MedyaFaresi MedyaFaresi

Cengiz müjde! Ben de saç ektiriyorum...

İzzet Çapa, Cengiz Semercioğlu ile yaşadığı polemiğin perde arkasını anlattı.

Eklenme: 25 Temmuz 2013 23:59 - Güncelleme: 09 Nisan 2016 18:28
İzzet Çapa, Cengiz Semercioğlu ile Ayşe Özyılmazel röportajı nedeniyle yaşadığı polemik nedeniyle bir yazı yazdı.

İşte o yazı;


Sonunda benim de kafaya saç ektirme vaktim geldi anlaşılan. Sevgili Cengiz (Semercioğlu) birkaç gündür başına nasıl saç ektirdiğini ballandıra ballandıra anlatıyor, neden erkeklerin bunu sakladığını anlamadığını da yazıyor. Tabii ki ektirecek, kafa onun kafası ne isterse yapar. Bir aralar ben de düşünmüştüm ama Cengiz'den sonra kesin kararımı verdim. Artık bu garip kulunuz da lepiska saçlı olacak... Yok yok, daha yakışıklı görünmek için falan değil; anladığım kadarıyla saç ektirmek, kafanın dışı kadar içini de değiştiriyormuş meğer, benim de biraz değişikliğe ihtiyacım var...  

Cengiz Semercioğlu ve İzzet Çapa arasındaki tartışma büyüyor!

Ondan sonra da garip bir şey yaptığım zaman kimse "ne kafası bu" diye soramayacak...

Efendim, olay aslında incir çekirdeğini doldurmayacak birkaç cümleden, incir ağacının kendisine dönüştü. Ayşe (Özyılmazel) ile bir röportaj yapmıştım geçtiğimiz Pazar Kelebek'te. Kızın yeni kitabı çıkmış, bu arada Ali Taran ile olan evliliğine dair birkaç cümle sarf etti... Bunun üzerine Cengiz Kardeşim köşesinde Ayşe'yi bu evliliği kullanarak kitabının reklamını yapmakla suçladı. Ben de Cengiz ile bu olaylar sırasında yaptığım eski bir röportajı kendi bloğumda yayınladım.... O günlerde Ayşe ile ilgili çok incitici yazılar yazmış araları bozulmuştu, aynı zamanda  Fatih Altaylı'yla da papazdı. Son bir soru sormuştum şöyle cevap vermişti;

- Ayşe'de de, Fatih Altaylı'da da bir hatan var kabul et...

- Ayşe'nin şarkıcılığıni beğenirim aslında. Ama ben asıl en çok Acun ile aramızın açılmasına üzülürüm.

- Peki senin bu huyuna, vicdanın ne diyor ?..

- Ayşe ve Fatih Altaylı olayına, keşke olmasaydı diyor tabii ki.

Bütün olay bu... İşte  'incir çekirdeği kıyameti' bundan sonra başladı, özellikle twitter üzerinden... Sevgili Cengiz beni şu cümlelerle topa tutmaya başladı;

"Kusura bakma ama yıllardır emek verdiğim gazeteciliği meslek dışında kimseyle tartışmam"

El cevap; Üç yılı aşkın bir süredir profesyonel olarak gazetecilik yapıyorum.  

Ayşe, Selma Desmond'un vefatında vicdan azabı çekti mi?!

Bu sürenin son sekiz ayını,  senin de künyesinde 'yönetici' sıfatıyla adının yazdığı Kelebek'te geçirdim. Peki meslek dışında dediğin adama neden bu kadar süre yazdırdın yönetici olduğun yerde?

Cengiz de bunun cevabı hazır tabii... "Biz Ajda Pekkan'a da, Armağan Çağlayan'a da yazdırıyoruz" Ben buna cevap bile veremiyorum, sadece 'Ayıp' diye geçiyorum.

Bir de harika tweet'i var ki tadından yenmez; "Ben kokteyl nasıl yapılır diye tartışıyor muyum..." diyor.  Neden tartışacaksın ki sevgili Cengiz, hiç bir dükkan sahibi ya da işletmeci kokteyl yapmayı bilmez. Kokteyli barmenler yapar ve bu bir sanattır, öğrenmende yarar var; onlara da mixolojist denir... Ben sana soruyor muyum 'Haldun Simavi gibi bozulan baskı makinesini kolları sıvayıp tamir edebiliyorsun musun?' diye...

Yazının devamını okumak için tıklayınız!