MedyaFaresi MedyaFaresi

Erdoğan: 15 Temmuz'da sokağa dökülenler AK Parti ve MHP tabanı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor. 

Eklenme: 03 Şubat 2019 20:13 - Güncelleme: 03 Şubat 2019 22:32

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

-Özellikle teşekkür ediyorum. Böyle manifestoyu açıkladıktan sonra ilk toplantıyı TRT ortak yayınında yapmak bizi ayrıca mutlu etti. Tarihi Çengelköy Çınaraltı Çay Bahçesi'nde vatandaşlarla 1,5 saat dertleştik, sohbet ettik, çaylarını içtik onlar da bizim çaylarımızı içtiler. Çenkelköy'ün 15 Temmuz darbe girişiminde özel bir manası var. Kuleli bir tarafta bir tarafta merkez bir tarafta köprü bu bakımdan unutulur bir yer değil.

-Çengelköy hakikkatten çok ciddi bir direniş ortaya koydu. Onun için de ilk toplantımı buradan başlatayım dedim. Uzun zamandır da gelmemiştirb Çınaraltı bizim biraz da geçmişimizden bu yana anlamlı bir yerdir ve Çınaraltı'nda hem dostlarla hem gençlerle orada bulunan tüm İstanbullu hemşehrilerle bir araya gelmek beni çok mutlu etti.

-Bildiğiniz gibi dörtlü zirveyi burada yaptık yani sayın Putin, Merkel ve Makron ile olan dörtlü zirvemiz. Suriye'ye yönelik olan o zirveyi şu anda bulunduğumuz konumda onlarla bir araya geldik. Tabi dışarıda Boğaz'a yönelik ayrıca fotoğraf çekimlerimiz olmuştu ama burada da çok kararlı bir müzakereyi gerçekleştirdik. Malum Birleşmiş Milletler'den De Mistura'nın da katılmış olduğu o zirvede biz tüm belirlediğimiz başlıkları onunla paylaştık ve o süreç o yönüyle de devam ediyor. Belirleyici olup olmadığı meselesi ayrı fakat buna zenginlik katan bir süreçti zaman zaman o da İstanbul Zirvesi olarak anılıyor.

Sayın Putin ile ayın 14'ünde Soçi'de bir araya  geleceğiz

-Kısa bir süre önce sayın Putin ile malum Moskova'da bir araya geldiğimde yine İstanbul Zirvesi'ni andık. Yine ayın 14'ünde de Soçi'de bir araya geleceğiz. Soçi'de daha önce başlattığımız zirvenin ikinci turuna başlayacağız. Yine orada da Rusya Federasyonu - Türkiye - İran üçlü olarak bu zirvemizin tekrarını yapacağız. Temenni ediyorum ki bu güzel gidişe yeni bir anlam kazandıracak yeni bir güç katacak. Çünkü Suriye'deki malum bu süreç Cerablus, Afrin, İdlib bütün bunlardan sonra her geçen gün daha iyiye doğru gidiyor. Temmennimiz odur ki bunu bu şekilde devam ettirelim ve geri dönüş başlayan bu bölgelerde Suriye halkı kendi topraklarına dönme imkanını bulsun.

"Yerel yönetim dediğiniz zaman akla ilk gelen çevredir, temizliktir"

