MedyaFaresi MedyaFaresi

Demirtaş domuz eti iddiasına ne dedi?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İMC TV'de yayınlanan Gündem Müzakere özel yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Eklenme: 13 Mayıs 2015 00:25 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 16:42

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, seçime yakın bir dönemde kapısının polislerce çalınmasının normal bir durum olmadığını söyleyerek o gün yaşananları imc tv’de anlattı.

Demirtaş, “Öncelikle eşim muhattap oldu. Kendilerini polis olarak tanıtıyorlar ancak kimlik göstermiyorlar. Daha sonra ben müdahil oldum. Kapı kapalıyken konuştum. Benim kim olduğumu biliyor musunuz diye sordum. ‘Bir açarsanız kim olduğunuzu öğrenmiş oluruz önce kapıyı bir açın da yüzünüzü bir görelim’ diyorlar. Ben de diyorum ki ‘eğer gerçekten polisseniz bu kapının arkasında kim olduğunu bilmeniz lazım, rastgele gelmemiş olmanız lazım. Onlar da ısrarla ‘siz kapıyı bir açın tanışırız’ şeklinde bir kaç dakikalık bir diyalog geçti aramızda. Ben kapıyı açtığımda şoke olacaksınız ama dediğimde, 'siz bir açın da kim şoke olacak görürüz' diyerek nahoş diyaloglar yaşandı.” dedi.

“KORUMALARLA POLİS ARASINDA ARBEDE YAŞANDI”

Demirtaş, olay üzerine korumalarının birkaç dakikada gelerek olaya müdahale ettiğini, polislerin kimliklerini üstünkörü göstermesi üzerine korumalarıyla polisler arasında arbede yaşandığını söyledi.

“VALİ KONUYU GEÇİŞTİRMEDİ”

Bu sırada Diyarbakır Valisiyle görüştüğünü söyleyen Demirtaş, “Diyarbakır Valisi bu konuyu geçiştirmedi. Hemen o akşam 155 istihbarat görevlisini açığa alarak soruşturma başlattılar. Vali Bey şunu aktardı bana: ‘Ben o ses kaydını kendim dinledim. İhbar ses kaydında diyor ki; akaryakıt kaçakçılığında aranan firari şahıs şu adreste. Adresi tarif ederken de ‘Selahattin Demirtaş’ın evinin yanındaki binada’ diyor. Ve bu kritik bilgiyi 155 görevlisi sahada çalışan ekibe vermiyor” dedi.

Polislerin elinde bulunan tutanakta kendi isminin geçmediğini belirten Demirtaş, ancak verilen adresin kendi adresi olduğunu söyledi.

Demirtaş, Ali Bayramoğlu'nun 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kapatacağız' sözlerini sorması üzerine, 'AK Parti mensupları, iktidar olmadan önce Diyanet İşleri Başkanlığı, ihanet işleri başkanlığıdır derlerdi. Ta ki kendileri Diyanet İşleri'nin başına gelene kadar. AK Parti bu konuda takva yapıyor. Biz istiyoruz ki din adamları sadece Allah'tan emir alsın. Din kimsenin tek elinde olmasın. Diyanet İşleri sadece bir mezhebin, bir dinin ihtiyaçlarını değil, toplumun bütün mensuplarının ihtiyaçlarını düşünmeli. Biz özgürlükçü ve demokratik bir çözüm getiriyoruz önerdiğimiz modelle. Ama bunu öylesine çiğ bir şekilde çarpıttılar ki; din ile dinsiz ayrımına kadar vardırdılar. Umarım bu çirkin iftiralara bizim şimdi savunduğumuzu daha önce savunanlar da cevap verir.' dedi.

Demirtaş, 'Zaten Diyanet İşleri Başkanı'nın Mercedes'i iade etmesiyle bizim ne kadar haklı olduğumuz görülüyor. Örnek olması olan Diyanet Kurumu israf kurumuna dönüştü.' diye ekledi.

İNANÇLARIMIZI MEYDANLARDA YUHALATIYORLAR

"İnsanın imanlı olup-olmadığına hükümet, diyanet karar veremez. Ama bunlar bizim inançlarımızı meydanlarda yuhalatıyorlar. 'Bunlar kafirdir, küffardır diyorlar.' Ben kendimi imanlı bir Müslüman olarak görüyorum ve birine kafir demek günahtır. Diyanet önce çıksın buna açıklama getirsin. Kendine Müslüman diyen birine kafir demek günahtır desin."

