Abone Ol

Arınç ve Topbaş'ın damatlarının tahliyesine en ilginç yorum

Prof Dr. Baskın Oran, ‘FETÖ’den soruşturulan Topbaş ve Arınç’ın damatlarının tahliye edilmesini, “Parti içinde isyan çıkar diye siyasi ayak denilen şeye dokunmaya cesaret edemiyorlar” diye yorumladı.

Ak Parti'yi sarsan damat krizine en çarpıcı yorum

Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve üye şirketlerine yönelik yürütülen ‘FETÖ soruşturması’ kapsamında 8 Eylül 2016’da tutuklanmış, 4 Mayıs’ta ‘hastalıklarının telafisi mümkün olmayan durumlara sebebiyet verebileceği’ gerekçesiyle tahliye edildiği ortaya çıkmıştı.

Yine ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında 4 Haziran’da tutuklanan Arınç’ın damadı Ekrem Yeter, 9 Haziran’da ‘sabit ikametgahı olması’ sebebiyle tahliye edilmişti.

‘Bu durum böyle gitmeyecek’
Dihaber’e konuşan Oran, “Parti içinde isyan çıkar diye siyasi ayak denilen şeye dokunmaya cesaret edemiyorlar” dedi.

Durumun artık altından kalkılamayacak kadar ağırlaştığını belirten Oran, “Bu durum böyle gitmeyecek, bu sürdürülebilir bir iş değil. İki tane günah keçisi bulmuşlar. Biri Fethullah diğeri terör. Böyle götürmeye çalışıyorlar. Makina inliyor. ‘Çabalama kaptan ben gidemem’ diyor” dedi.

‘Bıçak kemiğe dayanmadı kıkırdakta herhalde’
“İnsanların bu duruma isyan etmeyecek mi” sorusuna cevap veren Oran, şunları söyledi: “Yahu edecek tabii, ama hem korkunç bir korku atmosferi var, hem de herhalde daha bıçak kemiğe dayanmadı, kıkırdakta herhalde. Bu sürdürebilir bir şey değil ki. Allah’ın öğretmenini, gazetecisini, şusunu busunu içeri atıyorsun, aç bırakıyorsun.”

‘Gazeteciler, HDP’liler sokakta mı yatıyor?’

Arınç’ın damadı Yeter’in ‘ikametgahı var’ diye tahliye edilmesine atıf yapan Oran şöyle devam etti: “Mesela Cumhuriyet Gazetesi çalışanları, gazeteciler, HDP’li milletvekilleri sokakta mı yatıyor, köprü altında mı yatıyor? Onların ikametgahları yok mu? HDP’de dışarıda milletvekili bırakmadılar yahu. On binlerce aile açlığa mahkum edilmiş durumda. İspatsız, delilsiz, hatta suçlamasız… Bu, her şeyden önce hangi dine ve hangi imana sığıyor, büyük merak konusudur.”