MedyaFaresi MedyaFaresi

Ali Bayramoğlu'ndan çözüm süreci ve referandum iddiası

Ali Bayramoğlu "Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı IKBY’deki referandum engellenebilirdi" diye konuştu.

Eklenme: 29 Eylül 2017 22:12 - Güncelleme: 29 Eylül 2017 22:15

Yazar ve akademisyen Ali Bayramoğlu, “Çözüm Süreci başarıya ulaşsaydı IKBY’deki referandum engellenebilirdi” dedi. Bayramoğlu, iktidarın iç politikaya yönelik "babalanmaları"yla dış politika yürütmenin kolay olmadığını ifade etti.

RS FM‘de Yavuz Oğhan’ın 'Bidebunudinle' programına konuk olan Bayramoğlu, "Çözüm Süreci başarıya ulaşsaydı, farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin önünde çok kuvvetli bir demokratik model olurdu" dedi.

25 Eylül’de IKYB'de yapılan bağımsızlık referandumunda ‘evet’ çıktı.

Bayramoğlu, Kürtlerin 100 yıllık bir süreden sonra kendi kaderleri ve tarihlerini yazma yolunda ilerlediklerine dikkat çekerek, bu ilerlemenin Türkiye ve İran’ı tedirgin ettiğine değindi.

"Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra yeni bir siyasi blokun oluştuğunu" ifade eden Bayramoğlu, “15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de yeni bir siyasi blok oluşuyor. TSK içindeki ulusalcı – Kemalist kanadın, MHP’nin, AK Parti’nin ve kısmen CHP’nin içinde bulunduğu blok, tarihsel bir endişe ve ideolojik bir korku yaşıyor” dedi.

“Çözüm süreci başarıya ulaşsaydı..."

Bayramoğlu, Barzani’nin bağımsızlık politikasının engellenmesindeki anahtarın, Türkiye’deki Çözüm Süreci olduğunu belirtek, şunları söyledi:

“Çözüm Süreci başarıya ulaşsaydı, farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin önünde çok kuvvetli bir demokratik model olurdu. Bir ayrışma modeli değil bir entegrasyon modeli ortaya çıkardı. Bir arada yaşama imkanını ortaya koyan bir model oluşurdu. Ancak Kürtler, bugüne kadar imkânı elde edemediler. Barzani’nin bağımsızlık hareketine girişmesi bile, bu bir arada yaşama politikasıyla engellenebilirdi.”

“Barzani'den korkacak ne var?”

“Barzani’den bu kadar korkacak ne var?” diyen Bayramoğlu, Türkiye’nin bir öngörü krizi içinde olduğunu önünde duran seçenekleri de şöyle sıraladı:

“Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun adı bir ‘öngörü krizi’dir. Türkiye, aşırı özgüvenden, özgüvensizliğe geçiş yaşıyor. Aşırı özgüven zaten özgüvensizliğin göstergesidir. Barzani’den bu kadar korkacak ne var? Türkiye, Barzani’yi tanıyarak, bağımsızlığına destek vererek, bu sert pozisyonu almadan bir politika izleyemez miydi? Kürtler arasındaki farklılıklardan kendi dilini inşaa edemez miydi? Bunlar önümüzde duran seçenekler ama Türkiye bunların hiçbirini yapmadı.”

“İçerideki babalanmalarla dış politika yürütmek kolay değil”

Türkiye’nin ABD ve İran’ın tepkilerinin ardından sesini çıkardığına da değinen Bayramoğlu’nun sözleri şöyle:

“İçerideki babalanmalarla, popülist yüksek seslerle dış politika yürütmek çok kolay değildir. Biz ABD de değiliz, Rusya da değiliz. Dış politikada gücünüz önemlidir. Türkiye, Barzani’ye ne zaman bağırmaya başladı? ABD fikrini beyan ettikten, İran sesini yükselttikten sonra aradan çıkarak sertleşti. Türkiye’nin, cepheden sertleşerek ne Suriye’ye ne Irak’a müdahale edecek pozisyonu var.”

“Sadece Irak'ı anlayabilirim"

Bayramoğlu, IKBY’ye yönelik tepki veren ülkelerden yalnızca Irak’ı anlayabileceğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Kürtler orada bir şey yapmaya çalışıyorlar. Bütün dünya ‘yapamazsın’ diye kıyameti koparıyor. Sadece Irak’ı anlayabilirim. Kendi toprağı. Ama ‘Bana sordun mu?’ şeklindeki açıklamalar, öfke tohumunu geliştirebilir. Bunların doğru politikalar olduğunu düşünmüyorum.”