MedyaFaresi MedyaFaresi

29 Aralık gecesi Atatürk Havalimanında yaşanan ilginç olay

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Japon otomotiv devi Renault- Nissan'ın eski CEO'su Carlos Ghosn'ın ev hapsinde tutulduğu Japonya'dan Lübnan'a kaçarken Türkiye üzerinden nasıl geçtiğine ilişkin araştırmalarına bugünkü köşesinde yer verdi.

Eklenme: 01 Ocak 2020 13:41 - Güncelleme: 01 Ocak 2020 13:55

"CEO’nun Japonya’dan kaçtığı gece İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çok ilginç bir olay yaşandı" diyerek 29 Aralık’ı 30’a bağlayan gece saat 05.30’da Japonya’nın Osaka şehrinden gelen bir uçak, artık sadece kargo ve özel uçuşlar için kullanılan İstanbul Atatürk Havalimanına indiğini aktardı.

Uçağın ismine ve içindeki üç kişiye dikkati çeken Özkök, araştırmasında ulaştığı bulguları köşesinde şöyle aktardı:

Ghosn’un Japonya’dan kaçtığı gece İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çok ilginç bir olay yaşandı. O gece saat 05.30’da Japonya’nın Osaka şehrinden gelen bir uçak, artık sadece kargo ve özel uçuşlar için kullanılan İstanbul Atatürk Havalimanına indi. Uçağın kuyruğunda yazılı isim “TC-TSR’di...” Sahibi Tarkan Ser isimli bir Türk işadamıydı.

Uçak hangara girer girmez,  daha yer hizmetleri görevlileri gelmeden iki kişi inip giriş kayıtlarını yaptırdı. İsimleri Michael Taylor ve Antonie Zayek’ti... Ancak uçakta muhtemelen bir üçüncü kişi vardı ve o inmedi. O uçak hangara girdikten bir süre sonra aynı hangardan çıkan bir başka uçak Beyrut’a gitmek üzere havalandı. Tesadüf bu uçak, bir zamanlar Rıza Zarrab’a ait olan bir Challenger’dı. Ancak uçağa  TMSF el koyduğu için, artık işletmesini o yapıyordu.

Gelen bilgilere göre, havalanan uçakta bir Türk hostesle Okan Kösemen isimli bir Türk daha vardı. Ancak uçaktaki üçüncü yolcunun kim olduğu bilinmiyordu. Kösemen
Türkiye’deki bir uçak şirketinin ticari müdürüydü. Ortada tuhaf bir durum vardı. Ghosn Tokyo’dan kaçmıştı ama bu uçak Osaka’dan geliyordu. Biraz araştırdığımda bana Türkiye’den verilen bilgi şuydu:

TC-TSR kuyruk numaralı Türk uçağı iki Amerikalıyı Dubai’den almış, Osaka’da bir konsere götürmüş, dönüşte İstanbul’a bırakmıştı.

Yani olayın Ghosn’la ilgisi yoktu. Ancak o gece aynı hangardan çıkan ikinci uçağın Beyrut’a neden gittiği, kimi götürüp sonra yine içindeki hostes ve Türk yönetici ile döndüğü anlaşılmadı. Ama gün boyunca gelen bilgiler, Japon avukatların söylediği sözü akla getiriyordu. Bunun arkasında büyük ve güçlü bir organizasyon vardı.

Yazının tamamını okumak için tıklayın