MedyaFaresi MedyaFaresi

Ertuğrul Özkök: Cumhuriyet’i yok saymak 15 Temmuz ruhuna yakışmaz

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişiminin yıldönümünde bir yazı kaleme aldı.

Eklenme: 15 Temmuz 2017 10:06 - Güncelleme: 15 Temmuz 2017 10:12

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimiyle ilgili olarak "Çanakkale Savaşı’ndan direkt 15 Temmuz’a atlayıp Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’i yok saymak 15 Temmuz ruhuna yakışmaz" dedi.

"15 Temmuz şehitlerini her gün anıp PKK’yla savaşırken, IŞİD’le savaşırken hayatını kaybeden kahramanlarımızı es geçmek 15 Temmuz ruhuna yakışmaz" ifadesini kullanan Özkök, "Ordumuz hâlâ PKK’ya karşı savaş verirken, Suriye’de hâlâ savaşırken, onun üniforması üzerinden güya ‘Sübliminal mesaj verdim' demek 15 Temmuz ruhuna yakışmaz" diye yazdı.

Ertuğrul Özkök'ün "Bir Türk olarak, bu gece onları minnetle anıyorum" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

- BAŞTA ATATÜRK olmak üzere, Birinci Dünya Savaşı’nın bütün cephelerinde kahramanca savaşan, şehit düşen, gazi olan, sonradan hayatını kaybetmiş bütün askerlerimiz ve komutanlarımızı...

*

- BAŞTA ATATÜRK olmak üzere, Çanakkale Savaşı’nda, dünyanın en güçlü iki ordusunu geri püskürtürken şehit düşen, gazi olan ve sonradan hayatını kaybetmiş askerlerimiz ve komutanlarımızı...

*

- BAŞTA ATATÜRK olmaz üzere, Kurtuluş Savaşımızda ilk kurşunu atan Hasan Tahsin, bütün cephelerde kahramanca savaşırken şehit düşmüş, gazi olmuş ve sonradan hayatını kaybetmiş ve bize bu Cumhuriyet’i, bu demokrasiyi, bu halk yönetimini miras bırakmış bütün askerlerimiz ve komutanlarımızı...

*

- BAŞTA ERDOĞAN olmak üzere, 15 Temmuz gecesi alçakça bir darbeye direnip, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin yıkılmasını önlemek için mücadele eden, o gece bu uğurda hayatını kaybeden bütün insanlarımızı...

*

Bu menfur darbenin birinci yıldönümünde, yaşayanlarına minnetle teşekkür ediyor, aramızdan ayrılanları minnetle anıyorum...

Tam bir yıl önce o gece Sedat'ın evinde

Tambir yıl önce bu gece Sedat Ergin’in evindeydim. Birlikte yemeğe gitmiş, eve dönerken İkinci Köprü’nün tam ortasında haberler gelmeye başlamıştı.

O an fark ettik ki, köprünün Avrupa yakasına geçiş istikameti kapanmıştı.

Sonra o gece başladı...

*

Türkiye tarihinin en karanlık gecelerinden biri...

Ve Türkiye o gecenin sabahına, demokrasisi açısından büyük bir zaferle ulaştı.

Hangi düşüncede olursak olalım, bilmeliyiz ki milletimiz o gece büyük bir badire atlatmıştır.

*

Ve hep birlikte övünelim ki...

Türkiye o gece, halkının çok büyük çoğunluğu, siyasi partilerinin tamamı ve ordusunun çok büyük bölümü ile bu tehlikeye karşı çıkmıştır.

Dün sabah okuduğum
şey bir gazetecilik başeseriydi

15 Temmuz sabahına 24 saat kala yani dün güne Sedat Ergin’in yazısını okuyarak başladım.

Gazetecilik açısından bir başeserdi. Ama hukuk açısından da bir başeserdi.

Sedat, bu davaların savcıları ve hâkimlerinden bile daha büyük dikkat ve titizlikle bütün iddianameleri okuyup, onların içindeki bilgilerden muazzam bir FETÖ örgütlenmesi ve hareket planı çıkarmış.

Onun yazılarını okurken bir kere daha anladım ki...

15 Temmuz gecesi atlattığımız tehlike, sandığımızdan bile büyükmüş...

15 Temmuz 2016 gecesinin üzerinden tam bir yıl geçti...

Bugün ne düşünüyorum?

Bu tarihi zaferin birinci yılında size bu duygularımı bütün açıklığı ve samimiyetiyle anlatmak istiyorum.

