MedyaFaresi MedyaFaresi

Fatih Altaylı: Fenerbahçe'yi Kastamonuspor gibi oynatamazsın

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Bloomberg HT'de yayınlanan Spor Saati'nde Fatih Kuşçu ile spor gündemini değerlendirdi.

Eklenme: 26 Aralık 2017 09:15 - Güncelleme: 26 Aralık 2017 09:22

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, 2017'nin son 'Spor Saati' programında spor gündemini değerlendirdi.

''TERİM, GEÇMİŞTE ZOR DURUMDAYKEN GALATASARAY'I REDDETMİŞTİR''

''Hayırlı olup olmayacağını zaman gösterir. İlk dönem 4 yıl 4 şampiyonluk, İkinci dönem 2 yıl 0 şampiyonluk ve kulübün bu duruma gelmesini sağlayan ekonomik sıkıntıların başladığı yıllar. Faruk Süren, çok düşük bir borçla kulübü almıştı ama Terim'le beraber bu borçlar 100 milyonlara dayandı. Arkasından bir ara, o aradan sonra Aysal'la birlikte beraber geldi. 2 sene 2 şampiyonluk.

Sonrasında A Milli Takım'dayken teklifi kabul etmesi ve A Milli Takım'a gidiş ve orada olan facia ve arkasından yeniden Galatasaray'a gelmesi. 3 kez geldi 1 başarısız 2 başarılı oldu. Bu 4. kez oldu bakalım başarılı olacak mı göreceğiz. Başarılı olabilir mi? Başarılı olma ihtimali kuvvetli. Çünkü Galatasaray'ın kadrosu çok iyi. Tudor'la bile buraya kadar gelebildi. Kondisyon olarak son derece iyi derecedeler.

Taktik eksiklikleri vardı. Terim zamanında bu eksiklikler gider. Benim söyleyeceklerim bunlar değil. Ben Türk medyası açısından konuya bakıyorum. Fatih Terim gider gelir, gelir gider, duruma göre değerlendirme yapar bazen gider bazen gelir. Öncelikle şunu söyliyim. 'Fatih Terim her Galatasaray dara düştüğünde koşar' lafı doğru değil. Adnan Polat döneminde yine sıkıntılı bir dönem olmuştu.

Fatih Terim durumu kollar. Lehine bir gelişme varsa gelir. O dönem bu teklifi kabul etmemişti. Kimsenin kara kaşı kara gözü için bu teklifi kabul etmedi. Galatasaray zor durumdayken daha önce Terim'in Galatasaray'ı geri çevirmişliği vardır. Dursun Özbek, etik dışı ve baskın bir seçim kararı aldı. 20 gün içerisinde seçime götürüyor Galatasaray'ı... Adayların listelerini vermesine 3 gün kaldı.

Etik dışı seçime rağmen tribünlerde ve camiada büyük tepki oluşunca, Dursun Özbek, Terim'le anlaşmaya karar verdi. Fatih Terim onun için can simidi oldu. Özellikle taraftar grupları nezdinde. Oysa aynı Dursun Özbek'in Terim'i hiç istemediğini ve geçmişte Terim sesleri yükseldiğinde bu seslerin önünü kesmek için gidip Lucescu'yla görüştüğünü ve Terim'den bunu ısrarla kaçırdığını çok iyi biliyoruz.

Yönetimin büyük çoğunluğunun Terim karşıtı olduğunu da biliyoruz. Kulübün yakın geçmişe kadar basın sözcüsü olan İskender arkadaşımız da bunu bir tweet'le açıklamıştı. İskender bu isimlerin kimliklerini de açıkladı. 'Bakalım şimdi ne yapacaklar?' dedi. Ne yapacaklar gidip öpüşecekler. Fatih Terim'in de Galatasaray'a ihtiyacı vardır. Çünkü ciddi bir biçimde yıpranmıştı.

