MedyaFaresi MedyaFaresi

Aykut Küçükkaya: Arkadaşlarımız 1 gün bile hapis yatmamalıydı

Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya, Halk TV'de Enver Aysever'in programına katıldı. Küçükkaya, programda önemli açıklamalarda bulundu.

Eklenme: 16 Eylül 2018 13:03 - Güncelleme: 16 Eylül 2018 13:06

Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Aykut Küçükkaya, "Silivri'de arkadaşlarımızın 1 gün bile hapis yatmaması lazımdı" dedi. 

Cumhuriyet gazetesinin sahibi konumundaki Cumhuriyet Vakfı’nın, yönetim değişikliği sonucunu yaratan toplantısı yapıldı. Vakfın başkanlığına Alev Coşkun'un getirildiği toplantıda yaklaşık 2 yıldır Murat Sabuncu'nun yürüttüğü genel yayın yönetmenliği görevine de haber koordinatörü şefi Aykut Küçükkaya'nın atanmasına karar verilmişti.

Küçükkaya'nın konuşmasından satırbaşları şöyle: 

-Cumhuriyet okurlarının istemediği bir gazete malesef satmıyor.

-AKP iktidarındaki yolsuzlukları yazan gazeteci sıralaması yapılsa birinci sıraya ben otururum.

-Böyle bir ispiyonculuk kesinlikle yok. Cumhuriyet Gazetesi'nin içinde yaşananları 4 yıldır hiç paylaşmadık. Cumhuriyet'in yayın politikası Cumhuriyet'in 5. katında tartışılır. 12 tane üye tarafından tartışılır. 

- Cumhuriyet davası ile vakıf davası ayrı bir süreç. Bu kurumun içerisinde çalışanların büyük çoğunluğu Cumhuriyet Vakfı'nın toplantısında usulsüzlük yapıldığına inanıyor. Böyle bir ortamda yeni gelen ekibin başarılı olma şansı yoktu.

"Cumhuriyet Gazetesi'nde bir tek kişi dahi çıkarılmamıştır"
- Biz bu algı operasyonu sırasında Cumhuriyet Gazetesi'nin çalışanları olarak susmayı tercih ettik. 10 gündür hiçbir suçlamaya yanıt bile vermedim.

-Silivri'de arkadaşlarımızın 1 gün bile hapis yatmaması lazımdı. Cumhuriyet davası ile vakıf davası ayrı bir süreç

-4-5 yıllık bir tartışma sonucu ortaya çıkmış bir bildiridir. Biz arkadaşlarımızın cezaevi sürecinin, AKP iktidarı karşısında yaşadığı hukuksuzluğun tanığıyız. Fakat başka şeylerin de tanığıyız. Arkadaşlarımızın yaptığı en büyük iki hata vardır.

-Atatürk'le ilgili dikkatli yayın yaparız. Bizim kırmızı çizgimizdir. Bu önemli çizgiyi her zaman sağlamak zorundayız.

-Yeni ekip geldikten sonra Cumhuriyet Gazetesi sanki Kürtlerin sorunlarını hiç yazmamış gibi bir algı oluştu. İlhan Selçuk gibi bir insanın demokrasiyle ilgili bir hata olduğu zaman Cumhuriyet Gazetesi'ne girememe gibi bir ihtimali olabilir mi? Uğur Mumcu gibi bir kalem yetişti Cumhuriyet Gazetesi'nde. İlkeleri uğruna 6 tane yazarını kaybetmiş bir gazete. Bu gazetenin genleriyle oynamazsınız. Genleriyle oynayamazsınız bu gazetenin.

-TÜRGEV'i, Deniz Feneri yolsuzluğunu ortaya çıkaran gazeteci benim. Zaten bunları çıkardığım için Türkiye'nin en büyük gazetecilik ödüllerini kazandım.

-Kati Piri bundan sonra Cumhuriyet okusun. Hakikatle ilgili en ufak bir sapma olmayacak. Muhabirlerimiz ve editörlerimiz onlar Türkiye'nin en saygın, en güvenilir gazetesini yapacak.

-Cumhuriyet Gazetesi'nde bir tek kişi dahi çıkarılmamıştır.

Onuncu gün itibariyle bir kişi çıkarmadım gazeteden. Bir tek kişi işten kovulmamıştır.

-Benim kovduğum söylenen isimlerle ilgili bir gün öncesinde şirketle karşılıklı fesih sözleşmesi imzalanmış hepsinde 7 Eylül tarihi var.

