MedyaFaresi MedyaFaresi

Erdoğan sayesinde kendimi çok iyi hissediyorum!

Habertürk yazarlarından Serdar Turgut, bugün kaleme aldığı köşe yazısında Erdoğan'ı ve AK Parti'yi Cumhuriyet'in kurtarıcısı olarak ilan etti.

Eklenme: 19 Eylül 2011 19:26 - Güncelleme: 20 Aralık 2015 07:02

İşte o yazı;

Atatürk'ün kurduğu cumhuriyet rejimi fena halde tıkanmıştı. Düzen inançlı insanlara nasıl yaklaşması gerektiğini bilemiyordu ve bilemediği için de inançlı insanları düşman olarak görebiliyordu.

Cumhuriyet rejiminin laikliği yeniden tanımlamasına ve inançlı insanlarla uyumlu yaşamaya başlamasına ihtiyacı vardı.

Dünyanın da böyle bir dönüşümü görmesi zamanı gelmişti ve eğer Türkiye bunu kendi içinde başarabilirse dünyada lider ülke olabilirdi.

Türkiye'nin çok ihtiyacı olduğu bu dönüşüm yapılmadığı takdirde artık tıkanmış olan cumhuriyet rejimi kesin çökecekti. Bir "Türk baharı" da yaşanabilirdi.

Rejimin savunucusu olduklarını sanan bazı Ergenekon zihniyetliler ve CHP bu sistemin artık kendilerini de sürükleyerek çökmekte olduğunu göremiyorlardı. Tehlikenin farkında değildiler.

Sistemin kendisini inançlı insanlara acilen açmak ihtiyacı vardı ama buna rağmen sistem hâlâ daha inançlı insanları düşman olarak görüp başı örtülü kadınlarla mücadele ediyordu. Sistemi koruduğunu sananlar yüzünden sistemin çöküşü hızlanıyordu. Sistem bir anlamda intihar etmekteydi.

AKP, CUMHURİYETİ KURTARDI
Eğer AKP iktidara gelmeseydi Türkiye'de büyük bir çöküş yaşanacaktı. Düşmanları tarafından cumhuriyet düşmanı olarak damgalanan AKP aslında cumhuriyetin tek kurtarıcısıydı çünkü AKP sayesinde sistem kesin çöküşten kurtulmuş yeniden hayatiyet kazanmıştı. Sistemi inançlı insanlarla barıştıran AKP büyük bir devrim gerçekleştirmişti.
Laikliğin de yeniden tanımlanması gerekiyordu. Aslında o tanımın cumhuriyetin ilk yıllarında yapılması lazımdı ama bu başarılamadı. İnsanların inançlarını nasıl yaşayacaklarını emreden laik sistemden çıkılıp bireyin inancı ile devlet işini kesin ayıran ve her inancın yaşanış biçimini serbest bırakan ve her türlü ibadeti koruyup kollayan laik devlet anlayışına geçilecekti. Bu Atatürk'ün kurduğu ve artık tıkanmış olan sistemin de restore edilmesi anlamına geliyordu.

Bütün bunları başaran ve kendi sistemini düzelten bir Türkiye, dünyada lider ülke olabilirdi. Çünkü bütün dünya bu dönüşümü başaracak bir ülkeyi model olarak beklemekteydi.

RUHEN ÖZGÜRLEŞTİĞİMİ HİSSEDİYORUM
Eğer sıkılmadan yazımı bu aşamaya kadar okuduysanız bütün bunların benim geçmiş yazılarımdan bazı alıntılar olduğunu sanabilirdiniz.

Haklı da olurdunuz çünkü ben gerçekten yıllardır böyle şeyler yazıp duruyorum.
Ama bunlar sadece AKP'nin yapmayı başardığı şeylerin kısmi bir dökümünden ibaret.
Bu yüzden yazımın başlığını "Erdoğan sayesinde kendimi çok iyi hissediyorum" diye attım. AKP'nin yaptıkları ve şu anda yapmakta oldukları bir yazarın teorik düşüncelerinin gerçekleştiğini görmesi gibi fantastik bir şey oldu.

ERDOĞAN'I DİNLERKEN DÜŞMANLARIMI HATIRLADIM
Erdoğan'ın laiklik tanımını yaptığı konuşmayı dinlerken bana yıllardır aldığım tavırlar nedeniyle küfreden beni damgalamaya çalışan beni cumhuriyet düşmanı olarak nitelendiren gerçek cumhuriyet düşmanı hasta ruhlar aklıma geldi. Acaba onlar şimdi bu konuşmayı dinlerken kendileri ve boşa harcadıkları hayatları hakkında ne düşünüyorlardır diye sordum kendi kendime.

Ben Başbakan sayesinde kendimi çok iyi hissediyorum ve almış olduğum teorik tavırlar da doğrulandı, alnım temiz, kalbim rahat.

Bu yüzden artık bundan böyle oylarımı atacağım AKP'nin cumhuriyetin 100'üncü yılını kutlamaya en çok yakışan parti olduğunu ve dünyanın liderliğine soyunan bir Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetmenin de en çok onlara yakıştığını da söylemeliyim.