Abone Ol

#ChallengeAccepted neden İstanbul Sözleşmesine destek akımına döndü?

Başta Instagram ardından da Twitter olmak üzere son günlerde sosyal medyayı etkisi altına alan #ChallengeAccepted akımı İstanbul Sözleşmesi için destek kampanyasına dönüştü.

#ChallengeAccepted neden İstanbul Sözleşmesine destek akımına döndü?

Başta Instagram ardından da Twitter olmak üzere son günlerde sosyal medyayı etkisi altına alan #ChallengeAccepted akımı İstanbul Sözleşmesi için destek kampanyasına dönüştü.


Türkiye'de son yıllarda yükselen kadın cinayetleri ve kadına karşı şiddet vakaları ile beraber kadınların birbirine destek amacıyla yürüttüğü siyah-beyaz fotoğraf paylaşma akımı "İstanbul Sözleşmesi yaşatır" sloganının yaygınlaşmasına ön ayak oldu.

Yurt dışında da kadınların birbirlerine destek olması amacıyla yürütülen #ChallengeAccepted akımı, bir süre sonra yabancı ve ünlü isimlerin de İstanbul Sözleşmesi'ne destek vermesine vesile oldu.

Kadınların birbirlerini etiketleyerek, #İstanbulSözleşmesiYaşatır gibi sloganlarla yaptığı paylaşımlarda, "Birbirimizin yakasına takılan siyah beyaz fotoğraflar gibi olmak istemiyoruz" ifadesi kullanıldı.

Yurt dışında da kadınların 'Kadınlar kadınları destekliyor' etiketiyle yürütülen akım, bir sonra sonra yabancı isimlerin de Türkiye'deki kadın hareketine destek verdiği bir hale büründü.

Son olarak müzisyen Christina Aguilera ve oyuncu Jessica Biel, siyah beyaz fotoğraflarını paylaşarak Türkiye'deki kadınlara destek verdiklerini açıkladı.

Jessica Biel, paylaşımında Türkiye'deki kadınlara destek olduğunu söylerken, Christina Aguilera da "Kadına karşı şiddete her yerde dur diyelim" ifadesini kullandı.

Türkiye'den de Arzum Onan, Gülben Ergen, Gupse Özay, Hazal Kaya, Özge Özpirinçci, Seda Sayan ve Selin Şekerci gibi isimler bu akıma destek verdi.

Şimdiye kadar Instagram'da bu etiketle 4 milyonunun üzerinde paylaşım yapıldı.

Pınar Gültekin cinayeti ile akım güçlendi

Son olarak geçen hafta Muğla'da kaybolan 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in geçen hafta cansız bedeni bulunmuştu. Cinayet sonrası sosyal medyada kadın cinayetlerine ve kadına karşı şiddete tepki büyümüştü. Sosyal medyada çok sayıda tepki gösteren paylaşım yapılmış, çeşitli illerde protesto gösterileri düzenlenmiş, İzmir'deki eyleme ise müdahale edilmişti.

Haziran ayında 22 kadın cinayeti işlendi

Kadın Cinayetlerini Durduracağız platformu verilerine göre Haziran ayında 22 kadın cinayeti işlendi, 5 kadının şüpheli ölümünün kadın cinayeti olduğu ortaya çıktı, 23 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 27 kadından 11'inin neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 2'si ekonomik bahaneyle, 14'ü de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü.

Siyah-beyaz fotoğraflar nasıl İstanbul Sözleşmesi'ne destek oldu?
Kadın örgütleri, kadına karşı şiddet ve kadın cinayeti vakalarının önüne geçmek için İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasını talep ediyor.

Son aylarda ise hükümetin İstanbul Sözleşmesi'nden imzasını çekmeyi değerlendirdiği haberleri çıkmış, bunun üzerine kadın örgütleri tepki göstermişti.

#ChallengeAccepted akımı ile de Türkiye'de çok sayıda kadın, İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasını talep ederek, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" etiketini kullandı.

11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açıldığı için 'İstanbul Sözleşmesi' ismiyle anılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzalayan ve onaylayan ilk ülke Türkiye olmuştu.

Siyah beyaz fotoğraf paylaşmak ilk ne zaman başladı?
İngilizce "challenge" kelimesi "meydan okuma" anlamına geliyor.

Bugüne kadar sosyal medyada meydan okumayı içeren çok sayıda kampanya gerçekleştirilmişti.

Siyah beyaz fotoğraf paylaşma akımı ise ilk olarak 2016 yılında kansere karşı farkındalık yaratma amacıyla ortaya çıkmıştı.

Son iki haftadır ise dünya çapında kadınların birbirine destek verdiği, sosyal medyayı kadınların yararına bir platform haline çevirmeyi amaçlayan bir akım haline geldi.

Özellikle ABD'de de Demokrat Kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'e karşı Cumhuriyetçi Kongre üyesi Ted Yoho'nun cinsiyetçi hakarette bulunması bu akımın desteklenmesini sağladı.