MedyaFaresi MedyaFaresi

Fehmi Koru: AKP'ye MHP ile Yakınlık Yaramıyor

Fehmi Koru, AKP ile MHP arasındaki ilişki hakkında çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Koru, AKP'nin bu birliktelikten büyük zarar gördüğünü belirtti.

Eklenme: 08 Haziran 2021 18:11 - Güncelleme: 08 Haziran 2021 18:19

Taha Kıvanç mahlası ile uzun süre Ankara kulislerinden önemli bilgiler veren, gazeteci Fehmi Koru, dün katıldığı bir TV programında, "AK Parti yıpranıyor, olumsuz etkileniyor. MHP ise sanki biraz daha olumsuz etkilensin, daha büyük hatalar yapsın gibi ona destekler veriyor" ifadelerini kullanmıştı. Fehmi Koru, bugün de internet sitesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 
ADVERTISING

AKP'nin bu birliktelikten büyük zarar gördüğünü belirten Koru, "Sedat Peker’i videolarla ülke siyasetini etkilemeye sevk eden saikler arasında Alaattin Çakıcı’nın MHP ısrarıyla cezaevinden vaktinden önce çıkabilmesini sayabilir miyiz?" dedi.

"MHP ile oluşturduğu ‘Cumhur İttifakı’ sayesinde iktidarını sürdürebiliyor" diyen Koru, "Tablo ortada, yaramıyor" ifadesini kullandı.

"Eski sistemde %35 oyla bile iktidar olabilmek mümkün iken yeni sistem %50+1 oyu zorunlu kıldı" ifadesini kullanan Koru,  "Bu yüzden sürekli bir başka partinin -şimdilerde MHP’nin- desteğine muhtaç durumda AK Parti. İlişkinin sürebilmesi için de politik tercihlerde MHP’nin çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorunda. Sonuçta, birliktelik sırasında AK Parti’nin oylarında elle tutulur hale gelen bir erime yaşanıyor" dedi.

Gazeteci Fehmi Koru'nun yazısı şu şekilde:

"AK Parti ‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ne geçme arzusunu MHP desteğiyle gerçekleştirdi ve o günden beri de MHP ile oluşturduğu ‘Cumhur İttifakı’ sayesinde iktidarını sürdürebiliyor.

‘Başkanlık sistemi’ arzusu daha önce de vardı AK Parti’de, ancak anayasa değişikliği gerektirdiği ve milletvekili sayısı buna yetmediği için girişimde bulunamıyordu.

Şaşırtıcı bir gelişme yaşandı: O ana kadar başkanlık sistemine de AK Parti ve lideri Tayyip Erdoğan’a da şiddetli karşı olduğu iyi bilinen MHP lideri Devlet Bahçeli elini uzatıverdi.

Sistem değişikliği MHP desteğiyle gerçekleşebildi.

O gün bugündür AK Parti MHP desteğiyle iktidarda. Tayyip Erdoğan da yine MHP desteğiyle cumhurbaşkanı seçilebiliyor.

Yakınlık ve işbirliğinden MHP yararlanıyor ve zaten bu yüzden seçime birkaç yıl kala bile, MHP lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde bizim adayımız Tayyip Erdoğan” açıklamasını yapma ihtiyacı hissediyor.

Acaba bu yakınlık AK Parti’ye yarıyor mu?

Tablo ortada: Yaramıyor…

Eski sistemde %35 oyla bile iktidar olabilmek mümkün iken yeni sistem %50+1 oyu zorunlu kıldı, bu yüzden sürekli bir başka partinin -şimdilerde MHP’nin- desteğine muhtaç durumda AK Parti. İlişkinin sürebilmesi için de politik tercihlerde MHP’nin çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorunda. Sonuçta, birliktelik sırasında AK Parti’nin oylarında elle tutulur hale gelen bir erime yaşanıyor.   

“AK Parti sürekli yanlışlar yapıyor ve bundan sonra da her yaptığının yanlış olması kaçınılmaz” tespitini burada ilk ne zaman paylaştığımı tam bilmiyorum. Herhalde ilk tespitimin üzerinden dolu dolu üç-beş yıl geçmiştir.

İyi olsun, yarasın diye yapılan veya yapılacağı açıklanan icraatları bile AK Parti’ye kazandırdığından çok oy kaybettiriyor.

Ekonominin hali ortada.

Sedat Peker’i videolarla ülke siyasetini etkilemeye sevk eden saikler arasında Alaattin Çakıcı’nın MHP ısrarıyla cezaevinden vaktinden önce çıkabilmesini sayabilir miyiz?

Birkaçla sınırlı kalacağı planlanmış videoların ‘arkası yarın’ dizilerine dönmesi, Peker’in kendisine ilk hedef seçtiği bakanın, genel kabule göre, MHP tarafından korunup kollanmasıyla ilgiliymiş gibi…

Videolarda birbiri ardına yapılan ifşaatların, iddia ve ithamların en büyük zararı hangi partiye?

İddia, itham ve ifşaatlarda MHP’yi üzecek herhangi bir şey var mı?

MHP’den ortağına “Titre ve kendine gel” uyarısı duyuldu mu hiç?

İşte bu yüzden MHP’nin gelişmeyi seyretmeyle yetinmesi normal.  

TV5 programında dilim döndüğünce bunu anlatmaya çalıştım.

Yukarıda “Gazetenin benim için kullandığı ‘derin yazar’ tanımını aldım, kabul ettim” dedim ama, bu tespitimde büyütülecek özel bir değer görmüyorum.

Hemen her gün burada yazdığım, imkan bulduğumda ekranlarda ifade ettiğim diğer görüşlerden daha ileri bir tespit değil bu.

Yazmaya devam."