MedyaFaresi MedyaFaresi

Gerilimin kraliçesi Türkiye'ye geliyor

Tıbbi gerilim türünün kraliçesi, Rizzoli&Isles serisinin yaratıcısı ABD’li yazar Tess Gerritsen, İstanbul Kitap Fuarı’nın konukları arasında. Gerritsen, 11 Kasım’da Üsküdar Üniversitesi’nde Prof. Dr. Sevil Atasoy ile bir de söyleşiye katılacak.

Eklenme: 02 Kasım 2014 17:13 - Güncelleme: 09 Nisan 2016 07:58

Tess Gerritsen tipik bir uluslararası çoksatar yazar. Kitapları pek çok dile çevrilen, dünyanın pek çok ülkesinde çoksatar listelerinin üst sıralarında yer alan tıbbi gerilim romanlarının kraliçesi Gerritsen, 8 Kasım’da start alacak 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın konukları arasında. Gerritsen ayrıca, 11 Kasım’da Üsküdar Üniversitesi’nde Prof. Dr. Sevil Atasoy ile birlikte bir söyleşiye katılacak.

Rizzoli&Isles serisinden çıkacak yeni romanı Die Again, Martı Yayınları tarafından fuara yetiştirilecek olan Tess Gerritsen ve Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Hikâyeler için bu fikirler nasıl doğuyor?”, “Romanlara bilim ve adli tıp nasıl dahil edilebilir?” ve “Farklı konularda araştırmalarımı nasıl yapıyorum?” konularında söyleşecekler.

Romantizmin ateşinden otopsi odalarının soğuğuna
Çin asıllı Gerritsen’in ailesi, onun “gerçek” bir meslek sahibi olması konusunda katıydı. Gerritsen, önce Stanford gibi ABD’nin, hatta dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde eğitim gördü; ardından California Üniversitesi’nden tıp diploması alıp doktorluk yapmaya başladı. Otuzlarında evlenip aile kuran Gerritsen, doğum izninde insan hayatı kurtarmakta olduğu kadar insan hayatı kurgulamakta da becerikli olduğunu keşfetti.

Karalamaya başladığı ilk romanı Gece Yarısından Sonra’yı 1987 yılında yayımladı. Romantik-gerilim türünü sevmişti. Kolay yazılıyor, kazandırıyordu. Artık doktorluktan çok hayatına yazarlık kariyeri yön veriyordu. Aynı türde sekiz kitabı arka arkaya tamamladı. Araya senaryolar da sıkıştırmayı başardı. 1993 yılında CBS kanalında yayınlanan film Adrift, Gerritsen’in gerilim türünde giderek kendini daha rahat hissetmeye başladığının kanıtıydı.

Ancak Tess Gerritsen denizaşırı ününü romans kitaplarına değil, adli tıp bilgisine borçlu. Tıpkı CNBC-e kanalında da yayınlanan dedektiflik dizisi Rizzoli ve Isles’taki gibi... Seriyi bilenler bilir: Asi karakterli, ancak işine gönülden bağlı güçlü bir kadın dedektif olan Jane Rizzoli ile birlikte çalıştığı adli tıp doktoru, zeki ve titiz Maura Isles’ın (Gerritsen bu karakterin kendinden izler taşıdığını kabul ediyor) serüvenlerini anlatan popüler seri, Tess Gerritsen’in 2002 tarihli romanıÇırak’tan esinlenerek hazırlandı. Bu, Gerritsen’in ikinci Rizzoli ve Isles kitabıydı. 2001 tarihli ilk kitap Cerrah’tan bu yana Gerritsen seriye dokuz kitap sığdırdı. Serinin onuncu kitabı ise önümüzdeki günlerde okurla buluşacak olan Die Again.

Rizzoli ve Isles kitaplarının başarısının ardında Gerritsen’in kendini ilk olarak tıbbi gerilim yazarken bulduğu Hasat (1996) yatıyor. Gerritsen, onu New York Times çoksatar listesine giren, Almanya ve İngiltere’de bir numaraya yerleşmesini sağlayan, eleştirmenlerin beğenisini kazanan ve Rita Ödülü kazandıran Hasat’ı yazmaya iten dürtüyü şöyle anlatıyor: “Yıllar önce bir yemek davetinde Rusya’yı ziyaret etmiş bir emekli polisin yanına oturdum. Moskovalı meslektaşları ona sokaklardan kaçırılan yetim çocukları anlatmıştı. Suçluların organ ticareti yaptığına ve bu çocukları kaçırarak organlarını çaldığına inanıyorlardı. Hikâye beni dehşete düşürdü. Haftalarca kayıp Rus yetimleri aklımdan çıkmadı. Onlar hakkında bir kitap yazmam gerektiğini biliyordum. Bu hikâyeyi tüm medikal, adli tıp ve otopsi detaylarıyla anlatmalıydım. Nihayetinde bir doktor olarak bu bilgileri detaylı bir şekilde biliyordum. Bir otopsi odası nasıl görünür, nasıl kokar, her şeyi biliyordum.”