MedyaFaresi MedyaFaresi

Bahçeli ve Baykal 10 Kasım'daki açılıma neden karşı?

Hükümetin açılımı 10 Kasım'da Meclis'e getirme kararına Baykal ve Bahçeli tepki gösterdi

Eklenme: 05 Kasım 2009 15:11 - Güncelleme: 07 Nisan 2016 18:08

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "demokratikaçılımın" TBMM'ye 10 Kasım'da, Türk bayrağının yarıya indiği bir gündegelmesinde özel bir anlam olduğunu ileri sürerek, "Birisi bilerek bir şey mi imaetmeye çalışıyor? 'Atatürk artık aramızdan ayrıldı, şimdi biz bunları yapabilirizmi' demek istiyor?" dedi.

Baykal, partisinin TBMM Grubunda, 29 Ekim kutlamalarında, "demokratikaçılıma" yönelik tepkilerin ortaya konulduğunu, şehit ailelerin yürüyüşyaptığını, vatandaşların sokağa çıktığını söyledi.Demokratik hakkını kullananlara yönelik sergilenen tavrın, milletirencide ettiğini ifade eden Baykal, evladını şehit ettiği için tepkisini ortayakoyan vatandaşa PKK'lı, terörist, hain muamelesi yapılıp yapılmayacağını sordu.Baykal, şehit yakınlarına polis dayağının yakışmadığını dile getirerek,gazilere, şehit yakınlarına şükran borçlu olduklarını, saygı göstermelerigerektiğini söyledi.Deniz Baykal, "Şehitlerimizi, gazilerimizi, yakınlarını nasıl yoksayabileceğimizi, yaşadıkları tarihi yaşanmamış gibi kabul edebileceğimizi, bukonuda tam bir vurdumduymazlık içine girerek sergiledik. Bu da milletimizingönlünü kırdı, gönül tellerini kopardı" dedi.Baykal'ın bu sözlerini, grup toplantısını izleyen ve kalpak giyen birgrup gazi ayakta alkışladı.
Baykal konuşurken gözyaşlarını tutamadılar
 

'Geceyarısı yasasından sonra belge çıktı, tesadüf mü?'

Baykal, ihbarcıya seslendi: "Çık ortaya hesaplaşalım seninle. Bu arkadaş belgeyi 4.5 ay saklamış, sonra göndermiş. O gecikmeyi, o mektubu veren kişiyle hükümetin işbirliğiyle kanun çıkarmış olmasının işareti olarak düşünme anlayışı içindeyiz"

ANKARA- CHP lideri Deniz Baykal, dün partisinin grup toplantısında "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"nıyla ilgili gelişmelerin muhbir bir vatandaşın ithamı ile yön değiştirdiğini savunarak, Kürt açılımının, Atatürk'ün ölüm günü olan 10 Kasım'a TBMM gündemine gelecek olmasının "derin bir anlam" taşıyabileceğini söyledi. Baykal, öeztele şöyle konuştu:

 

NEDEN 10 KASIM?: Kürt açılımı 10 Kasım'da Meclis'e geliyor. Yani 29 Ekim'i veremedik. 10 Kasımı mı verelim? diyorlar. Kürt açılımının Atatürk'ün ölüm gününde getirilmiş olması derin bir anlam taşıyor. Eğer bu açılım TBMM'ye gelecek ise Türk Bayrağı'nın yarıya indiği bir gün getirilmiş olmasının da çok özel bir anlamı vardır. Neden 10 Kasım. Yoksa, Başbakan birilerine bir şeyleri yaptık diye belli bir tarihte söz mü verdi? Onun telaşı mıdır bu? Başbakan ABD'ye gitmeden Türkiye'de Meclis'e bir şeyler sunulacak mı?. Bunun telaşı içinde misiniz?

Tavrımız milim şaşmadı

GEREĞİ NEYSE YAPILSIN: İrtica ile Mücadele Eylem Planı ile ilgili geçen Haziran ayından bu yana ki tavrımız milim şaşmadı. Eğer o belge gerçekten doğru bir belge ise, bunu hazırlayanlar mutlaka ortaya çıkarılmalı, altında olan ve onun yanında işbirliği yapanların tümü ortada çıkarılmalı ve yargıda onlar hakkında gereken işlem derhal yapılmalıdır. Biz, silahlı kuvvetlerin içinde böyle cuntalaşmaları falan çok sakıncalı sayarız, bunları Türk Ordusu'na yakışmayan bir tablo olarak görürüz, bu tür çalışmaları bizim hiçbir şekilde mazur görmemiz mümkün değildir. Gereği neyse derhal yapılamalıdır. Eğer bu çalışmayı yapanlar emir kumanda zinciri içinde yapmışlarsa, altında imzası olanın yanı sıra, arkasında daha farklı insanlar varsa onlar için de gereğinin yapılması gerekiyor. Eğer bu çalışmayı yapanlar emir kumanda zinciri içinde değil de, sadece bir albayın ve kendi etrafındaki arkadaşlarının çalışması varsa, onların orada çalışmasına göz yumanlar da en azından çıkıp bir özür dilemelidir.

