MedyaFaresi MedyaFaresi

Güney Kore'de hızla yayılan bir sorun: Gizli kamera pornosu

Güney Kore'deki gizli kameraları ilk duyuşumu hatırlıyorum.Seul'e varışımdan kısa süre önce, Han Nehri kıyısında arkadaşımla bisiklet gezisi yaparken bir umumi tuvalete girecektim.

Eklenme: 03 Ağustos 2018 16:21 - Güncelleme: 03 Ağustos 2018 16:44

Arkadaşım "Kamera var mı kontrol et!" diye bağırdı. Döndüm ve gülümsedim. Fakat şaka yapmıyordu.

Çok sayıda kadın, Güney Kore'de bir umumi tuvalete girdiklerinde ilk yaptıkları şeyin, kamera ya da bir gözetleme deliği olup olmadığını kontrol etmek olduğunu söylediler. Ne olur ne olmaz diye.

Çünkü ülke gizli kamera salgınının etkisi altındaydı.

Gizli kameralar kadınların -ve bazen erkeklerin- tuvalette, hatta mağazaların, spor salonlarının ve havuzların soyunma kabinlerinde soyunurken görüntülerini çekiyor. Daha sonra bu videolar porno sitelerine konuluyor.

Seul'deki aktivistler, bunun önüne geçilmesi için daha çok şey yapılmazsa farklı ülkelere yayılacağı ve durdurmanın zorlaşacağı uyarısında bulunuyor.

Her yıl polise 6 binden fazla casus kamera pornosu şikayeti yapılıyor ve kurbanların yüzde 80'inden fazlası kadınlar.

Yüzlercesinin de başlarına geleni ihbar etmediklerinden kaygı duyuluyor. Bazılarının görüntüleriyse, dost sandıkları erkekler tarafından çekiliyor.

BBC'nin konuştuğu Kim adını verdiğimiz bir kadın, bir restoran masasının altında görüntülerinin çekildiğini söylüyor.

Bir tanıdığı eteğinin altından görüntülerini çekmiş. Ne yaptığını fark edince telefonunu elinden almış ve telefonda başka görüntülerini ve erkeklerin bu görüntüler üzerinde yaptığı yorumları görmüş.

Kim "Sohbet odasını ilk gördüğümde öylesine şoke oldum ki, beynim durdu ve ağlamaya başladım" diyor. Polise gitmiş, ancak olayı ihbar etmek kendini daha da kötü hissetirmiş.

"Diğerleri ne der diye düşündüm. Polis memuru çok açık giydiğimi düşünür mü? Ucuz olduğumu düşünür mü?

"Karakolda yalnız hissettim. Sanki bütün erkekler bana bir parça etmişim, cinsel objeymişim gibi bakıyor diye düşündüm. Korktum"

"Kimseye söyleyemedim. Suçlanmaktan korkuyordum. Ailemden, arkadaşlarımdan ve etrafımdaki bana bu erkeklerin baktığı gibi bakacak gibi bakacak insanlardan korktum."

Kim'in görüntülerini çeken erkek hiçbir ceza almadı.

Sadece Kore'nin sorunu değil

Güney Kore dünyanın teknolojik açıdan en gelişmiş ve dijital anlamda ileri ülkelerinden biri.

Akıllı telefon sahibi olmada dünya birincisi. Yetişkin nüfusun neredeyse yüzde 90'ının akıllı telefonu var ve yüzde 93'ünün internet erişimi bulunuyor.

Ancak işte tam da bu ilerleme, bu suçun tespitini ve suçluların yakalanmasını çok zorlaştırıyor.

Park Soo-yeon 2015'te Ha Yena lakabıyla "Dijital Seks Suçlarına Hayır" grubunu kurdu. Grup, görüntülerin yayımlandığı porno sitelerin en çok bilinenlerinden Soranet'in kapatılması için yürütülen kampanya kapsamında kuruldu.

Soranet'in bir milyondan fazla kullanıcısı vardı ve sitede kadınların rızası ya da bilgisi olmadan çekilip, paylaşılan binlerce video bulunuyordu. Sitedeki casus kamera görüntülerinin bir çoğu gizlice tuvaletlerde ya da mağazalardaki soyunma kabinlerinde çekilmiş, ya da eski sevgililer ve eşler tarafından intikam için siteye yüklenmişti.

