MedyaFaresi MedyaFaresi

Fatih Altaylı'dan AKP eleştirisi: Bize çok p.ştluk yapılıyor ama...

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, ABD'nin İran'a yönelik ambargo uygulamasını deldiği iddiasıyla 20 ay önce Miami'de tutuklanan Reza Zarrab'ın, "tanık" statüsüne geçtiği davanın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi yıpratacağını savundu.

Eklenme: 30 Kasım 2017 10:33 - Güncelleme: 30 Kasım 2017 10:44

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, ABD'nin İran'a yönelik ambargo uygulamasını deldiği iddiasıyla 20 ay önce Miami'de tutuklanan Reza Zarrab'ın, "tanık" statüsüne geçtiği davanın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Türkiye'yi yıpratacağını savundu. Altaylı, AKP'ye yönelttiği eleştiride "Tamam, haklısınız, bize karşı çok 'p.ştluk' yapılıyor. Ama siz de en azından kendinize bir sorun, 'Peki biz nerede hata yaptık?' diye" ifadesini kullandı. 

Fatih Altaylı'nın "Kimin yıpranması önemli" başlığıyla yayımlanan (30 Kasım 2017) yazısının ilgili bölümü şöyle:

Rahmetli dedem çok çalışkan bir adamdı.

Hali vakti hayli yerinde, her işin üstesinden gelebilen, hafif maceracı, biraz başına buyruk, kimseden çekinmeyen, kimseye eyvallahı olmayan biriydi.

İş hayatında dikkat ettiği bir şey vardı ve ağzından düşürmezdi:

“Çok para kazanacağını da bilsen, şerefsizle iş yapmayacaksın. Döner dolaşır, başına bela açar.”

Babam rahmetli ise hayatı boyunca pek fazla iş yapmadı.

Keyif adamıydı.

Bir gün “Niye bir iş yapmıyorsun?” diye sorduğumda, “Dedenin vasiyetini uyguluyorum. Şerefsizle iş yapmıyorum” demiş, “Ne alaka?” demem üzerine, “Herkes şerefsiz olmuş” diye yanıtlamıştı. Bayağı bir gülmüştük.

Zarrab davası, aklıma dedemin bu vasiyetini getirdi başından beri.

Türkiye şerefsizle iş yaptı.

Dahası, şerefsizi ve şerefsizin çevresinden nemalanan diğer haysiyetsizleri korudu. Ve gelinen nokta ortada.

Şimdi bazıları Zarrab davasına Türkiye’deki AK Parti iktidarını ve Cumhurbaşkanı’nı zor duruma düşürecek bir dava olarak bakıyor ve bu davadan bir anlamda keyif alıyor.

Ben ise pek öyle düşünemiyorum.

Bir de şöyle düşünün lütfen.

Diyelim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün “Sıkıldım, yoruldum” dedi ve istifa etti.

Bu dava kapanacak mı?

Diyelim ki, yarın erken seçim oldu ve AK Parti iktidardan düştü.

Zarrab davasında Türkiye’ye yönelik iddialar ortadan kalkacak mı?

Evet, bu dava Erdoğan’ı da yıpratacaktır muhtemelen ama asıl Türkiye’yi yıpratacaktır.

Erdoğan’a vereceği zarar, sıkıntı onun derdidir belki ama Türkiye’ye yaratacağı sıkıntı, vereceği uzun ve kalıcı zarar hepimizin derdidir.

Hadi daha basit soralım: Genelkurmay Başkanı’nı sevmiyor, hatalı buluyor diye bir generalin, bir askerin düşmanla işbirliği yapması doğru mudur?

Siyasetçiler bugün vardır, hadi yarın da vardır diyelim ama öbür gün yoktur.

Ama Türkiye hep var olmak niyetiyle kurulmuştur ve hepimizin arzusu budur.

Bu davayı “organize edenlerin” ve bu davayı Türkiye düşmanlarıyla birlikte kotaranların niyeti Türkiye’nin işte bu arzusunu ortadan kaldırmaya yöneliktir.

*************

Bir sorun kendinize
Gelelim Türkiye’nin iktidar partisine.

Zarrab davası başta olmak üzere dünyada olan biteni, Türkiye’ye yönelik tavrı sürekli olarak “Bizim güçlü bir ülke olmamızı istemiyorlar” diye yorumlarsanız ve sadece üst aklın Türkiye’ye ilgili planlarına bağlarsanız kendinize haksızlık etmiş olursunuz.

 
Hatırlayın AK Parti iktidarının ilk 10 yılını.

Bugün sizden nefret ettiğini düşündüğünüz dünya size bayılıyordu.

Dünyanın en önemli gazeteleri, televizyonları sizden ve liderinizden övgüyle söz ediyordu.

Avrupalılar bile Erdoğan’ın liderliğine hastaydı, çok hoşlarına gidiyordu.

Ortadoğu hakları da aynen.

Bugün size hakaret yarışına giren NYT, WP, FT gibi gazeteler o günlerde övgü yarışındaydı.

Şimdi ise Suudiler, İsrail ile el ele Türkiye’yi bölmeye çalışıyor.

ABD onların yanında.

Dostumuz Rusya bile YPG ile iş kotarıyor.

Zarrab, ABD’de “sözde” yakalanmadan önce Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidiyor ve biliyoruz ki, BAE Zarrab davasına el altından destek veriyor.

Tamam, haklısınız, bize karşı çok “p.ştluk” yapılıyor.

Ama siz de en azından kendinize bir sorun, “Peki biz nerede hata yaptık?” diye.