Bir süredir de işszi vaziyette oturup ağır eleştiriler alıyordu. Diyeceğimi biraz daha net söylemem gerekirse; Türk medyasının bu konudaki tavrını anlamak mümkün değil. Terim, milli takımda teknik direktörken bir kebapçıyla kavga ettiği için milli takımdan uzaklaştırılması istendi. Bunda da bir yanlışlık yok. Bir sporcu ve teknik adam özel hayatıyla örnek olmak zorunda. Benim anlamadığım bu noktadan sonrası.

Milli takıma uygun görülmeyen Terim, aynı basın tarafından Galatasaray'a gelişinde alkışlarla karşılanıyorsa, Galatasaray'ın etik değerleri, Türk Milli Futbol Takımı etik değerlerinden daha aşağıdaki orada kabahat olan şey burada kabahat olmuyor. Benim bunu çözmem, anlamam ve kavramam pek mümkün değil.

Etik tarafını kenara bırakıp mantık tarafından bakarsak; Galatasaray başkanı açısından doğru bir hareket olarak nitelendirilebilir. Bana desen ki 'Fatih, takımın başına kimi getirirdin?' ben Terim'i getirmezdim. Bazen ilkeler, zaman zaman şampiyonluktan daha önemli bir hale gelir. Özbek tarafından bakarsak, 'Mayıs'ta kaybedeceğim' dediğini için baskın seçim yapıyor. Futbol açısından da yaptığı bu hamle doğrudur.

Başka birini getirmek daha büyük bir kumar olurdu. Terim'i getirmek daha küçük bir kumar oldu. Bunu rulet masası olarak düşünürsen; parayı bir sayıya basmadı. Parayı tekli ve çiftlilere bastı. Kulübün şampiyonluk umudu açısından durum böyle. Aynı şekilde rahmetli Canaydın'ın da böyle taktikleri vardı.

Özbek de kendine ileri zamanlı bir savunma hazırlayacak. Takım şampiyon olursa; 'Terim'e olan eleştirilere rağmen onu getirdim ve takımı şampiyon yaptım' diyecek. Eğer şampiyonluk olmazsa; 'Terim dediniz, getirdik ama şampiyon olamadı, ben de şimdi size Blanc'ı getireceğim' diyip konuyu kapatabilir. Devam etmek gerekirse; Dursun Özbek için seçimi ve taraftarı kazanma hareketidir.

Karşısına iyi biri çıkar mı bilmiyorum çünkü mali durum ortada. Bugün disiplin kurulunda konuştum. Divan'da da konuştum. Disiplin kurulunda da konuştuğumda divanda konuştuklarımın arkasında olduğumu söyledim. 'Eğer haddimi aştıysam makamdan ve kurullardan özür dilerim' dedim.

Aşmış da olabilirim. Canlı yayında bazen aşırı sert konuşabiliyorum. Ama şunu da söyledim. 'Ben makamdan özür dilerim' dedim. O mekanda yapılan yanlışları eleştirmeye devam edeceğim. O makamda yapılan yanlışları söylemezsem ölürüm. Özbek, hata üstüne hata yapıyor.''

''KARDEŞİ MEHMET ÖZBEK'İ DE YÖNETİME ALACAKMIŞ''

''Bugün açıklama yapmışlar. İlkesel bir problem var burada. Galatasaray kiminle birlikte ilk defa kulüp kapısından içeri girdi? Duygun Yarsuvat ile... Yarsuvat, o yönetimi ne için kurmuştu? 3 yıllık seçim konusunda dönem tamamlamak için kurmuştu. Galatasaray bu yanlışlıktan çıksın diye geldiğini söyledi. O dönem Dursun Özbek kaptı kaçtı yaptı.

Kimse aday olmadan, aday oluyorum dedi ve başkan oldu. Bence 3 yıllığına başkan olma ihtimali yok. Tüzüğün işine gelen bölümünü al, işine gelmeyen bölümü atma. Tüzük ne diyor? 'Galatasaray yönetimi 3 yıllığına seçilir' diyor. Bir diğeri ise 'Galatasaray seçimlerini Mayıs ayında yapar' diyor.

