HDP’li Güven: Urfa Valisi Ceylanpınar’da 2 polisin ölümü siyasi değil dedi!

22 Temmuz 2015’te Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinde polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Uçar’ın evlerinde öldürülmesi çözüm sürecinin sona ermesine neden olan olaylar arasında sayılıyor.

Eklenme: 31 Ağustos 2019 19:37 - Güncelleme: 31 Ağustos 2019 18:44

Mezopotamya Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan HDP milletvekili Leyla Güven, 2 polisin öldürülmesinin ardından gözaltına alınanların işkenceye uğradığı iddiaları üzerine dönemin Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük’ü aradığını söyledi.

Güven, Vali ile aralarında geçen konuşmayı şu sözlerle aktardı:

“Urfa Valisine emniyet müdürünün yaklaşımını, işkenceyi aslında kabul ettiğini, bunun da bir suç olduğunu ve kendisinin bu konuya müdahale etmesini istedim. Vali, ‘Vekil hanım olay öyle değil. İşkence varsa ben ararım o emniyet müdürüne de haddini bildiririm. Tabii ki işkence olmaz olmamalıdır, ben takip edeceğim’ dedi.

Ve Ceylanpınar olayıyla ilgili de, ‘Bir de şunu bilmenizi isterim, o polisler aslında 3 arkadaşlardı. Onlardan bir tanesinin diğer ikisiyle aralarında bir husumet yaşanmış ve oradan ayrılmış. Hepsinde ayrı ayrı o binanın anahtarı varmış. Dolayısıyla bu olay siyasi bir olay değil. Bu adli bir vakadır.

O polis öfkelendiği için 2 polisi bir gece kendi anahtarıyla kapıyı açarak öldürüp gidiyor. Biz olayın bu şekilde gerçekleştiğine dair duyum aldık. Dolayısıyla bu diğer söylenen şeyler doğru değil’ şeklinde itiraflarda bulundu.”

‘ÇÖZÜM SÜRECİNE YÖNELİK PROVOKATİF EYLEM’

Ceylanpınar olayının çözüm sürecine yönelik provokatif bir eylem olduğunu dile getiren Güven, “Ne zaman barışa dair güçlü bir irade gelişse, hemen anında savaşın devam etmesini isteyen ve savaştan beslenen güçler, çeşitli provokatif eylemlerle bu süreci durdurmaya çalışırlar.

Aslında Ceylanpınar olayı da aynı böyle bir süreçti. Tam insanlarda umut gelişmişken, Sayın Öcalan 2013 Newrozu’nda çok güçlü bir irade ile ortaya bir barış projesi sunmuşken, olayın yaşanmış olması, Türkiye tarihinde Özal’dan bu yana birçok gelişmenin farklı şekillerde üzerinde durmamızı gerektiren bir durum ortaya koyuyor” diye konuştu.