-Her şeyden önce bir defa bir yerel seçime gidiyoruz. Bu yerel seçimde bir genel seçimin etkisi olur mu olmaz mı diye soracak olursanız tabiki onun da olacak hele hele bizim gibi şu anda iktidarda olan bir siyasi partinin buradaki bakışında merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki uyum çok çok önemli. Yani bir yerde yereli merkezi taşıyacağınız gibi merkezi de yerele taşıyacaksınız ki hizmetler çok farklı şekilde kendini gösterme imkanı bulsun. Özellikle bu dönemde dikkat edilirse halkımızın sıkıntıya düştüğü ve siyasi hareketlerin de üzerinde pek durmadığı bazı sıkıntılar var. Yani yerel yönetim dediğiniz zaman akla ilk gelen şey şudur; Çevredir, ilk gelen şey temizliktir. Eskiden ben mesela 1994 seçimlerine girerken üç şey ile girdim. Çöp, çukur, çamur. Niye? Çünkü İstanbul bu çöp, çukur ve çumurdan çok çekmişti. Çöp dağları vardı, çukurlar vardı, her taraf çamurlar içerisindeydi. Temizlik denen birşey yoktu, İstanbul'un suyu yoktu, hava kirliliği almış başını gidiyordu böyle bir İstanbul. Bunu tabi şu anki genç kuşak bilmez. Özellikle ilk defa oy kullanacak gençler hiç bilmez. Ancak annelerinden babalarından dinlediyseler bunu bilirler. Şimdi hafıza i beşer nisyan ile malüldür unutur insanoğlu ama bunları anlatmak lazım. 

"2040'a kadar İstanbul'un su sıkıntısı olmayacak"

Biz göreve geldiğimizde İSKİ tankerleriyle malesef bazı yerlere su taşıyordu. Ama ben hep hatırlarım o çocukların annelerin ellerinde bidonlarla gidip o tankerlerden su aldığı dönemleri. Daha sonra ne oldu su istasyonları kuruldu hatırlayın. Bir endüstri oluştu oralardan giderlerdi parayla suyunu alırdı ve bununla da kalmaz küvetler o satın alınan suyla doldurulur onunla da banyosunu yapardı. Bu hale gelmiştik. Şimdi kalksın da bir CHP'li desin böyle birşey yoktu. Bunları yaşadık İstanbul'da bunu bizlere yaşattınız. Ama biz geldik bir yılda bir defa bu işi ortadan kaldırdık. Düşünün 110 kilometre Istranca Dağları'ndan 180 kilometre de Melen'den İstanbul'a su getirdik. Bu getirdiğimiz suyla birlikte İstanbul susuzluktan kurtuldu ve suyuna kavuştu. 2040'a kadar da İstanbul'un ciddi manada su sıkıntısı olmayacak. Hava kirliliğini yine o günün bir gazetesi hiç unutmuyorum maske dağıtıyordu. Bunları bizim getirip şöyle ortaya koymamız lazım ve bundan da gücenmemesi lazım CHP'li dostlarımızın. Bu maskeler o zaman dağıtıldı. Niye? Hava kirliliği var herkes maskeleri ile sokağa çıkıyordu böyle bir dönemi yaşadık.

"Yatay mimari çalışmalarına başladık"

-TOKİ ile yatay mimari çalışmalarına başladık. Dikey mimarilerin Türk medeniyetine uygun değil. Öyle 50 kat, 60 kat, 70 kat bir mimari, aslında bizim medeniyet ruhumuza da uygun bir mimari değildir.

-İBB'yi 2,5 milyar dolar borçla devraldım ama  devrederken tüm yatırımları yapmanın yanında 1 milyar 250 milyon dolarla, borç  olarak devrettim.

"Pazara kadar olmaz, mezara kadar olur"

-CHP'nin, HDP ile azami müştereği olabilir ama ne İYİ Parti'yle ne Saadet'le böyle bir birlikteliğinin olabileceğine ben ihtimal vermiyorum. Ama çıkar hesapları onları bir araya getirmiştir. (15 Temmuz'daki halkın direnişi) O gecenin  katılımcıları AK Parti tabanıyla ve MHP tabanıdır. (Cumhur İttifakı) Temennim ve duam odur ki  inşallah pazara kadar olmaz, mezara kadar olur.

"HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD"

-Bunlar (HDP) kongrelerinde bile  ne bayrağımızı asmışlar ne İstiklal Marşımızı söylemişlerdir. Bizim kültürümüzde, derneklerin, resmi kurumların bu tür şeylerinde İstiklal Marşı'nı okumak zillet  midir? O şereftir. O şeref de şerefli olanlara yakışır. CHP'nin bunlarla beraber  olması zaten anlaşılır gibi değil. Hele hele İYİ Parti'nin, Saadet Partisi'nin  bunlarla beraber böyle iş tutması, o da tabi izahı mümkün değildir. HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD. Hiç sağa sola bunu saptırmanın anlamı yok. Gerçek ortada. Bunu zaten başlarındaki kişiler  söylüyorlar.