Şimdi Ocak'ta seçim yapıyor. 3 sene sonra Ocak'ta mı olacak? O zaman tüzüğü bir kez daha çiğnemiş oluyorsun. Bu hükme ağır diyorsun, benzer bir diğer hükme dokunmuyorsun. Bu hüküm, Mehmet Helvacı'nın yaptığı ve Galatasaray'ı hiç bilmeyenlerin yaptığı bir tüzük. O dönem Yarsuvat'ın yaptığını bugün dinlemeyen bir Dursun Özbek var.

Dursun Özbek'in bu kulübü yönetmesi tehlikelidir. Ya kulüp yönetmeyi bilmiyor ya da insanları kandırıyor. Dergiye bir yazı yazmış. 'Borçları indirdim' diyor. Bu uydurmanın kuyruklusu... 3 gün önce divanda açıklama yapıldı. 1.1 milyar TL'ye çıktı borcumuz dendi. Özbek buraya geldiğinde 550 milyon TL'ydi. Mevcut araziler 508'e satıldı.

Onu kırdırdılar 344 soktular içeri. E araziler satılmış. Tahsilatlar yapılmış. Banka borçlarının tamamı ödense bile Özbek'in o dönemki borçtan çok daha fazla bir borcu olacak. Özbek, kendi döneminde yaptığı hataları Galatasaray'ın 50-60 yıllık birikimlerini elden çıkararak örttü ve kendi dönemini finanse etti. Fakat Galatasaray'ın Dursun Özbek'ten borcu neyse o gittikten sonra da aynı şekilde kalacak.

Keza Galatsaray'ı tribün lideri denen neydiği belirsiz insanlarla yönetmek anlamsız. Ultraslan denen bir grup var. Onlarla bu yönetim iç içe görmüş. Onların bu takıma katkısı nedir? O tribünün altına mağaza açmışlar. Satış ne kadar? Sıfır. Bedava bilet isterler, ürün almazlar ve 'Galatasaray'a biz sahibiz' derler.

Özbek gibi güçsüz ve basiretsiz yöneticiler oldukça; bu güçsüzlükten onlar istifade eder ve kulübe sızarlar. Bu seçime acilen bir başkan adayı çıkararak Galatasaraylılar hazırlanmalı. Duyduğum kadarıyla kardeşi Mehmet Özbek'i de yönetime alacakmış. Yandı gülüm keten helva!''

''BU SEÇİM ETİK DEĞİLDİR''

''Bahsettiği maç 1992'deki Eintracht Frankfurt maçı... Biz her zamanki gibi tribündeydik. Alp Yalman dönemiydi. Ben de onun ekibindeydim. Biz o zaman da vardık. Yarsuvat döneminde yapılan bir toplantı vardı. Galatasaray yönetimindeki herkesi tanıyan insanlar o dönem Özbek için 'bu kim?' diyordu. Ben daha önceden tanıyordum.

Eren Talu vasıtasıyla tanıyordum. Onun otelinde uzun süre konaklamıştı. Galatasaray döneminde beceriksizliği ve başarısızlığı ayrı bir şeydir. İnsanlığıyla ilgili bir derdim yok. Galatasaray'ı kötü yönettiği bir gerçek. Tüm mal varlığını elden çıkardı ama borçlar hala aynı şekilde devam ediyor. Bu görev süresi 3 yıl daha sürerse; neler olacağını düşünemiyorum. Bu yapılacak seçim etik değildir.

Rakiplerine 9-10 gün süre veriyorsun. Hangi ciddi aday bu sürede seçime hazırlanabilir? Herkes Şubat ayında aidatları yatırıp seçime hazırlanacaktı ama bu yapılan baskın seçimdir. Adil bir yarış olmasını Dursun Özbek seçilmiştir. En baştan beri karşı olduğu Terim'i getirerek de seçim için bir hamle yapmıştır. Bu seçim aynı zamanda hiçbir ilkesel durumunun olmadığını göstermiştir.