Kürtçe Kuran'ın dindar Kürt seçmenler üzerinde etkisi

'İnsanlar Kuran-ı Kerim'in miting meydanlarında oy toplamak için kullanılmasında rahatsız. Allah Kuran'ı o miting meydanlarında sallasın, oy istesin diye göndermedi. Ezilenlere, zulüm görenlere yol göstersin diye gösterdi. Bunu Kuran'ı meydanlarda sallamadan da söyleyebilirsin. Kürtçe Kuran basıldı bilgisi verebilirsin.'

Domuz etli sandviç iddiası

'Ben öyle bir şey hatırlamıyorum. Hatta metinden çevirirken bile manipüle edilmiş. Ben var mı yok mu hatırlamıyorum. Gazeteci de sadece sofrada vardı diye belirtmiş orijinal metinde. Fakat bunlar manşeti atarken iştahla yiyordu, aynı zamanda diyanete karşı çıkıyordu.. Bu nasıl bir çiğliktir? Bu nasıl bir korkudur? Bu mu sizi iktidar yapacak vaatleriniz? Bu kadar yalan iftira üzerinden bunların yapılması panik ve korku halinden başka bir şey değildir.'

Neden Başbakan ve Cumhurbaşkanı sizi din karşıtı olarak göstermeye çalışıyor?

"Karşılarındaki tehlike HDP. Barajı geçerse iktidar olamazlar, beyefendi de Başkan olamaz. Anketler bunların en büyük nedenleri işte. Oylarımızı nasıl geri toplarız deyip, HDP'yi din üzerinden vuralım demişler. Ama anketler ortada, oyları düşüşte ve bu yöntem de onların oylarını geri getirecek değil."

ÇÖZÜM SÜRECİ NEREDE KALDI?

"Türkiye'nin en büyük sorunu olarak eski Cumhurbaşkanı Gül'ün de kabul etmesiyle bir süreç başladı ve önemli gelişmeler kaydedildi. Bunun sonucunda ortak bir mütabakat metni yayınlandı. O ana kadar beklentimiz Dolmabahçe açıklamasının ardından yeniden İmralı'ya gidilecek ve İzleme Heyeti de takip edecekti.Orada bir uzlaşma sağlanacak ve işin yasal mevzuatına geçilecek, öte yandan Sayın Öcalan PKK'yi toplanmaya çağıracak ve süreç devam edecekti. Ama sayın Cumhurbaşkanı benim bilgim olmadan bu mütabakat açıklandı dedi, bu külliyen yalan. Sonrasında, ben mütabakatı kabul etmiyorum, ortada bir süreç yok, hatta Kürt sorunu yok dedi. Hükümet ilk açıklamalarında biz İzleme Heyeti adımını olumlu buluyoruz dedi. Ancak sonrasında Cumhurbaşkanı'nın peşine takıldılar ve bir sessizlik başladı. Çözür Süreci bu noktada tıkandı. İki aydır İmralı ile görüşmeler de durduruldu. Talep ediyoruz ama izin verilmiyor. Görülen o ki tüm ısrarlarımıza rağmen görüşme gerçekleşir. Çünkü Türkiye açısından Çözüm Süreci geniş kitleler tarafından desteklenen pozitif bir durumdur. Görünen o ki AKP seçim sonuçlarını görmeden süreçle ilgili görüş bildirmeyecek, adım atmayacak. Ancak biz Çözüm Süreci'nin sonuca varması konusunda geri adım atmadık, esnemedik bile."

"HDP'nin büyüyor olmasından, Türkiye'nin her yerinden sempati ve oy toplamasından rahatsızlar. Ancak HDP Çözüm Süreci konusunda önemli adımlar atılmasını sağlayacaktır. Onlar ise çirkin kampanyaları ile HDP'yi baraj altında bırakmak amacı güdüyorlar. Oysa parlamentoda yer alacak güçlü bir HDP tüm Türkiye'nin hayrına olacaktır."

HDP KÜRT PARTİSİ Mİ?

"Türkiyelileşme hangi anlamı yüklediğinize göre değişir. Bir Kürt partisi de bir Türkiye partisidir. Ancak, HDP Türkiye'nin her kesiminin sorunlarını programına, seçim beyannamesine eklemiştir."

HDP TÜRKİYELİLEŞTİ, ŞİMDİ TÜRKİYE HDP'LİLEŞİYOR

"Parti yönetimimiz,çok sesli, çok renkli, çok kültürlü. Böyle bakarsanız Türkiye'de HDP gibi kaç tane parti var ki? Ak Parti bir mezhep üzerinden particilik yapıyor, CHP bir kimlik üzerinden, MHP bir ırk üzerinden particilik yapıyor. Buna bakınca Türkiye'deki tek Türkiyeli parti HDP'dir. HDP'nin Türkiyelileşmesi başarıldı, şimdi Türkiye HDP'lileşiyor."

 

Ayrıntılar gelecek...