MedyaFaresi MedyaFaresi

Antalyaspor'da tecavüz marşı davası

Antalyaspor'un geçen yıl Fenerbahçe'yi sahasında 4- 2 yendiği maçta çalınan ve internette 'tecavüz marşı' olarak adlandırılan 'The End' şarkısı nedeniyle, tesislerden sorumlu bir Antalyaspor yöneticisi ile bir sesçi hakkında dava açıldı.

Eklenme: 21 Ocak 2017 18:40 - Güncelleme: 22 Ocak 2017 00:08

Antalya'da 5 Şubat 2016'da oynanan ve Antalyaspor'un Fenerbahçe'yi 4- 2 yendiği maçın bitiminde statta, Yeşilçam filmlerinde Nuri Alço'nun canlandırdığı karakterlerin tecavüz sahnelerinde kullanıldığı için, özellikle internet ortamında 'tecavüz marşı' olarak isimlendirilen John Carpenter'a ait 'The End' şarkısı çalındı. Konunun basında yer alması üzerine Antalya Kadın Dayanışma Merkezi ve Dayanışma Derneği ile İstanbul merkezli Cinsel Suçla Şiddetle Mücadele Derneği, olaya tepki göstererek, Antalyaspor Kulübü hakkında suç duyurusunda bulundu.

8 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Antalya Spor Suçları Soruşturma Bürosu'nun da müdahil olduğu konuyla ilgili soruşturma başlatan Antlaya Cumhuriyet Savcılığı, hazırladığı iddianamede söz konusu şarkıyı çalmaktan sorumlu tutulan bir yönetici ve ses görevlisi hakkında 'Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama', 'suç işlemeye tahrik' ve 'suçu ve suçluyu övme' suçlarından 1,5 yıldan 8 yıla kadar hapsi istemiyle dava açtı.
"MARŞ SES DÜZENEĞİ KAYITLARINDA VAR"
Davacılar vekili ve Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu üyesi avukat Aylin Onursev, dava dilekçesinde maçta çalınan marşla 'tecavüz suçunu övme ve suç işlemeye tahrik', 'kadınların cinsiyet olarak aşağılanması' ve 'hakaret içeren tezahürat' suçlarının işlendiğini savundu.
Antalyaspor'un kulüp olarak, gol sevincini 'kutlamak' için neşeli bir eylem değil, kadınlara yönelik şiddet içeren 'tecavüz' gibi bir suçu düşündüren marş çaldığını kaydeden Aylin Onursev, söz konusu marşın, stattaki ses düzeneği kayıtlarında bulundurulduğunu kaydetti. Bu durumun marşın önceden satın alındığının göstergesi olduğunu vurgulayan Onursev, şunları söyledi:
"Marş indirilmiş ve çalınmasına yönelik bir hazırlık yapılmıştır. Konusu suç teşkil eden bir hareket, müzik eşliğinde övülmüş, bunu dinleyenler suçu işlemeye tahrik edilmiş ve dahası bu onbinlerce kişinin bulunduğu bir ortamda, aleni şekilde gerçekleştirilmiştir. Nitekim olay tüm ülkede duyulmuş, konuşulmuş ve hatta kulüp 'özür' olmayan bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır. Antalyaspor'un amigoluğunu uzun yıllar 'Tecavüzcü Coşkun' olarak bilinen Coşkun Göğen'in yapmış olması, kulüp yönetiminde tecavüze yönelik bir onay ve sahiplenme bulunduğunu göstermektedir."
"YENİLEN TAKIM TIPKI 'KADIN GİBİ' TECAVÜZÜ 'HAK ETMİŞTİR"
Yaşanan olayın, futbol camiasında rakip takımı küçük düşürmek için kadına benzetmek, erkekleri üstün, kadınları aşağı ve zayıf cins olarak gören cinsiyetçi bakış açısının ürünü olduğunu kaydeden Aylin Onursev, "Ancak burada söz konusu cinsiyetçi kalıp kullanılarak, rakip takım sadece 'beğenilmeyen ve güçsüz' olarak değil, kadına karşı şiddetin en aşırı örneklerinden biri ve şiddet içeren bir suç olan tecavüzü 'hak eder' nitelikte yansıtılmaktadır. Dahası, böylece kadın olarak kurgulanan Fenerbahçe mağlup olurken, erkek olarak kurgulanan Antalyaspor ona tecavüz ederek galip gelmiştir. Zira bu anlayışta yenilgi tecavüz ile eş değerdir, yenilen takım tıpkı 'kadın gibi' tecavüzü 'hak etmiştir'. Bu, kadınların saldırıya ve tecavüze açık gösterilerek alenen aşağılanmasıdır" dedi.
"KADINA HAKARET"
Aylin Onursev, ev sahibi kulüp yöneticilerinin, spor alanının iç güvenliğini sağlamakla görevli olmasına rağmen, kadına yönelik ağır bir şiddeti, taciz ve tecavüzü bu marşı çaldırarak desteklediğini, taraftarlarına desteklettirme suçunu işlediğini iddia etti.
Onursev, yaşanan olayın her anlamda tüm kadınlara hakaret içerdiğini, rencide ettiğini ifade etti.
Davanın ilk duruşması Antalya 9'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde 4 Nisan'da yapılacak.