MedyaFaresi MedyaFaresi

CHP’li Girgin: AKP’li yıllarda en az 1754 madenci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi

CHP Muğla Milletvekili, CHP Emek Bürosu Üyesi Süleyman Girgin ‘4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde İSİG Meclisi verilerine göre, AKP’li yıllarda en az 1754 madenci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini bildirdi.

Eklenme: 04 Aralık 2019 13:20 - Güncelleme: 04 Aralık 2019 13:23

- Maden işçileri üzerinde enformel bir bağımlılık zinciri oluşturan dayıbaşılık mekanizması lağvedilmelidir.

Medyafaresi.com (Ankara)

CHP Muğla Milletvekili,  CHP Emek Bürosu Üyesi Süleyman Girgin  ‘4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde İSİG Meclisi verilerine göre, AKP’li yıllarda en az 1754 madenci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini bildirdi.

Adalet arayışlarının sonuçsuz kalmasının acıları  katmerlerken bir yandan da yurttaşlık bilincine zarar verdiğini ifade eden Girgin, adalet arayışı mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.

 CHP’li Girgin, maden sahalarında, işçi sağlığını merkeze alan ve hemen hayata geçirilmesini istedikleri talepleri de şöyle sıraladı:

- İşçi sağlığı politikalarının hayata geçmesi için sendikal örgütlenme ilk ve en önemli şarttır. Türkiye madencilerinin mücadele tarihinden süzülen bir deyimle ifade edersek: “örgütlü işçi kazalanmaz.”

Maden işçilerinin örgütlenmesinin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.

- Maden işçileri üzerinde enformel bir bağımlılık zinciri oluşturan dayıbaşılık mekanizması lağvedilmelidir.

- Ton başına üretim sistemi üretim zorlaması politikasının pratik ayağıdır, Ton başına üretim sisteminden derhal vazgeçilmelidir.

- Kumanyalardan servislere, kıyafetlerden ekipmanlara bütün maden hayatı işçilerin talepleri baz alınarak işçi sağlığı önceliğiyle yeniden örgütlenmeli, bunun sermayenin sorumluğu olduğu her gün hatırlatılmalıdır.

- Taahhüt edilen ve onaylanan üretimin üstünde üretim yapılması durumunda şirket cezalandırılmalıdır.

- Halihazırda üretime devam eden bütün madenlerde, sunulan plan ve projelerle fiiliyattaki üretim sürecinin uygunluğu acilen denetlenmeli, bu denetimler demokratik kitle örgütlerine, işçi sendikalarına ve İSİG Meclisi’nden oluşan bir heyete açık gerçekleşmelidir.

- Bu heyet ile varolan işçi zeminleri/örgütlülükleri arasında etkin kanallar oluşturulmalı, bu kanallar vesilesiyle ocakların durumu konusunda alternatif bir takip mekanizması kurulmalı, işçi sağlığı eğitimleri aktif biçimde yapılmalıdır.

- Soma Katliamı sonrası uygulamaya konacağı söylenen yasal düzenlemeler hemen uygulamaya geçmeli, bütün maden mevzuatı dünya işçi sınıfının kazanımları gözetilerek yenilenmelidir.

- Devam eden Soma Davası’na yönelik siyasi müdahalelere son verilmelidir. Bu davayı sıradan bir ceza davası değil, Türkiye’de sermaye iktidar ortaklığının işçi sınıfını katleden politikalarının en acı sonucudur....

- İnsana  değil ranta ve talana yol açan sermaye ve  sorumluluk sahibi kamu kurum yetkilileri  de cezalandılmalıdır.