi kaosa sürüklediğini belirten Barut, "Krizin nedeni üretimden uzaklaşan, ülkenin neyi var neyi yoksa satıp yok eden, ülkemizi her alanda ithalat cennetine çeviren iş bilmezlerin yanlış politikalarıdır. Görülüyor ki 'Her şeyi ben bilirim' edasıyla yanlışta ısrar eden kibirli iktidar temsilcileri, çözüm için adım atmamakta kararlılar" diye konuştu.

"YURTTAŞIN BORCU 583 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE"

Ekonomik krizin ocakları söndürüp yüreklere ateş düşürdüğünü, herkesin vicdanını sızlatan olayların yaşandığını bildiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:

"Son dönemde evine ekmek götüremediği için kendini yakan, elektrik faturalarını ödeyemedikleri için siyanürle yaşamına son veren yurttaşlarımızın acısına şahit olduk. Bunun sebebi neydi? Tek neden çaresizlikti. İşsiz kalan, evini geçindiremeyen, borcunu ödeyemeyen, yaşadıkları ekonomik ve sosyal sorunlardan kaynaklı nefes alamayan insanlarımızın çareyi yaşamına son vermekte görmesi yüreklerimizi dağlıyor. TÜİK'in bile resmi işsiz sayısı 4.5 milyona ulaştı. Yurttaşların kredi ve kredi kartı borcu geçen sene itibariyle 583 milyar liranın üzerinde. Akaryakıttan elektriğe ne varsa zamlandı, iğneden ipliğe her şey ateş pahası artık. Tek adam ve Saray çevresi gününü gün ederken yurttaşlarımız canına kıyıyor. Buna çözüm üretmek için adım atılmalı, kanayan bu yaraya acil tedavi bulunmalı."

---

 TİP Genel Başkanı Baş:  

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, iktidarın ekonomi politikasını eleştirdi. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, geçtiğimiz günlerde Hatay valiliği önünde bir vatandaşın, ekonomik koşulları gerekçe göstererek kendisini ateşe verdiğini ve ardından hayatını kaybettiğini söyledi.

Erkan Baş, "İnsanlar Türkiye'deki işsizlik nedeniyle bu doğru olmayan yolu seçiyor. Umudu kalmayan insanlarımız hayatlarına son veriyor. En azından bundan sonra benzer cinayetlerin yaşanmaması için bu kardeşlerimizin attığı bu çığlığı duymak, insanların en azından nefes alabilecekleri koşulların yaratılması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Hülya Karabağlı - Medyafaresi.com Özel Haber