"Süreç kararlı şekilde devam ediyor"

-Türkiye'nin kuzey Suriye politikası,  Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve bu noktada siyasi birliğini esas alıyor. Yani  biz Suriye halkının dağılıp parçalanmasından yana değiliz.

-Ayn El Arab'dan Kamışlı'ya kadar güvenli bölge olarak tanımlıyoruz. İdlib'de süreç kararlı şekide devam ediyor. Sıkıntı Münbiç'te. Münbiç'te gerek Rusya gerekse biz devriye olayını çözüme kavuşturalım istiyoruz. Heyetimiz Rusya'ya gitmişti, döndü. Bugün  gerek heyetteki arkadaşlarla gerekse Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar'la  görüşme yaptık. Görüşmelerde şu anda olumlu bir gelişmenin olduğunu öğrendik.  Temenni ederim ki bu olumlu gelişmeyle buradaki örgütler, burayı biran önce terk  ederler ve buranın kendi asli sahipleri gelip topraklarına yerleşirler.  Türkiye'den 300 bin civarında Suriyeli topraklarına döndü. Buralar boşalınca  buraların halkı da topraklarına dönecek. Biz şimdi atılacak adımla da bunun planlamasını yapacağız.

-Suriye ile alt düzeyde bu dış politika yürütülüyor,  istihbarat örgütleri 'illa liderler ne yapıyorsa biz de onu yaparız' havasında olamaz

-Terör örgütleri, baktılar ki olacak gibi değil  Afrin'den çıkma kararı aldılar. Eğer biz dik durmasaydık, orada biz o  operasyonları sağlam yapmasaydık, o zaman bu terör örgütleri oradan Akdeniz'e ineceklerdi.

-5 Şubat'ta Washington'da dışişleri bakanımızın katılacağı toplantı olacak. 

-Trump'ın sözü var temenni ederiz ki bir an önce hayata geçer.

-Bizim hazırlığımız var gereğini yaparız.

FETÖ elebaşının iadesi

-FETÖ elebaşının iadesi) FBI'ın çalışmalarının  neticesinde buradan artık bir karar çıkması sağlanabilir.

-(FETÖ) Tamamen temizlendi diyemeyiz, daha yapılacak çok operasyon var.

Kaşıkçı cinayeti

- (Kaşıkçı cinayeti) Belki bu 22 kişinin içinden hayatta  olmayanlar da olabilir, onu da söyleyeyim. Bazı duyumlarımız var, belki  bazılarını götürmüş de olabilirler, trafik kazası kurbanları falan da  olabilir.

"Yatırımlarımızla yolumuza devam ediyoruz"

-Biz ekonomide ayakları yere sağlam basan bir  ülkeyiz, hayali değiliz. Yatırımlarımızla yolumuza devam ediyoruz,  yatırımlarda durmak diye bir şey yok. Borsa İstanbul adeta pik yaptı, 100'ün  üzerinde... Bunlar önemli şeyler, demek ki dünya gidecek yer olarak Türkiye'yi  görüyor. 

-Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar  ihracatımız varken şu anda ihracatımız hamdolsun 168 milyar doların üzerine  çıktı.

-Bez torbanın kullanımı mevcudun yüzde  55-60'ına ulaştı. Niye? Herkes hakikati görüyor.

(Gıda fiyatları) Çarşı, pazar da 'markette fiyat böyle oldu,  benim fiyatım da böyle olsun' diyerek onlar da vatandaşımızı sömürmemeli

Yeni askerlik sistemi

-Nihai noktayı buna henüz Savunma  Bakanlığımız koymadı ama 3, 6, 9, 12 gibi bir düzenlemenin üzerinde  duruluyor. Kısa zamanda açıklarız.

 

Etiketler : Erdoğan