Bir seçimi ve tribünü elde etmek için her şeyi yapabileceğini göstermiştir. Yarın öbür gün o koltukta oturabilmek için kim bilir neler yapar? Karşısına düzgün bir adam çıkarsa; seçimi Dursun Özbek'in elinden alacağına dair bir kanaatim var çünkü Galatasaray'ın etik değerlerine sahip olan kişilerin o seçimde olacağını biliyorum.''

''O İMZADAN SONRA GALATASARAY'IN BAŞKANI FATİH TERİM OLDU''

''Tribünler doluydu. Fatih Terim olmasaydı stadyum boş mu kalacak? O stadyumda daha önce 50 bin kişiyle oynadığımız var.

Takım kazandı. Takım kazanınca şunu görüyoruz. Aslında takımın Tudor'la arasında bir problem olduğunu görüyoruz. Tudor neleri oynattıysa 3 aşağı 5 yukarı Terim de o oyuncularla sahaya çıktı. Takım kazandı çünkü Tudor'un çok belli ki takımla sorunları vardı.

Asosyaldi ve takımdaki oyuncularla sorunları vardı. Eğer Terim yeni sorunlar yaratmazsa ve takımı çok bozmazsa bu takım zaten iyi bir takım. Takım iyi olmasaydı Fatih Terim gelmezdi. Tudor'dan her halükarda çok çok daha iyi bir hoca. Ufak dokunuşlarla şampiyon da yapabilir, bakarsın Kadıköy'deki kazanamama geleneğini de bozabilir. Terim, futbolcuların saygı duyduğu bir hoca.

AC Milan'da göstermeyebilirler ama Türkiye'de saygı gösterilen bir hocadır ve bir karizması vardır. O imza atıldığı andan itibaren Galatasaray'ın başkanı Fatih Terim oldu. Terim, Özbek'le kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacak bir adamdır. Çünkü Terim Galatasaray'da 1974'den beri vardır, Özbek ise 2014'ten beri vardır.''

''GALATASARAY'IN PARASININ BAŞINDA DURSUN ÖZBEK'İN OLMASI BÜYÜK SORUN''

'Bu ödeme durumunu Dursun Özbek de söylüyor. Peki, Özbek bu parayı ağaçtan mı toplayacak? Galatasaray'ın imkanlarını seferber edecek ya kredi olarak alacak ya da başka bir şey satacak.

Önemli olan şu; Galatasaray bu kaynakları her zaman yaratabiliyor. Bundan sonra biraz daha zorlanacak çünkü iki gayrimenkulu sattı ve borcu azalmadı.

Önemli olan burada 100 milyon lirayı yaratmak değil. Bunu başka yönetimler de yaratabilir. Gerçek değeri 10-15 milyonluk bir meseledir. Dursun Özbek'in kaynak yaratmada sıkıntısı yok. Geçmiş dönemdeki yönetimler de kaynak yarattı.

Özbek'teki sorun kaynağın yanlış harcanmasıdır. Bu kaynak yaratma imkanları her zaman mevcut ama Özbek'in bu parayı harcama yöntemlerinin elinde olması büyük sıkıntı.

Mesela Riva Projesi. Aylarca yıllarca hasılat paylaşımı diyip durduk. Bu bir kay paylaşımıdır. Yani bu proje para kazanırsa; Galatasaray daha yüksek gelir elde edecek. Eğer o proje kar etmezse ne olacak?

Maliyetleri ve giderleri kontrol noktasında değil. Buna bağlı kara bağlı gelir elde edecek. Özbek'in kongrede söylediği laflar pek doğruyu açıklamıyor. Ciro paylaşımı denen şeyin aslında ciro değil muhtemel oluşacak kar paylaşımı olacağı gözüküyor. Bu kar yeterli seviyede olmazsa; harcanan 344 milyon TL dışında herhangi bir geliri olmayacak.''

