MedyaFaresi MedyaFaresi

CHP’li Tezcan: Milletvekillerini ayakçı durumuna düşürdünüz

Bakana Saray’da paralel bir bakan tayin edildiğini ifade eden Tezcan, “Sarayda her bakanın bir paraleli var. Bakanın da yetkisi yok. Yani tablo şudur değerli milletvekilleri. Vekil bakana ulaşamaz, nöbetçi bakan saraydaki paralelini aşamaz. Vekil bakana ulaşamaz, tablo bu” dedi.

Eklenme: 17 Aralık 2019 15:43 - Güncelleme: 17 Aralık 2019 16:04

 “Milletvekilleri nöbetçi bakanın kapısında kuyruk oluşturacak, kuyruk; hani domates, biber, patlıcan kuyruğu oluşturttunuz ya şimdi de bakanın kapısında milletvekili kuyruğu oluşturacaksınız, itibarlı parlamentodan anladığınız bu”.

Medyafaresi.com (Ankara)

TBMM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesinde CHP Grubu adına Aydın Milletvekili Bülent  Tezcan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yüklendiği konuşmasında iktidar sıralarına , “Parlamento güçlenecek, daha güçlü bir Parlamento olacak dediniz, milletvekillerini ayakçı durumuna düşürdünüz, milletvekillerini” dedi.  

İktidar milletvekillerinin de  bakana ulaşamamaktan şikayet ettiğini belirten Tezcan, “Nöbetçi bakanlık icat ettiniz nöbetçi çavuş, nöbetçi onbaşı gibi. Yani milletvekilleri nöbetçi bakanın kapısında kuyruk oluşturacak, kuyruk; hani domates, biber, patlıcan kuyruğu oluşturttunuz ya şimdi de bakanın kapısında milletvekili kuyruğu oluşturacaksınız, itibarlı parlamentodan anladığınız bu” diye konuştu.

Bakana Saray’da paralel bir bakan tayin edildiğini ifade eden Tezcan, “Sarayda her bakanın bir paraleli var. Bakanın da yetkisi yok. Yani tablo şudur değerli milletvekilleri.  Vekil bakana ulaşamaz, nöbetçi bakan saraydaki paralelini aşamaz. Vekil bakana ulaşamaz, tablo bu” dedi.

CHP’li Tezcan’ın konuşması şöyle.

CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) –  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyoruz; başka bir ifadeyle, sarayın bütçesini görüşüyoruz; başka bir ifadeyle, tek adam rejiminin bütçesini görüyoruz. Değerli milletvekilleri, şu saatten sonra bütün sözlerim sarayadır, hazıruna değil. Buradan söylediğim bütün sözlerin muhatabı saraydır. Diyorum ki: Saray bir bütçe teklifi hazırlamış, Millet Meclisinin onayını istiyor, bizim onayımızı istiyor. Yani aslında milletin onayını istiyor da ey saray erkânı, bu millet size niye güvensin? Bu millet size niye güvensin? Bakın, bu rejimi, tek adam rejimini kurarken anayasa değişikliğinde, çıktınız milletin önüne devletin bütün imkânları ve parasıyla "Kuvvetler ayrılığı olacak." dediniz; tek adam rejimi geldi. Ne kadar yetki varsa sarayda bir kişinin elinde topladınız, bir kişinin elinde. Ne dediniz? Çıktınız "Parlamento güçlenecek, daha güçlü bir Parlamento olacak." dediniz, milletvekillerini ayakçı durumuna düşürdünüz, milletvekillerini. Milletvekilleri, değil sadece biz, iktidar milletvekilleri dahi bakanlara ulaşamadığından şikâyetçi.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bu ayıbı gördünüz, sizin şikâyetiniz. Bu ayıbı gördüğünüz için, alakası olduğu için nöbetçi bakanlık icat ettiniz nöbetçi çavuş, nöbetçi onbaşı gibi. (CHP sıralarından alkışlar) Allah'tan… Nöbette uyuyacak olurlarsa vay hâline bu memleketin. Yani milletvekilleri nöbetçi bakanın kapısında kuyruk oluşturacak, kuyruk; hani domates, biber, patlıcan kuyruğu oluşturttunuz ya şimdi de bakanın kapısında milletvekili kuyruğu oluşturacaksınız, itibarlı parlamentodan anladığınız bu.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bakanların yetkisi var mı? E, yok. O bakana da sarayda bir paralel bakan tayin ettiniz, sarayda her bakanın bir paraleli var. Bakanın da yetkisi yok. Yani tablo şudur değerli milletvekilleri: Vekil bakana ulaşamaz, nöbetçi bakan saraydaki paralelini aşamaz. Vekil bakana ulaşamaz, tablo bu. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Ne dediniz arkadaşlar? Ne dedi, saray ne dedi kampanya döneminde? "Koalisyonlar bitecek." dedi. E daimî koalisyonlara muhtaç ettiniz memleketi, her seçim öncesi ittifak siyaseti zorunlu hâle geldi. Hani, bitti mi?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Erdoğan çıktı, hepiniz çıktınız, dediniz ki: Bu sistem başkanlık rejimi değil, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi." Erdoğan, daha mazbatayı aldığı gün, mazbatanın mürekkebi kurumadan gazetecilere dedi ki: "Bana bundan sonra artık 'Başkan' diyebilirsiniz." Hani, ne oldu? Millet başkanlık rejimine itibar etmeyecek, onu bildiğiniz için öyle söylüyordunuz, mazbatanın mürekkebi kurumadan "Bana 'Başkan' diyebilirsiniz." dediniz. Şimdi, soruyorum: Ya, bu millet size niye güvensin? Hangi dediğiniz birbirini tuttu, Allah'ınızı severseniz, niye güvensin? (CHP sıralarından alkışlar)

