MedyaFaresi MedyaFaresi

Erdoğan: Hafter'in arkasında BAE ve Mısır var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel arasında yapılan görüşme sonrası iki lider ortak basın açıklaması yaptı. Erdoğan, Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri darbeci Halife Hafter'in arkasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'ın olduğunu söyledi.

Eklenme: 24 Ocak 2020 17:34 - Güncelleme: 24 Ocak 2020 17:39

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel arasında yapılan görüşme sonrası iki lider basın açıklaması yaptı.

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek vermenin Birleşmiş Milletler kararları uyarınca bir tercih değil yükümlülük olduğunu belirten Erdoğan, "Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır'ın Libya'nın doğusundaki silahlı güçlerin lideri darbeci Halife Hafter'i destekliyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Türk-Alman Üniversitesi'nin resmi açıklamasını yaptık. Başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. Ülkelerimiz arasındaki köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin, Türkiye ve Almanya'nın yanı sıra bölgemizin de menfaati olması konusunda hemfikiriz. Ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut işbirliğimizi daha da ileri taşımakta kararlıyız. Yenilenebilir enerji, dijitalleşme, yapay zeka gibi konularda ciddi bir potansiyelimiz bulunuyor.

ALMANYA'YA 'CEZALANDIRIN' ÇAĞRISI

Türkiye ile AB ilişkilerini ele aldık. Sayın şansölyeye AB'den beklentilerimizi aktardık. Almanya temmuz ayından itibaren AB dönem başkanlığını üstlenecek. Bunun Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli fırsat olacağını düşünüyoruz. Almanya'daki 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzuru ve refahı bizim için öncelikli meseledir. Türklerin Almanya'da kendilerini evlerinde hissetmeleri bizler için çok önemlidir. Bu doğrultuda Alman dostlarımızın atabileceği çok adım bulunuyor. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, demokratik hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya'dan sorumluları cezalandırılmasını, böyle tablolara müsamaha göstermesini özellikle istiyoruz.

"SAYIN ŞANSÖLYEYE BERLİN SÜRECİ İLE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

4 milyon insanın yaşadığı İdlib, rejimin ağır saldırılarına muhatap olmaktadır. Rejim, tüm sivil yerleşim bölgelerini aralıksız bombalıyor. İnsani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. Sayın Merkel'e bu konuda neler yaptığımızı, barınma noktasında neler yaptığımızı, kış mevsiminde artık çadırlardan istiyoruz ki İdlib halkını kurtaralım. Herkesin rejim üzerinde de baskı kurması gerekmektedir. Sayın şansölyeye Berlin sürecini başlatarak Libya'da çözüm çabalarına destek sağlamasından ötürü teşekkür ediyorum. Türkiye olarak Almanya'nın inisiyatifine en etkin samimi destek veren ülkelerin başında yer aldık.

"HAFTER'E VERİLEN DESTEKLER KENDİSİNİ ŞIMARTMIŞTIR"

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek vermek BM kararları uyarınca bir tercih değil yükümlülüktür. Darbeci Hafter'in saldırılarını artırması bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Kendisine verilen destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz Libyalı kardeşlerimizi yalnız bırakmamakta kararlıyız. İran ve Irak'ta da son dönemde gerilimin arttığını görüyoruz. DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkamaya çalışan Irak'ın yeni bir kaosun içine sürüklenmesine izin verilmemelidir. Taraflara sağduyu ve aklı selim çağrısında bulunuyoruz. Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Hafter'in arkasında Abu Dabi ve Mısır var.

Almanya Başkanı Angela Merkel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"ÇOK ÖNEMLİ PROJEYİ ZİYARET ETTİK"

Bu sabah Türk-Alman Üniversitesi'nin yeni kampüsünün açılışıyla çok önemli bir projeyi ziyaret ettik. Öğrenci sayıların artması ile ülkelerimiz arasındaki temaslara önemli katkıları olacaktır. Buradaki yerleşik Alman şirketlerinin mesleki eğitime de katkı sağlayabileceklerini konuştuk.

Özellikle ticari ve ekonomi ilişkilerimizi ortak bir komisyonun devamıyla katkı sağlayabileceğimizi söyledik. İkili konular kapsamında yine Alman vatandaşı olan ve yurtdışına çıkış yasağı bulunan, tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının durumunda ilerleme kaydetmek için görüşmeye niyetli olduğumuzu ifade ettik. Aynı şekilde Türkiye burada görevli Alman gazetecilerin akreditasyonlarının en kısa zamanda verilmesi konuştuğumuz konulardan biriydi.