MedyaFaresi MedyaFaresi

Eşcinsellere de dini nikah yolu açıldı mı?

Vatan'dan Murat Çelik, anayasa mahkemesinin dini nikah kararını köşesine taşıdı. İşte Çelik'in o yazısı..

Eklenme: 02 Haziran 2015 09:05 - Güncelleme: 07 Nisan 2016 20:44

Anayasa Mahkemesi bir karar aldı. “Evlenmenin dinsel törenini yapma ve yaptırma” konusunda...

http://www.anayasa.gov.tr/Haber/detay/305/2015-51.pdf )


Anayasa Mahkemesi, o kararında;
 
“(...) evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar ile evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren belgeyi görmeden evlenme için dinsel tören yapanların cezalandırılması öngörülerek, kişilerin özel hayatlarına ve aile hayatlarına saygı gösterilmesi hakkı ile din ve vicdan özgürlüğüne bir sınırlama getirildiği açıktır. Zira kişiler arasında evlilik bağının nasıl kurulacağına ilişkin tercihte bulunulmasının ve bu bağın dinsel ritüel ve uygulamalara göre yapılabilmesinin kişilerin özel hayatlarına ve aile hayatlarına saygı gösterilmesini isteme hakkı kapsamında kaldığı tartışmasızdır” dedi.
 
Mahkeme aynı kararda dedi ki:
 
- Kişilerin herhangi bir dini tören veya nikâh olmaksızın fiilen birlikte yaşamaları ve çocuk sahibi olmaları, özel hayata saygı gösterilmesi bağlamında hukuk düzenince suç olarak nitelendirilip cezalandırılmazken...
 
- kişilerin özel hayatlarına ilişkin tercihleri ve dini inançları gereği evlenmenin dinsel törenini yaptırmalarının suç olarak düzenlenmesi olmaz.
 
‘Eşcinsellere de yol açılıyor’ görüşü
 
‘Resmi nikah olmaksızın dini evlilik töreni’ne uygulanan yaptırımın kaldırılması, hep ‘imam nikahı’, ‘çocuk gelinler’ vb başlıklarda tartışıldı.
 
Oysa kararda, münhasıran bir dinden söz edilmiyor. Bahsedilen ‘kişiler’in cinsiyetleri ya da cinsel tercihleri ile ilgili bir çerçeve de çizilmiyor.
 
Sosyal Hizmet Uzmanı Nihat Tarımeri de işte bu noktadan hareketle, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının, teknik olarak, Türkiye’de eşcinseller için de dini evlilik töreni yolunu açacağı görüşünde.
 
İsviçre’de Zürih Gençlik Savcılığı’nda çalışmış, Birleşmiş Milletler ile Dünya Bankası’nın projelerinde ‘çocuk ve gençlik hukuku’ konusunda ‘bilirkişi’ olarak da görev yapan Tarımeri tezini şöyle özetledi:
 
- Elton John’un eşcinsel evlilik yaptığı İngiltere’deki Anglikan Kilisesi mesela...
 
- Ya da Almanya... Bavyera’da federal yasalar eşcinsel evliliğe izin vermiyor ama mesela Hamburg Protestan Kilisesi’nden olanlar eşcinsel evlilik yapabiliyorlar.
 
- Şimdi bunlar gibi dini toplulukların Türkiye’de bir kilisesi varsa - ya da olsa - bu kilise tarafından vaftiz edilmiş iki kişi, yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı iki eşcinsel, dini törenle evlenmek istedikleri takdirde buna hiçbir engel yok. Bu medeni hukuk bağlamında resmi bir evlilik olmaz tabii ama müeyyide ortadan kalktığı için bu yol açılır.
 
- Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı ‘özel hayat ile din ve vicdan özgürlüğü’ne dayanıyor. Resmi nikah kıyılmadan önce dinsel tören yapılmasının yaptırımı kalktığına göre - tabii eşcinsel evliliğe izin vermeyen Katoliklik dışında - bunu kabul eden herhangi bir dinsel topluluğun üyesi olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için, ‘dini evlilik töreni yoluyla birliktelik’ mümkün hâle gelir.
 
Hukukçular ne diyor?
 
Nihat Tarımeri’nin tezinin hukuki geçerliliği konusunda (bir siyasetçi olarak değil, hukukçu sıfatı ile) görüşüne başvurduğum CHP’nin hukukçu milletvekili Atilla Kart’tan gelen yorum da şu şekilde oldu:
 
- Yasama ya da yürütme organı olarak, resmi nikahı her türlü yasal kısıtlamalardan ari şekilde tuttuğunuz ve hiçbir şeklî düzenleme getirmediğiniz takdirde; bunu yaparken de özel hayata saygı ve inanç özgürlüğünü esas aldığınız takdirde...
 
- Yani özel hayata ve inanç özgürlüğüne hiçbir kısıtlama getiremeyiz, müdahale edemeyiz dediğiniz zaman; ki Anayasa Mahkemesi bu kararıyla bunu diyor, bu bütün inançlar ve bütün hayatlar için böylesine bir sürecin önünü de açmış oluyorsunuz.
 
- Yukarıda sözünü ettiğiniz, ‘dolaylı olarak eşcinsel dini evliliğin önünü açması’ ihtimali, hukuken tutarlı bir mantık. Gerekçesi olan, dayanağı olan bir yaklaşım.
 
***
 
Atilla Kart dışında başka hukukçular ile de konuştum. Sonuçta vardığım nokta şu:
 
Anayasa Mahkemesi, verdiği karar ile medeni hukuku yok saymıyor.
 
Resmi nikahın yerine dini evlilik törenini tabii ki koymuyor.
 
Ama resmi nikah olmaksızın dini evlilik törenini suç olmaktan çıkarıyor. Bunu yapanlar ile yaptıranlara uygulanan cezai yaptırımı, dolayısıyla da bu konudaki caydırıcılığı ortadan kaldırmasının fiili sonuçlarının olacağı ortada.
 
Durum bu.
 
Ve bu durum dine ya da cinsiyete göre değişmiyor.
 
İlginç bir tartışma, öyle değil mi?