"Ekonomi uçacak." dediniz. Ne oldu? Dolar uçtu, dolar uçtu. 16 Nisan referandumunda dolar 3,73; 24 Haziran 2018'de 4,66; bugün 5,85; yüzde 50 artmış. "Faiz lobisinin belini kıracağız." dediniz, öyle değil mi? "Faiz lobisinin belini kıracağız." dediniz, memleketi tefeciye muhtaç ettiniz, memleketi tefeci cennetine çevirdiniz.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bakın, 2003 yılı ile 2019 yılları arasında devletin sadece içeride faize ödediği para 769 milyar lira. Dışarıda da daha bir felaket. Dışarıda faize ödenen para 173 milyar dolar. Düşünebiliyor musunuz ya, 173 milyar dolar.

 

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Yani doğmamış çocukların geleceğini Londra bankerlerine ipotek ettiniz, Londra bankerlerine ipotek ettiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Daha neyi söyleyelim? "Zamlar sona erecek." dediniz, doğal gazdan elektriğe yüzde 64'ten yüzde 70'e kadar yapılan zammı mı? Çiftçi toprağa muhtaç, toprak çiftçiye muhtaç. 2 Trakya büyüklüğündeki toprak ekilemez hâlde, 2 Trakya büyüklüğündeki toprak. Sivas'ın nüfusundan fazla vatandaş, çiftçi üretimi bırakmış; 651 bin çiftçi ekimi bırakmış, bırakmış. Memleket sanki İstiklal Harbi'ndeki, Balkan Harbi'ndeki gibi, toprak işleyecek adam arar duruma gelmiş. Memleketi on yedi yılda getirdiğiniz nokta bu. Hangisine inansın? Bu millet size niye güvensin kardeşim? 3600 ek göstergeden EYT'ye, işsizlikten yolsuzluğa, verdiğiniz hangi sözü tuttunuz? Bir dönün bakın bakalım.

Şimdi, "FETÖ'yle mücadele" dediniz, öyle mi? "FETÖ'yle mücadele" dediniz, FETÖ borsası kurdunuz. Limoncu FETÖ'cü, portakalcı FETÖ'cü, yumurtacı FETÖ'cü, FETÖ borsasından hisse senedi alabilecek parası olan milyarder turizmci muteber şahsiyet sizin nezdinizde. (CHP sıralarından alkışlar) Yarattığınız tablo bu, böyle bir Türkiye yarattınız.

Ha, bir de başka bir şey var: Sarayın avukatları da FETÖ borsasının spekülatörleri olmuşlar, bir borsa spekülasyonu doğmuş. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yani "Paralel devletle mücadele." dediniz, yeni paralel devletler, yeni cemaatler yarattınız. Adliye koridorlarına gidin, hastane koridorlarına gidin, Emniyet koridorlarına gidin, İçişleri Bakanlığı koridorlarına gidin, devletin koridorlarına gidin, her birini bir cemaat ya Hakyolcular ya Menzilciler ya bir başkası parsellemiş. Bu devleti parsel parsel yeni cemaatlere sattınız, getirdiğiniz tablo bu. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi "Millet bize güvensin." diyorsunuz. Ya, bu millet size niye güvensin? "Millî irade" dediniz, İstanbul'da kaybettiğiniz seçimde sandığı tekmelediniz ama Allah'tan millet döndü, 806 bin tane tekme attı size, ondan sonra anladınız ne olduğunu. (CHP sıralarından alkışlar)

"Darbelere karşıyız." dediniz, 20 Temmuz darbesini tezâhladınız. KHK cehennemi yarattınız Türkiye'de, KHK cehennemi. Demokrasiyi tabuta koyup son çiviyi üstüne çaktınız.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Hoş, zaten "Darbecileri yargılıyoruz." dediğiniz Kenan Evren'e de vazo hediye etmiştiniz zamanında, öyle de bir tıynetiniz, öyle de bir geçmişiniz var.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - 15 Temmuzda biz buradaydık. 15 Temmuzda şurada "Bugün tankların üzerine çıkma zamanıdır." diyen benim, ben. (CHP sıralarından alkışlar) Buradaki arkadaşlarımızla beraber "Tankın üstüne çıkma zamanıdır." diyen benim. Bırakın, 15 Temmuzu. 15 Temmuzun mirasını yiye yiye tüketemediniz, 15 Temmuz şehitlerinin parasıyla da doymadınız, 15 Temmuz şehitlerinin parasıyla da doymadınız. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) "Dünya lideriyim." dediniz, "Dünya lideriyim." dediniz, Trump'ın önünde esas duruşa geçtiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Kendi Cumhurbaşkanına hakaret etti diye kendi evlatlarınızın peşine hafiye taktınız, Trump'ın hakaretlerinin tamamını sineye çektiniz. 26 bin kişi hakkında soruşturma açıldı bir yıl içerisinde, ya, Abdülhamit istibdadında bile bu kadar hafiye yoktu. Yazıktır, ayıptır ya, ayıptır! (CHP sıralarından alkışlar)

 

Neyine güveneceğiz? Neyine güveneceğiz arkadaşlar, neyine güveneceğiz? Güvenecek bir şey bırakmadınız, düşün bu milletin yakasından, yapacağınız en hayırlı iş odur.