''ŞUURSUZ FENERBAHÇELİLER BANA SALDIRIYOR, NE OLDU ŞAMPİYON MU OLDUNUZ?''

''Futbolda her şey de yapılabilir hiç bir şey de yapılamayabilir. Fenerbahçeli taraftarlar bana ağır saldırıda bulunuyor. Burada 'Fenerbahçe zirveye oynayabilir ama şampiyonluk ihtimali düşük' dedim. Geçeceği takım çok fazlaydı ve bu yüzden zor oldu demiştim.

Şuursuz Fenerbahçe taraftarları bana sallamaya başladı. E noldu? Şampiyon mu oldunuz? Olamaz demiyorum ben. O zaman da demedim. 'Şampiyon olabilir ama rakiplerine göre şansı daha düşük' dedim. Geçen sene de bunu söylüyordum. Fenerbahçe ya 1. olur ya 4. olur. 20. olması zor ve karışık bir durum. Aykut Kocaman'a gelince; lafları söylüyor ama içinde ne olduğu belli değil.

Anlamaya çalışıyorum ama anlam veremiyorum. Ne demek istiyor? 'Bu bizim iç dünyamız' diyor. Garip garip laflar. Eleştirmeyeceğiz mi? Forvetsiz demiyorum. Santrforsuz oynuyor. Böyle oynayabilirsin. Santrforun yoksa öyle bir sistem kurarsın. Fenerbahçe'ye bakıyorum. Geçmişten kalan Van Persie ve Fernandao var. Soldado ve Janssen var. Madem santrforsuz oynayacaksın bu adamlar neden var? Van Persie bu kadar mı sakat? Bence kafadan sakat!

Soldado nerede Janssen nerede? Mesela Barcelona, santrforsuz gibi oynuyor. Suarez de mesela oyun tipine bakarsan tam bir santrfor değil. Van Persie'ye galiba 4 milyon euro veriyorlar. Fernandao 2 milyon euro alıyor galiba... Soldado ve Janssen de öyle... Gitti 15 milyon euro, yazık! Abi kim alacak Van Persie'yi? Kim istesin Van Persie'yi? Niye aldınız? Neden bunlar kadroda?

Hadi Van Persie'yi yollamak istiyorsunuz, neden aldınız? Fernandao da vardı diyelim, Janssen ve Soldado'yu niye aldınız? Ozan Tufan, toparlanma sürecine girmişti ama bir başka hale büründü. Genç ve büyük paralar ödenen bir oyuncu. Yetenekli bir oyuncu olduğu doğru ama içeride ne olup bittiğini bilmiyoruz. Takımla ve hocayla uyumunu bilmiyoruz. İstiyorlarsa gönderirler.

''FENERBAHÇE'Yİ KASTAMONUSPOR GİBİ OYNATAMAZSIN''

''Yeni bir şeye ve daha iyisine herkesin ihtiyacı vardır. Yeni bir futbolcu alırsın ama uymaz. Elindekinden daha iyidir ama kullanmaya beceremeyebilirsin. Aykut Kocaman'ın futbol anlayışı dediğin zaman ne kastettiğini ben anlamıyorum.

Şöyle söyliyim; tiyatronuz var ve bir oyun sahneliyorsunuz ama oyunu kimse beğenmiyor. Sen diyorsun ki, ''Çok yüksek bir sanat yapıyorum''. E abi git evinde sergile o zaman o oyunu... Fenerbahçe taraftarı gol ister, hücum ister, savunmaz sevmez. Sen Fenerbahçe'yi Kastamonuspor olarak oynatırsan olmaz. Fenerbahçe coşku kulübüdür. Sen bu coşkuyu veremiyorsan olmaz!''

