MedyaFaresi MedyaFaresi

Bahçeli: Erken seçimin sebebi Erdoğan

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklamalarda bulundu.  

Eklenme: 25 Ağustos 2015 16:01 - Güncelleme: 28 Mart 2016 23:10

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:    

Türkiye namlunun ucunda seçim yapacaktır. Partimizin tüm kadroları bozguncuların oyunlarını, işbirlikçilerin senaryolarını bozmaya muhtedirdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün akşam dört saati aşkın görüşmeden sonra 7 haziran genel seçimlerini yenileme kararı almıştır. Erdoğan en sonunda muradına ermiştir. Söz konusu karar Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bundan sonraki uygulamalar Anayasa’nın 114’üncü maddesiyle gerçekleşecektir. Erdoğan 7 Haziran sonuçlarını hiçbir zaman hazmedememiştir. Her fırsatta koalisyonu kötülemiştir. Her zemin ve ortamda siyasi partilere parmak sallamıştır. 7 Haziran genel seçiminin yenilenmesinin yegane sorumlusu, asıl suçlusu öncelikle RECEP TAYYİP ERDOĞAN’dır. Bunu bilmek lazımdır.

7 haziran’ın üzerinden bir hafta bile geçmeden, türkiye’yi hükümetsiz bırakanlar ne tarihe ne de milletimize bunun hesabını veremezler diyen Erdoğan’dır. Bu sözlerin hemen akabinde tehdit yollu mesaj göndererek, “hükümeti kuramazlarsa sandığa gidilir. Bu erken değil tekrar seçim olur” diyen Erdoğan’dır. Siyasi partilerimiz üzerine düşen yapmazlarsa çözüm yine milletimizdir sözleriyle gizli niyetini ele veren Erdoğan’dır.

Erdoğan seçim hatırlatmasını ısrarla sürdürmüştür. Davutoğlu’na hükümet kurma görevi tevdi edilmeden altı gün önce, çözüm mercii yine milletimizin ta kendisidir ifadeleri Erdoğan’a aittir.

Erdoğan’ın şu sözleri çelişki olması şöyle dursun bizati geçmiş AKP’li iktidar yıllarının foyasını ortaya koyan ibretlik bir itiraftır “Bugün Türkiye’nin geçmişini tartışan değil , geleceğin inşası konusunda koalisyon hükümetine ihtiyaç var” Bu sözler Erdoğan’ı yalanlayan, örtülemez çarpıklıkları gözler  önüne seren acı bir beyandır. Başbakan olduğu dönemde geçmişle uğraşan, tarihimize kara çalan Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değildir. 

Davutoğlu bile boşa kürek çekmiş, türkiye’yi seçim limanına yanaştırmakla talimatlandırılmıştır. Davutoğlu, CHP’ye koalisyon kurma teklifini dahi götürmemiştir. Türk milleti 32 gün boyunca kandırılmıştır. Anayasa’da ön görülen 45 günlük süre sarayın gözetiminde israf edilmiştir. Terör yine azmıştır. Aralarında asker polis ve korucularımızın yer aldığı 62 vatandaşımız şehit düşmüştür.  Suruç katliamında 32 kişi hayatını kaybetmiştir. Canlı bomba saldırısının ardından Türkiye kaosa sürüklenmiştir. Ortadoğu’nun ateşi vatan toprağına düşmüştür. 

Koalisyon kurulmasıyla ilgili süreç işlerken hain saldırıların yoğunlaşması, peş peşe sözde özerklik ilanları titizlikle yorumlanmalıdır. Erdoğan Rize’de sistem fiilen değişmiştir derken, PKK doğu’da fiili durum yaratmakla meşgul olmuştur. Şehit aileleri feryat ederken gözyaşı sel olan annelere babalara AKP’liler istismar suçlamasıyla çamur atmıştır.

Yarbay Mehmet Alkan, şehit edilen kardeşi Ali Alkan’ın tabutuna sarılıp tepkisini gösterirken, saray yönlendirmeli AKP troller iftira yarışına girmiştir. Erdoğan şehit cenazesinde elini tabutun üzerine koyup “ne mutlu şehit anaları” nutkunu atarken mesele olmamıştır da, bir yarbayımız şerefsizlerin gözüne batmıştır. İşte AKP’nin yenilmiş Türkiyesi.  Şehide kelle diyen ahlaksızlar, PKK’yı başımıza çıkaran hainler, öcalan’a özgürlük sözü veren siyasi çürümüşler, şimdi de şehit yakınlarını hedef almışlardır.

Dövizin fren tutmadığı, faizlerin yükseldiği bir dönemde AKP ülkeyi seçime sokmuştur. AKP seçim için yatırım yapmıştır. PKK askerimize polisimize kurşun sıkarken, Erdoğan vesayeti altındaki Davutoğlu seçimin alt yapısını kurgulamışlardır. Biz haram paraların villalarda sıfırlandığını duyduk da vatan sevgilerine sünger çekenleri yeni işitiyoruz. AKP yönetimi Türkiye’nin bahtını kapatan şer ittifakıdır. AKP yönetimi oyundur, tertiptir, tahriktir.

Bu aziz ülkenin AKP’den kurtulması da haktır. Yoksa iç savaş kapımızdadır, bölünme dibimizdedir. Kardeşin kardeşe silah doğrultması an meselesidir. Erdoğan her şeyi oldu bittiye getirmiştir.  Cumhurbaşkanı’nın görevleri arasında seçim tarihini tayin yetkisi görülmemektedir. Peki Erdoğan bu cesareti nereden alabilmektedir? Davutoğlu ise görevlendirilecek bakanlar hakkında spekülasyon yapmaktadır.

Anayasa’da parti grupları ifade varken, bakan seçiminde doğrudan doğruya milletvekillerinin muhatap olduğunu neye dayanarak ileri sürmektedir? Bu dayatma nereye kadar sürecektir? Devletin egemenlik hakları ne zamandır 17-25 Erdoğan’ın pervasızlığına emanet edilmiştir? Türk milleti AKP’ye oy veren vatandaşların, tehlikenin farkında değil midir? Erdoğan iktidarı paylaşmamak amacıyla bir kez daha seçim demiştir.

Erdoğan pisliklerin hesabı sorulmaması için Davutoğlu’yla seçimi işbirliği yapmıştır. Bunun neresine demokrasi diyeceğiz? Beş gün içinde seçim hükümetinin kurulması anayasa’nın 114’ncü maddesindedir. AKP ile HDP’nin hasreti sonunda bitecektir. Kandil dönmelileri, maskeli PKK’lılar yönetecektir. Artık PKK’nın hükümete girmesine sayılı günleri kalmıştır. Koalisyon kurdurmayan Erdoğan HDP’ye kapı aralamıştır.

Biz başından beri AKP  ile HDP’nin gerçek niyetlerinin anlaşıbilmesi için hükümet kurmaları gerektiğini söyledik. Bu olmazsa, AKP CHP koalisyonu konusunda ısrarcı olduk.