MedyaFaresi MedyaFaresi

Eylemler iyi niyetli insanların kontrolünden çıktı!

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Taksim Gezi Parkı’nda yaşanan olayların kontrolden çıktığını söyledi

Eklenme: 05 Haziran 2013 19:13 - Güncelleme: 19 Kasım 2015 15:36
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Taksim Gezi Parkı’nda yaşanan olaylarla ilgili, “Ben bu eylemleri yapanların önemli bir kısmının özellikle başlatanların samimi duygularla gerçekten çevre ve ağaç sevgisiyle bunu başlattıklarını inanıyorum. Ama malesef yaşanan süreçte ki, iki yanlış bir doğru yapmaz. Bu süreç tamamen o iyi niyetli insanların kontrolünden çıkmış. Farklı kesimlerin, farklı çabaların, kötü niyetli bir takım emellerin kurbanı olma riskiyle baş başa kalmıştır." dedi.
 
SÜREÇ O İYİ NİYETLİ İNSANLARIN KONTROLÜNDEN ÇIKMIŞ
 
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başkmüzakereci Egemen Bağış, Yıldız Sarayı Müdürlüğü ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yıldız Sarayı Müze Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlendiği öHayalden hakikate yarım asırdır devam eden AB yolculuğuö başlıklı konferansta konuştu. Konferansın yapıldığı tiyatro salonundan çok etkilendiğini ifade eden Bağış, salonu Abdülhamit Han’ın amcası ile birlikte çıktığı bir Avrupa seyahatinden sonra etkilenmesi sonrası tahta geçtikten sonra yaptırdığını söyledi. Konuşmasına herkesin Miraç kandilini kutlayarak başlayan Egemen Bağış, “Türkiye’de kimilerinin başka yerlerdeki bir takım mevsimlerle karıştıkları bir takım gelişmeler aslında düşündürücü. Ben bu eylemleri yapanların önemli bir kısmının özellikle başlatanların samimi duygularla gerçekten çevre ve ağaç sevgisiyle bunu başlattıklarını inanıyorum. Ama malesef yaşanan süreçte ki, iki yanlış bir doğru yapmaz. Bu süreç tamamen o iyi niyetli insanların kontrolünden çıkmış. Farklı kesimlerin, farklı çabaların, kötü niyetli bir takım emellerin kurbanı olma riskiyle baş başa kalmıştır." dedi.
 
GERÇEK TÜRKİYE FOTOĞRAFIYLA ALAKASIZ BİR İNTİBA
 
Bağış: “Birkaç gündür ülkemizde bazı olaylar yaşanıyor. Bu olayların özellikle bazı dış medyanın yansıtmasının yarattığı intiba malesef gerçek Türkiye fotoğrafıyla alakasız bir intiba. Türkiye’de AB sürecinde o kadar çok şey yapılmışken. Türkiye tarihinin en demokratik, en şeffaf, en müreffeh, en öz güvene sahip dönemini yaşarken dışarıya verilen intiba maalesef bunun tam tersidir. Demek ki bu ön yargıları biz kırmak için uğraşırken birileri de arttırmak için uğraşıyor. Buna karşı da hepimizin bir ortak mücadele sergilemesi gerekir diye düşünüyorum." dedi.
 
TÜRKİYE’NİN KENDİNİ ANLATMAKTA ÇOK CİDDİ SORUNLARI VAR
 
Türkiye’nin AB sürecinde atması gereken çok adımlar olduğunu vurgulayan Bağış, “Türkiye’nin Avrupa’lı kimliğini sorgulamak kimsenin haddi değil. Türkiye’nin AB üyeliğinin önündeki en büyük engel olan ön yargıları kırmakta hepimizin atmamız gereken daha çok adımlarımız var. Türkiye’ye ön yargısı olanların büyük çoğunluğunun da aslında Türkiye’ye gelmemiş kişiler olduğunu, Türkiye’yi tanımamış kişiler olduğunu görüyoruz. Nasıl şahsi ilişkilerimizde tanımadığımız kişilerle ilgili endişeler, ön yargılar, hatta korkular yaşayabilirsek. Ama o kişileri yakından tanıdığımız zaman o endişelerin, korkuların yerini gerçek bilgiler aldığı zaman o yaklaşımlarımız değişirse. Aslında Türkiye’nin kendini anlatmakta, kendini tanıtmakta çok ciddi sorunları var." dedi.
 
TÜRKİYE BU NOKTAYA GELEBİLDİYSE AB ÇOK ÖNEMLİ BİR ROLÜ VAR
 
Avrupa Birliği (AB) süreci tarihsel olarak ilk başlatan ve ilk başvuruyu yapan merhum başbakan Adnan Menderes’in olduğunu kaydeden Bağış, “31 Temmuz 1959’da Türkiye ilk başvuruyu yapmıştır. O başvuruyu resmileştirip Ankara Anlaşması imzalayan da rahmetli İsmet İnönü’dür. 1963 yılında. Türkiye’nin o günden bu güne gelmiş geçmiş bütün hükümetlerinin aslında bir devlet politikası olarak görüp üzerine yoğunlaştıkları ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için emek verdikleri bir süreç olmuştur.1959 Türkiye’sinin toplam 14 tane üniversitesi vardı. Bir kısmı da Osmanlı’dan günümüze intikal etmiş üniversitelerdi. Bugün 200’e yaklaştık. Daha fazlası içinde hazırlıklarımız sürüyor. O günün kişi başına düşen milli geliri 350 dolardı. Bugün 11bin doları yakaladık ama 25 bin dolar hedefiyle kenetlenmiş bulunmaktayız. O yılların Türkiye’nin yıllık turizm geliri yıllık 9 milyon dolardı. Bugün 30 milyar dolar sadece turizmden ülkemize her yıl fon aktarımı söz konusu. Bugünün Türkiye’si bu noktaya gelebildiyse ve çok daha büyük hedefleri varsa bunda AB sürecimizin çok önemli bir rolü var. Sürecin kendisi bana sorarsanız sonucundan çok daha önemli. Çünkü bu süreç ülkemizdeki farklılıklarımızın birer zenginlik olmasını algılamamızı vesile olmakla kalmıyor, aynı zamanda bizim kendi yaşam kalitemizi arttırıyor. Yüksek oranda karbonmonoksit yayan yakıtların şehir merkezinde kullanımını tamamen yasakladık. İlk defa Türkiye’de oyuncaklarla ilgili standartlar geldi. Bebek mamalarında genetiğiyle oynanmış organizmaların kullanılması AB sürecinde gıda güvenliği faslını açarken alınan bazı kararlar çerçevesinde yasaklandı. Yani Geleneksel anne şefkatiyle AB şefkatini birleştirmiş olduk." dedi.
 
Bağış konuşmasının ardından katılımcıların AB süreciyle ilgili sorularını yanıtladı. Konferans, Yıldız Sarayı Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve proje sorumlusu Arzu Enver Eroğan’ın Bakan Egemen Bağış’a günün anısına plaket ve çiçek takdim etmesinin ardından sona erdi.