-Şirketin başında Orhan Erinç, Aydın Engin, Arif Kızılyalın var. İşten çıkaran iki isim var. Arif Kızılyalın imzasını kullanmamış

-Ben görevi devraldığım sırada ne yazı işleri müdürü ne sorumlu yazı işleri müdürü yoktu.

-8 arkadaşımız 2 milyon TL tazminat istiyor Cumhuriyet'ten.

-10 gündür Genel Yayın Yönetmeni'yim bir kişinin bile iş akdine söz vermedim. 

-Ben TGS iş yeri temsilcisiyim. 21 yıllık sendika üyesiyim. Bütün çalışanlarımın hakkını savunmak için yıllardır mücadele veriyorum.

"Arkadaşlarımızın maaşlarını elbette ödeyeceğiz"
- Cumhuriyet Gazetesi'nde 25 yıldır çalışıyorum. Kimsenin bir kuruşu kalmamıştır. Bu arkadaşlarımızın da bir kuruşu kalmayacaktır. Bu da Aykut Küçükkaya'nın bir sözüdür.

-Gazetenin şu anda yüzde 90'ının maaşlarını düşünüyorum. Arkadaşlarımızın maaşlarını tabii ki ödeyeceğiz. Tirajımızı her gün, her ay arttıracağız.

-Çiğdem Toker'le veda yazısını yazmadan önce görüştüm. Kal dedim. Yazılarınızı büyük bir gururla manşete çekeyim dedim. Tercihini vedadan yana kullandı saygı duyuyorum. Kadri Gürsel'le de görüştük. Cumhuriyet ekolünü bilen birisidir. Başarılar diledi. O da ayrılmayı tercih etti. Gazeteyi gördükçe, yeni gelenleri gördükçe geri döneceklerine inanıyorum. İlhan Selçuk 'büyük gazetelerden birileri fikirleri dolayısıyla atılırsa onlara kucak açın' derdi. Ben bu ilkeyi yaşatmaya çalışacağım.

-Özgür Mumcu ile yarım saat süren bir görüşme yaptım. Çok değer verdiğimiz bir isim. Cumhuriyet dendiği zaman Uğur Mumcu bizim kutsalımız. Özgür gazeteyi izle benim kötü bir gazete yapabileceğimi inanıyorsan ayrıl. Özgür Mumcu gazeteyi izleyecek ve yakın zamanda okurlarıyla buluşacak.

-Özdemir İnce Cumhuriyet'te yazacak. 1 hafta içinde 20 yazarımızı Cumhuriyet'le buluşturacağız. Her hafta 5 tanesini açıklayacağız.

-Genç yazarlarımız, kadın yazarlarımız olmalı. Yazgülü Aldoğan Cumhuriyet'te yazacak.

-Ekim ayında Pazar ekimiz geliyor. Turhan Günay devam ediyor. Kitap ekimiz devam ediyor. 15-20 kişilik ekibin dışarıdan gelerek ek çıkarmasını doğru bulmuyorum. Kendi yazarlarımızın, editör ve muhabirlerimizin çok önemli yaptığı işler var.

Öner Yağcı Cumhuriyet'te
-Bilim Teknik eki Orhan Bursalı ağabeyimizin müthiş katkılarıyla ortaya çıkan bir ekti. Şirket yönetimi bize maliyetle ilgili bir rapor hazırlayacak. Gazete maliyeti çok arttı ama bir kaç sayfa ayırabiliriz. Daha sonra Orhan ağabeyimiz belki Cumhuriyet'in efsanesini geri döndürmek ister.

-Kültür ve sanat dünyamızın sevilen ismi Öner Yağcı da Cumhuriyet'te yazacak.

-Bir, Atatürk. Gazetenin kuruluşunda adı var. İsmini vermiş parasını vermiş. İki, laiklik ilkesi. Bu ülkenin çimentosudur. Bu çimentodan bir gram taviz veremem. Üç, Cumhuriyet Gazetesi'nde kimseye nefret dili kullandırmam. 

Cumhuriyet dünyanın en özel gazetesi. Yabancı gazeteciler geldiği zaman kuruluşunu anlatıyorum. Bu gazetenin yörüngesini, genlerini değiştiremezsiniz. İsterseniz 10-20 tane 'yetmez ama evetçi' getirin yine değiştiremezsiniz. Okur kabul etmiyor. Çalışan kabul etmiyor."