Sitede görüntüleri olan kadınların bazıları intihar etti.

Park "Bu videoları kaldırmak mümkün ama asıl sorun başka yerlerde tekrar tekrar yeniden ortaya çıkmaları. Videoların paylaşılması büyük bir zorluk. Siteler, videoların yasadışı şekilde çekildiğini bilmediklerini söylüyor. Gerçekten mi? Bunu nasıl bilmezler?" diyor. Videoların paylaşanların hedef alınması gerektiğini ve bunun için uluslararası bir çaba harcanması gerektiğini söylüyor;

"Dijital seks suçları sadece Kore'de sorun değil. İsveç ve ABD'de de benzer vakalar oldu. Ancak Güney Kore teknolojik açıdan çok ileri. Dünyanın en hızlı ve en erişilebilir internetine sahip. Bu da kadınlara karşı internet üzerinden işlenen suçların önce burada bir sorun haline gelmesine yol açtı. Diğer ülkelerde de büyük bir sorun olması uzun sürmeyecek. Dolayısıyla, bu sorunu çözmek için uluslararası işbirliği yapmalıyız."

Güney Kore Polisi'nin iki temel sorunu var; suçlularıı yakalamak ve yargılamak.

Özel ekipler Seul'deki kamuya açık alanlarda casus kameralar arıyor. Ama şimdiye dek bir tane bile bulamadılar.

Komiser Park Gwang-Mi kentin Yongsan bölgesindeki 1500'den fazla umumi tuvalette iki yıldan uzun süredir casus kamera arıyor.

Bir aramaya BBC de katıldı. Komiser Park, kameraların konmuş olabileceği duvarlardaki delikleri aradıklarını belirtti.

"Bu suçluları yakalamanın ne kadar zor olduğunu öğreniyorum. Kameraları kuruyorlar ve 15 dakika içinde kaldırabiliyorlar."

Bazı gözaltılar da yapıldı. Geçen yıl ihbar edilen 6.4645 vakada 5.437 kişi gözaltına alındı. Ancak bunların sadece 119'u, yani sadece yüzde 2'si hapse girdi.

'Yöntemleri gelişiyor'

Çok sayıda Güney Koreli kadın adaletin yerini bulmadığını düşünüyor. Seul'un merkezinde büyük protestolar yapıldı ve bu haftasonunda bir yenisinin yapılması bekleniyor.

Seul Polisi'nin özel cinsel suçlar araştırma ekibinin başı Park Mi-Hye yabancı internet sunucularını kullananları yakalamanın zor olduğunu söylüyor.

"Bu tür pornoların dağıtımı genelde yabancı ülkelerde cezalandırılmıyor. Yani Kore'de yasadışı olsa bile yabancı ülkelerde yasal olduğu ve yabancı sitelerde yayımlandığı için soruşturulamıyor.

"İnternet sitesini kapatsak bile, adresi birazcık değiştirip yeniden açıyorlar. Adres değiştirmelerini de izliyoruz ama yöntemleri gelişmeye devam ediyor.

"Ayrıca, bu tür suçlara verilen cezalar ağır değil. Şu anda bir yıl hapis ve yasadışı görüntüleri dağıtmaktan yaklaşık 9 bin dolar para cezası veriliyor. Cezaları arttırmanın faydalı olacağına inanıyorum.

"En önemlisi, insanların algılarında değişim olmalı. Bu tür suçları yok etmek için insanlar kurbanlar üzerindeki etkisinin farkına varmalı."

Farkındalığın geliştiği söylenebilir. Binlerce kadın tekrar "Benim hayatım senin pornon değil" diye bağırmak için bu haftasonu dördüncü kez sokaklara çıkacak.

Ağır cezaların, daha fazla sayıda soruşturmanın ve suçun tespiti için daha iyi yöntemler geliştirilmesinin bu giderek büyüyen sorunla başa çıkmakta işe yarayacağına inanıyorlar.

Bütün bunlar olana dek, hepimiz belki izleniyoruzdur diye soyunma odalarımızı kontrol etmeye devam edeceğiz.

(BBC Türkçe)