GEL KARDEŞİM MAHKEMEDE TANIK OL: Kısa bir süre önce İstanbul'daki savcılığa "orijinal ıslak imzalı belgenin aslı" ile birlikte bir ihbar mektubu sunuldu. Belgeyi sunan kişi, o belgenin etrafındakileri de anlatıyor ve ayrıca bir ek belgeyi daha mektubun içine koyarak gönderiyor. Böylelikle bu konunun niteliği değişiyor. Bu belge çıkınca baktım olay, eldeki bir belgenin incelenmesi ve hukuk dışı örgütlenmeleri araştırma konusu olmaktan çıkmış, bu belgeyi sunduğu iddia edilen kişinin, kapsamlı bir siyasi ithamnamesine dönüşmüştür. Sadece belge değil, şu şu şu suçları işlemiştir diye bir ithamname. Bu 4.5 ayda ne oldu? Aniden geldiği gibi gece yarısında bir yasa çıkarıldı. Ne zaman çıkıyor o belgenin bulunduğu tarihten daha sonra çıkıyor. Bu mektuba baktığımız zaman ne görüyoruz. Bu iş Genelkurmay Başkanı'nın bilgisi dahilindedir, 1. Ordu Komutanı talimat vermiştir. Yani savcının yapması gerekeni karara bağlıyor. Olay birden bire albay örgütlenmesi olmaktan çıktı, Genelkurmay Başkanı düzeyine neyle geldi? Belgeyle mi geldi? Savcının incelemesiyle mi geldi? Hayır muhbir vatandaşın ithamıyla. Kardeşim sen bilgi sahibiysen, ver o belgeyi, mahkemede tanık ol.

Muhbir CHP'yi de dahil etmiş

ÖNCE ANLAYIŞLA İZLEDİM: Muhbir vatandaş bunların yanı sıra CHP'yi de sürecin içine dahil etti. CHP, silahlı kuvvetlere büyük saygı duyar.12 Mart'a karşı çıkarak biz yeni bir siyasi oluşumu Ecevit etrafında gerçekleştirdik. 12 Eylül'de CHP olarak kapatıldık. Sürgünlere gönderildik. Ondan sonraki dönemlerde demokrasi mücadelemizi hep birlikte götürdük. Daha sonra silahlı kuvvetlerimizin takındığı tavırları sorgulamış bir siyasi partiyiz.

TESADÜF MÜ?: Önce çık ortaya da seni görelim. Çık ortaya da bir hesaplaşalım seninle. İhbar mektubunu almış imza yok. Nerede şeffaflık nerede demokrasi, nerede insan hakları. Çık ortaya iddianı koy, mahkemede hesaplaşalım seninle, ispatla bakalım iddialarını. Bu arkadaş belgeyi 4,5 ay saklamış, daha sonra göndermiş. Biz o gecikmeyi, o mektubu veren kişiyle hükümetin işbirliğiyle kanun çıkarmış olmasını, birlikte çalışma olmasının işareti olarak düşünme anlayışı içindeyiz. Kanunun çıkması tesadüf mü? Kanun çıktıktan sonra belgenin ortaya çıkması tesadüf mü? Bu büyük olayı Türkiye'nin önüne ne getirdi? Adli Tıp'ta 3 kişi, benzerlik ifade eden formülle, bu mümkün olabilir demiş. Kim demiş, İstanbul'daki Adli Kurum. Peki bu kişiler kim bunlar? Ne zaman gelmiş oraya? Kimisi 10 gün, kimisi 1 ay diyor. Pek bunlar grafolog mu? Doktor. Peki bu insanlar Adli Tıp'ta böyle durumlar karşısında, 3 kişi olarak toplanıp karar mı alırlar? Yoksa tesadüflerin şekillendirdiği bir kadro mu yapar? Bunlara dikkat edilmiş mi? Edilmemiş. 3 kişi karar vermiş. Verilen hüküm, nihai hüküm bile değil. Şimdi Türkiye'de kıyamet kopuyor.

IRAK NEDEN ERTELENDİ?: Baykal, grup toplantısından sonra gazetecilerin Irak'a yapacağı gezinin iptal edilmesinin nedenini sorması üzerine, "Salı günü demokratik açılımın Meclise getirileceğini" söyledi. Görüşmelerde söz alıp almayacağına ilişkin soruya Baykal, "Daha gündeme ne gelecek bilmiyoruz. Söylesinler, dinleyelim. Arkadaşlarım, ben ne gerekiyorsa elbette yapacak" karşılığını verdi.

Baykal'ı gaziler dinledi bazı vatandaşlar ağladı

Baykal'ın konuşma yaptığı CHP grup toplantısına gaziler ve şehit yakınları da katıldı. Baykal'ın açılım ile ilgili konuşması sırasında bazı şehit yakınları ellerinde bulunan resimleri göstererek Türk bayrakları açtı. Baykal'ın dağdan inişler ve şehit yakınlarının polis tarafından tartaklanmasına yönelik eleştirileri sırasında gaziler ayakta alkışladı.