MedyaFaresi MedyaFaresi

Balyoz kararı Cemaat'i vurdu

Gülen Cemaati’ne yönelik polisin hazırladığı fezlekede Balyoz davası için Yargıtay’ın verdiği onama kararındaki ‘Cebir ve şiddet’ tanımına atıf yapıldı. Fezlekede, bu yapının ‘cebir ve şiddete elverişli’ olduğu iddia edildi.

Eklenme: 23 Şubat 2015 15:30 - Güncelleme: 16 Mart 2016 08:02

Al Jazeere'dan Selahattin Günday'ın haberine göre;

‘Selam Tehvid ’ soruşturma dosyasını yürüten polisler hakkındaki soruşturma dosyasındaki polis fezlekesinde ‘Fethullah Terör Örgütü’  olarak tanımlanan yapının ‘cebir ve şiddete elverişli’ olduğu iddia edildi. Buna gerekçe olarak da ‘Yargıtay tarafından onaylanan Balyoz kararı’ gösterildi.

Bin 700 sayfalık fezlekede Gülen Cemaati ‘Fethullah Terör Örgütü (FETÖ) / Paralel Devlet Yapılanması (PDY)’ olarak adlandırılıyor ve ‘cebir ve şiddete elverişliliği’ değerlendiriliyor.
Gülen Cemaati’nin de ‘manevi cebir’ kullandığını belirtilen fezlekede, Yargıtay’ın Balyoz davasındaki kararına atıflar var.

Yargıtay, Balyoz davası’ndan yargılanan askerlerle ilgili verdiği kararda ‘cebir ve şiddet tanımından her zaman fiziki kuvvet kullanımı anlaşılmaması gerektiğini,  elverişli olmak kaydıyla manevi nitelikteki bir cebirle de işlenebilecektir. Dolayısıyla cebir geniş anlamıyla kabul edilmelidir” vurgusu vardı.

Fezlekede bu ifadelere dayanılarak ‘Gülen Cemaati’nin de cebir ve şiddete elverişli olduğu’ ifade ediliyor:
“Yargıtay 9. Ceza dairesinin kararı incelendiği zaman cebir/şiddet unsurlarının hasıl olduğunu” belirtilen fezlekede, “Bu kararda her ne kadar silahlı kuvvetlerin hiyerarşik yapısından bahsedilmekte ise de adı geçen şüphelilerin Emniyet Teşkilatının yasal hiyerarşik yapısını kendi örgütsel amaçları doğrultusunda örgütsel hiyerarşiye dönüştürdükleri ve bu hiyerarşik sistemi kendi ideolojik yapısına ve güdümüne uygun şekilde kadrolaşarak sabote ettikleri görülmüştür.”

Yargıtay’ın cebir ve şiddet tanımı

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2013’te onayladığı Balyoz davasına ilişkin kararında ‘cebir ve şiddet tanımı’ şöyle:
“Amaç suça ilişkin maddede aranan cebir/şiddet, her durumda ve her aşamada dar anlamıyla maddi cebir, fiziki kuvvet kullanımı olarak anlaşılmamalıdır. Suç, elverişli olmak kaydıyla manevi nitelikteki bir cebirle de işlenebilecektir. Buradaki cebrin, suçun konusu, suçla korunan hukuki yarar da dikkate alındığında; hukuka aykırı iradede mevcut, cebirle ulaşılacak hukuka aykırı amaçlara cebir içeren zorlayıcı iradeyle yönelmiş ve gerektiğinde fiziki cebir kullanacağı, fiziki cebirle sürdürüleceği duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkmış hareketler olarak anlaşılması zorunludur. Dolayısıyla maddedeki cebir geniş anlamıyla kabul edilmelidir”