''CENK TOSUN'A 20 MİLYON EURO TEKLİF YAPILDIĞINA İNANMIYORUM''

''Beşiktaşlı oyuncular rakip seçiyor. Hep iyi rakiplerle oynamak istiyorlar'' tezimin gerçek olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş hakikaten çok inişli çıkışlı bir takım. Çok iyi bir kadroları var.

İki yıldır bu kadroyu çok başarılı oynatan bir teknik adamın bu denli iniş çıkışa izin veriyor olması da garip. Gazetede transfer haberleri çıkıyor. Bunların hepsi yalan. Menajerler kaynaklı çıkıyor. Bilgi alırlar. Bazen de uydururlar.

Bugün Halil Özer geldi bana sordu. 20 milyon Euro, biri Cenk Tosun'a veriyorsa, direkt bu oyuncuyu geldikleri uçakla geri gönderirim. Hatta EFT yapılıyorsa Cenk'i de EFT ile yollarım.

Ben bunların doğru olduğuna inanmıyorum. Şampiyon olan bir takımda bu kadar söylenti çıkması pek hoş değil. Üç sene üst üste şampiyon olmak da her takıma nasip olacak bir şey değil.''

''ARDA TURAN RİSKİNE BEŞİKTAŞ DEĞİL FENERBAHÇE GİRER''

''Arda Turan-Beşiktaş durumu neden olmasın? Bugün Habertürk'te bunu görünce ben de inanmadım. Bu üfürme bir haber. Kimni üfürdüğünü de bilmiyorum.

Beşiktaş, para vermeden oyuncu oynatıyor. Çok para vermeden bonservissiz oyuncular alıyor. Kötü bir şey diye söylemiyorum. Çok iyi bir şey. Arda yılda 5 milyon Euro kazanıyor. Beşiktaş yoğurdu üfleyerek yiyor.

Arda gibi yarı kumar olan bir transferi Beşiktaş'ın yapacağını düşünmüyorum. Bunu Fenerbahçe yapabilir. Çünkü 'Fenerbahçe forması giymem' diyen bir isme o formayı giydirirse bunun bir eğlence tarafı olabilir ama Beşiktaş'ın bu riske gireceğini düşünmüyorum.

Aynı zamanda Arda Turan'ın onu bedavaya vereceğini de düşünmüyorum. Kiralık olarak da başka takımlarla daha önce adı anıldı ama o zaman da bu iş olmadı. Ibrahimovic diye bir laf dolaşıyor ortalarda. Çok güzel laf!''

''VİDEO HAKEM SAÇMALIKTIR''

''Düdük sende, yönetim sende ama TV'den izleyen birisi sana bir karar söylüyor. Hakem hocaları da 158 kez aynı pozisyonu izlese bile farklı kararlar veriyor. Video hakem baştan aşağı saçmalıktır. Futbolun gelişmiş olduğu herhangi bir ülkede kullanıldığını gördün mü? Fransa'da İngiltere'de İspanya'da var mı? Yok!''

''SPOR YÖNETİCİLİĞİNİN PARA ÇARÇUR ETMEK VE ŞÖHRET OLMAK İÇİN KULLANILMADIĞI BİR SENE DİLİYORUM'

Doğruları söyleyen spor yorumcularının hakim olduğu, spor yöneticiliğinin spor için yapıldığı, spor yöneticiliğini paraları çarçur edip şöhret olmak için yapılmadığı bir yıl diliyorum. Milli sporcularımıza da başarılar diliyorum. Taraftarlara da iyi sezonlar diliyorum. Gerek basketbol, gerekse futbolda çekişmeli bir ligimiz olur. İnşallah Avrupa kupalarına katılan takımlarımız başarılı olur. Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Beşiktaş çok daha büyük başarılar elde eder. İnşallah Fenerbahçe bir kez daha EuroLeague'i alır. O olmazsa inşallah Anadolu Efes olur.''