CHP'li Kuşoğlu: Kültüre 5.1 milyar lira, Diyanet’e 11,5 milyar lira bütçenin yarısından az

CHP Ankara Milletvekili, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Bülent Kuşoğlu, 2020 yılı için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ayrılan 5,1 milyarlık bütçenin, Diyanet İşleri Başkanlığı için ayrılan 11,5 milyarlık bütçenin yarısından da az kaldığını söyledi.

Eklenme: 09 Aralık 2019 15:22 - Güncelleme: 09 Aralık 2019 15:43

CHP’li Kuşoğlu, “Kültüre ayrılan pay çok azaldı”. HDP’li Paylan, “2020 yılı bütçesinde güvenlikçi politikalar için 160 milyar tl öngörüyor, bu dört kat artış demek. Bütçede hiçbir kalem bu beş yılda iki kattan fazla artmadı”

Hülya Karabağlı / Medyafaresi.com özel haber

CHP Ankara Milletvekili, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Bülent Kuşoğlu’nun verdiği bilgiye göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ayrılan 5. 1 milyar liralık bütçe yüzde 44 oranıyla Diyanet bütçesinin yarısından az olarak gerçekleşmiş oldu.

HDP Diyarbakır Milletvekili, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Garo Paylan,  2020 yılı bütçesinin güvenlikçi bir bütçe olduğunu belirterek, “5 yıl önce barışın ve demokrasinin konuşulduğu dönemde bütün güvenlik kalemlerinin toplamı 40 milyar tl iken 2020 yılı bütçesinde 160 milyar tl öngörüyor, bu dört kat artış demek” dedi.

CHP’li Bülent Kuşoğlu’nun, 12 günlük bütçe maratonu öncesinde Medya Faresi’ne değerlendirmeleri şöyle:

“Bütçe ilk kez trilyonu geçiyor”

Türkiye’nin 2020 bütçesi 1 trilyon 096 milyar liralık bütçesi var ilk kez trilyonu geçiyor. Belli bir oranda artırılarak geçen yıllardaki bütçe tekrarlanıyor. Yatırımlarda önemli bir artış yok.  Ayrılan pay azaldı.  Halka ayrılan sosyal yardımlarda pay oransal olarak azaldı.  Ödenecek borç faizi 140 milyar liraya çıktı.  Eğitim pay da oransal olarak düşüş var. Kültür bütçesi çok azaldı.

2002 yılında 130 milyar dolar olan toplam borç stoku, 2019 yılının ilk yarısı sonunda 3,4 kat artarak 447 milyar dolara çıkmıştır. Bu artış neticesinde, 2019 yılı ikinci yarı sonunda, dış borcun milli gelire oranı yüzde 61,9 ile rekor kırmıştır. Aynı zaman aralığında kamunun biriktirdiği dış borç 2,2 kat artmış ve 65 milyar dolardan 146 milyar dolara yükselmiştir.

 Son 17 yılda en çok dış borç biriktiren ise özel sektör olmuştur. Özel sektörün biriktirdiği dış borç son 17 yılda 6,8 kat artış göstermiş ve 2002’de 43 milyar yılında dolar iken 2019 yılının ilk yarısında 294 milyar dolara fırlamıştır. Özel sektörün biriktirdiği dış borcun %45 civarındaki bir bölümü bankalarındır.

Bankaların borcu demek ağırlıklı olarak hanehalklarının ve özel şirketlerin borcu demektir. Biriktirilen toplam dış borcun %55 civarındaki bir bölümü ise, özel şirketlerin bankaların aracılığı olmadan doğrudan kendi eliyle aldığı dış borçlardan oluşmaktadır. Son 17 yılda, Kamu Özel İşbirliği altında dış borç birikimi teşvik edilirken, Hazine garantili dış borç 2002’de 6,5 milyar civarı bir değerden, 2019 yılı ikinci yarıda yaklaşık 15 milyar dolara çıkmıştır.

“Kültür bütçesi  çok azaldı”

AKP’nin mimariden tiyatroya, sinemaya, edebiyata ve televizyon dizilerine/filmlerine uzanan geniş bir alanda kendi siyasi çizgisi üzerinden bir kültürel hegemonya mücadelesi içerisinde olduğu vurgulanmalıdır. Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurullarının işlevini azaltıcı ve üyelerinin atanma şeklini değiştirci hamleler de bu mücadele çerçevesinde değerlendirilmelidir.

AKP hükümetlerinin bu ve benzeri uygulamaları yaşam tarzı tartışmalarını alevlendirmekte, toplumun daha fazla ayrıştırılmasına sebep olmaktadır. Toplumun muhafazakarlaştırılması için harcanan bu çanalar rakamlara da yansımaktadır. 2020 yılı için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ayrılan 5,1 milyarlık bütçe, Diyanet İşleri Başkanlığı için ayrılan 11,5 milyarlık bütçenin yarısından da az kalmıştır.

HDP’li Paylan: Güvenlikçi bütçe

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan’ın, 2020 yılı bütçesi değerlendirmesi şöyle:  

5 yıl önce barışın ve demokrasinin konuşulduğu dönemde bütün güvenlik kalemlerinin toplamı 40 milyar tl iken 2020 yılı bütçesinde 160 milyar tl öngörüyor, bu dört kat artış demek. Bütçede hiçbir kalem bu beş yılda iki kattan fazla artmamıştır. Bu toplamda 100 milyar tl’nin güvenliğe ayrılması demek.

Yalnızca 100 milyarın 30 milyarı ile kaynak yok denilen Emeklilikte Yaşa Takılanların (EYT) sorununu çözebilirdik. Veya 100 milyar tl’nin 20 milyar lirası ile 200 bin öğretmen atayabilirdik,  20 milyar lirası ile bütün çiftçilerin desteklerini sağlayabilirdik geriye kalanla emekliye, memura ve işçiye  kaynak ayırabilirdik.

Maalesef tercih sadece güvenlik ve Saray ve Sarayın yandaşları olunca bütün bu alanlara  toplumsal taleplere kaynak yok deniliyor.  Kaynak var sorun tercihlerde.