MedyaFaresi MedyaFaresi

HDP’li Oluç: Anayasa'da revizyonun ötesinde köklü bir değişikliğe ihtiyaç var

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Anayasa’da revizyonun ötesinde bir köklü değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyledi.

Eklenme: 01 Temmuz 2019 15:06 - Güncelleme: 01 Temmuz 2019 15:18

Türkiye’nin  KHK’ler ile yönetilen bir parti devleti haline geldiğini ifade eden Oluç,”Son 1 yıldır çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine ve kanunlara baktığımızda tablo şu: 39 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 34 kanun çıkarılmıştır. Maddeler açısından baktığımızda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde 1900 civarında madde, kanunlarda ise 600 civarında madde vardır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin alanının çok gelişmesine rağmen Meclis’te bu kararnameleri denetleme ve izleme mekanizması omadığını belirten Oluç’un basın toplantısındaki değerlendirmeleri şöyle.

Muhalefet partileri, "yeni anayasa bir ihtiyaçtır" dedi. Biz de yeni anayasa konusundaki tutumumuzu seçimlerden çok önce dile getirdik, "Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır" dedik. 24 Haziran’dan itibaren de yeni anayasa girişimlerinin adım adım geliştirilmesi gerektiğini söyledik. 

Bunun iki temel nedeni var. Birincisi, Türkiye’de şu anda var olan Anayasa, 1980 askeri darbesinden kalma bir anayasadır. Demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir anayasaya toplumun ihtiyacı var. Bu kadar eklektik ve yamalı bir bohçaya dönüşmüş Anayasa’nın değişmesi gerekmektedir. Bir nedeni bu.

Bir de güncel nedeni var bu tartışmanın. Biliyorsunuz 24 Haziran 2018’den bu yana Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında çeşitli uygulamalar yapıldı. Şimdi bunun üzerine tartışmalar başladı. Hatta AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan da, "bir revizyon ihtiyacı varsa yapılır" dedi. Böyle bir mesele revizyona sıkıştırılamaz. Hemen söyleyelim, revizyonun ötesinde bir köklü değişikliğe ihtiyaç vardır.

Türkiye KHK’ler ile yönetilen bir parti devleti haline gelmiştir

Son 1 yıldır çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine ve kanunlara baktığımızda tablo şu: 39 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 34 kanun çıkarılmıştır. Maddeler açısından baktığımızda, CB Kararnamelerinde 1900 civarında madde, kanunlarda ise 600 civarında madde vardır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin alanı çok gelişmiştir ve Meclis’te ise bu kararnameleri denetleme ve izleme mekanizması yoktur. Yani denge denetleme mekanizması yoktur.  Kuvvetler ayrılığı kalmamıştır. Bunun sonucunda Türkiye adeta CB Kararnameleri ile yönetilen bir parti devleti haline gelmiştir.

Milletvekilleri etkisiz kalsın diye kuruldu bu sistem

Basında okuyoruz, AKP’den bazı milletvekilleri ve yöneticiler bazı eleştiriler dile getiriyorlar, var olan sistemde Cumhurbaşkanı’na, bakanlara ulaşamadıklarını, her şeyin önlerine hazır geldiğini söylüyorlar.

Ulaşamazsınız, çünkü kurulmak istenen sistem buydu ve biz bu sisteme yönelik eleştirilerimizi anlatmıştık, sunmuştuk. "Kuvvetler ayrılığının işletilmediği, denge denetlemenin olmadığı demokrasi olmaz" demiştik. Onun için ulaşamıyorsunuz.

Gücün merkezileşmesi, tek kişide toplanması amacı vardı. Mutlak iktidar, anglosaksonların deyimiyle “absolute power” amacı vardı. Bu istendiği için bu sistem kuruldu. Zaten siz ulaşamayın, zaten siz etkisiz kalın, yürütme yasamanın üzerinde olsun diye bu sistem kuruldu. Dolayısıyla kararnamelerle yönetilen bir parti devletini kabul ettiğiniz andan itibaren zaten ulaşamayacaktınız. Ancak uyum gösterebilirsiniz artık. Mesele de bu zaten.

Bu nedenle de yapısal bir ihtiyaç haline geldi yeni bir anayasa tartışması. Bu tartışmanın demokratik ve  özgürlükçü, eşitlikçi bir anlayışla yapılması ihtiyaç haline gelmiştir. 

Sistemde yapısal değişikliklere ihtiyaç var

Bakın torba yasalarda da aynı sorun var. Saray bürokrasisinin hazırladığı torba yasalar AKP Grubu’na gelmektedir ve herhangi bir değişiklik yapılmadan Saray’dan gelen taslaklar Meclis’e getirilmektedir. Oy çoğunluğu ile, demokratik bir müzakere yapılamadan bu teklifler virgülüne dokunmadan yasalaşmaktadır. Orada da denge denetleme mekanizması işlememektedir. Bu sistemi siz de düşünmeye, tartışmaya başladıysanız, söyleyelim ki, bunun çözümü yapısal değişikliklerdir. Bu tartışmaları toplumun en geniş kesimleri ile yapmak acil ihtiyaçtır.

Türkiye Gündemi (Ankara)