Tabii ki samimiyetime isteyen inanır istemeyen inanmaz.

FETÖ'yle mücadelede bu insanlar sizin müttefikiniz

15 Temmuz’un birinci yılında şunu da hatırlıyorum.

*

Bu karanlık örgüt, Silivri mezalimini yaşatırken, Ergenekon, Balyoz, Odatv, Kafesvs komplolarını yaparken...

*

Şimdi bu örgüte karşı amansız savaş verdiğini söyleyen iktidar medyası o gün o kumpası kuranların verdikleri her sahte belgeyi bir saniye bile düşünmeden manşetlerine taşırken...

*

Sedat Ergin o dosyaları da böyle titizlikle inceliyor ve yapılan yanlışları tek tek gözler önüne seriyordu.

*

Yalnız da değildi...

- Şimdi artık gazetecilik yapmayıp, Oxford’da ders veren Ezgi Başaran da aynı titizlikle bu dosyaları inceliyor ve gerekli uyarıları yapıyordu.

- Yılmaz Özdil Türk ordusunun kumpasla tasfiye edilen kahraman subaylarının sözcüsü haline gelmişti.

- Balyoz davasında içeri atılan Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ve eşi Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Dani Rodrik, dünya hukuk tarihinde ender görülecek bir titizlikle bu davadaki 1200’den fazla üretilmiş sahte unsuru gözler önüne sermişti.

*

Bir geminin güvertesinde aynı karede poz veren Silivri kumpasının polisi, savcısı ve hâkim çetesi, aslında 15 Temmuz’un ilk kostümlü provasını yapıyordu..

*

Biz devletimize, demokrasimize kasteden düşmanı o zaman gördük ama o düşman o günlerde bazıları için vazgeçilmez müttefikti.

*

Sedat’ın yazılarından şunu anlıyorum:

Bu tehlike henüz geçmedi.

*

15 Temmuz’un birinci yılında FETÖ’ye karşı samimi olarak mücadele edenlere bütün kalbimle söylemek istediğim şey şudur:

Eğer bu örgütü devletimizin, milletimizin içinden gerçekten söküp atmak istiyorsanız, ülkede gerçek bir demokrasi istiyorsanız, gerçek bir adalet istiyorsanız, biliniz ki bu insanlar hep sizin yanınızda yer alacaktır.

Şunlar 15 Temmuz ruhuna yakışmaz

- DARBELER Komisyonu’na son dakikada “CHP teşvik etti” gibi bütün dünyanın aklıyla alay eden bir zırvayı eklemek 15 Temmuz ruhuna yakışmaz.

- Çanakkale Savaşı’ndan direkt 15 Temmuz’a atlayıp Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’i yok saymak 15 Temmuz ruhuna yakışmaz.

- 15 Temmuz şehitlerini her gün anıp PKK’yla savaşırken, IŞİD’le savaşırken hayatını kaybeden kahramanlarımızı es geçmek 15 Temmuz ruhuna yakışmaz.

-Ordumuz hâlâ PKK’ya karşı savaş verirken, Suriye’de hâlâ savaşırken, onun üniforması üzerinden güya ‘Sübliminal mesaj verdim” demek 15 Temmuz ruhuna yakışmaz.

O gecenin unutulmayanları

- HİÇ KUŞKUSUZ... O gece uçağa binip İstanbul’a gelen, herkesi direnişe çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan.

*

- HİÇ KUŞKUSUZ... Daha uçaklar uçmaya başladığı an “Bu bir kalkışmadır”diyerek direnişe geçen Başbakan Binali Yıldırım.

*

- HİÇ KUŞKUSUZ... O gece sokağa çıkarak tankların karşısına dikilen insanlar.

*

- HİÇ KUŞKUSUZ... O gece kanlı darbeyi gerçekleştirmek için harekete geçen subaylara direnen subaylar.

*

- HİÇ KUŞKUSUZ... O gece sahibi olduğu bütün yayın kuruluşlarına “Bu darbeye direneceksiniz” talimatı veren Aydın Doğan.

Başbakan'a açık mektup

-Gazete yöneticileri ile yaptığı sohbette, medyanın 15 Temmuz gecesi darbeye karşı direnişini de övgüyle dile getirmiş.

O gecenin kahramanlarından biri Aydın Doğan ve onun grubundaki Hürriyet, Kanal D, CNN Türk ve Posta gazetesiydi.

O nedenle darbenin birinci yıldönümünde bunu hatırlatan Başbakan Binali Yıldırım’a teşekkür ediyorum.