Abone Ol

Ali Babacan'dan ekonomi uçuyor diyen Erdoğan'a flaş yanıt

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın '"Türkiye tırmanışta ama gözü olup görmeyenler yanlış yansıtıyor" sözleriyle ilgili Türkiye'nin bir numaralı sorununun ekonomi olduğunu ifade ederek "Hasta hastalığını inkar ediyor, teşhisi koymadan tedaviye başlayamazsınız" dedi.

Babacan'dan ekonomi uçuyor diyen Erdoğan'a flaş yanıt

Babacan, “Kimse suçluyu başka yerde aramasın, Türkiye şu an kötü yönetiliyor. Hükümet değişikliği olmadan Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi mümkün değil" diye konuştu.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan Fox TV’de Çalar Saat programına konuk oldu.

Babacan, Türkiye'nin 1 numaralı probleminin ekonomi, işsizlik ve hayat pahalılığının olduğunu belirterek şunları söyledi:

* Halkımıza sorduğumuz zaman bütün anketlerde, bütün kamuoyu yoklamalarında vatandaşımız, ‘benim 1 numaralı sorunum ekonomi' diyor.

* Fakat çok garip bir şekilde hükümetten gelen bütün açıklamalar ekonominin uçuşta, kalkışta olduğu her şeyin gayet iyi gittiği yönünde, şu andaki problemlerin çözümü için öncelikle hastalık konusunda bir mutabakat lazım.

İŞTE O VİDEO

“HASTALIĞI İNKAR EDİYOR”

* Yani öncelikle bir teşhisi koymak lazım. Eğer siz teşhisi koymazsanız tedaviye başlayamazsınız. Yani öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki hasta hastalığını inkar ediyor ‘ben hasta değilim' diyor. Hasta değilim diyen bir kişinin tedavisine nereden nasıl başlayacaksınız.

* Şu anda karşı karşıya olduğumuz sorunun temelinde bu yatıyor. Öncelikle hep beraber ekonomimizle ilgili ciddi sorunlar olduğunu kabul etmemiz lazım.

KREDİLER; DÖVİZ VE ALTINA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) ‘aktif rasyo' adımıyla ilgili Babacan daha çok kredi verilen bankanın ödüllendirildiğini, bunların da hükümetin zorlamasıyla kamu bankaları olduğunu belirterek şöyle konuştu:

* Tabii ki bankalarımızın görevi kredi vermek bununla bankalarımızı suçlayamayız ama kredilerin basiretli, hedefine uygun verilmesi lazım. Son döneme baktığımız zaman kredi artışı nereye gidiyor? Gerçekten insanlar aldıkları kredileri ne yapıyor?

* Ben emlak piyasasından tanıdığım dostlarıma, ne güzel daha çok konut satılıyor, daha çok konut kredisi kullandırılıyor diyorum… Bana diyorlar ki, ‘o kullandırılan kredilerin daha çoğu o ucuz parayı almak için' yani konutlar eş dost arasında el değiştiriyor, o ucuz kredi alınıyor.

* Alınan o ucuz kredinin ise döviz ve altına gittiği söyleniyor. Şimdi ekonominin doğal dengelerine bilinçsiz bir şekilde akıl dışı bilim dışı müdahale ederseniz arzu ettiğinizin tam dışında sonuçlar elde edersiniz. Esnafımız, sanayicimiz kredi mekanizmaları tabi ki önemli.

* Üreten herkesin uygun şartlı krediye kolay erişebilmesi çok önemli ama mekanizmaları öyle kuracaksınız ki verdiğiniz kredi gerçekten amacına uygun kullanılsın. Eğer bununla ilgili tedbirleri almazsanız krediye verdiğiniz para hemen dövize altına gider piyasa bunu çok kolay yapar.

* Hükümetin ve BDDK'nın bankaları daha fazla kredi vermeye zorlaması, bankaların basiretli tutumu konusunda maalesef bir miktar gevşemeye yol açıyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da destek verdiği MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e ‘Evine dön' çağrısını değerlendiren Babacan şöyle konuştu:

* Bugünkü hükümet hala işleri toparlayabileceğini zannediyor ve önünde de yaklaşık 3 yıllık bir dönemin olduğunu varsayıyor bütün bu toparlama için. Benim tahminim bir süre daha, Türkiye'yi toparlayabilir miyiz diye bir arayış içinde olabilirler.

* Bir yandan da tabi siyasetin ülkeyi yönetme boyutu vardır, bir de ayak oyunları, senaryolar, tiyatrolar vardır. Açıkcası bir o tarafıyla hiç ilgilenmiyoruz Deva Partisi olarak, teşkilatlanmalarımızı hızlı bir şekilde sürdürüyoruz.

* Bugüne kadar 61 ilimizde kurucu heyet oluşturduk, 100'ün üzerinde ilçede ilçe başkanlarımızı görevlendirdik ve hızlı bir şekilde kendi teşkilat yapımızı oluşturuyoruz. Çalışmalarımız devam ederken de bir yandan da ülke problemlerine odaklanıyoruz.

* Dolayısıyla bizim gündemimizde ne hangi parti ne tarafa geçmiş, şu kişi çıkmış bu kişi mi olmuş yeni parti kurulacakmış kurulmayacakmış, bunlara bakmıyoruz biz şuanda kendi teşkilatlanmalarımıza ve memleketin meseleleriyle son derece meşgulüz.

ERKEN SEÇİM OLUR MU?

Erken seçim iddialarıyla ilgili de konuşan Ali Babacan sözlerini şöyle tamamladı:

* Seçimle ilgili 2023 deniyor ama 2023'e kadar Türkiye'nin ne ekonomik yapısı ne sosyolojisi, ne siyasi zemini dayanmaz açıkcası yani bu çok zorlama olur.

* 2023'e kadar idare etmesi çok zor ama özellikle dünyadaki bu eksi faizleri de baz aldığımızda Türkiye'nin şartları kötüleşerek bir süre daha devam edeceğini maalesef ve muhtemelen 2021 ya da 2022 yılında artık seçimin kaçınılmaz olacağını tahmin ediyoruz.

* Bunlar bizim tahminen bulunduğumuz yorumlar ne olacak bilemiyoruz fakat ben şuna üzülüyorum memleketin gündeminde bu kadar sorunu varken siyasi gündemde bambaşka konular var. Siyasi gündem önemli ölçüde içi boş tartışmalarla dolu.

* Memleketin hangi sorunu için ne üretiliyor diye bakıyorum ama bunu göremiyorum maalesef.

"Gençlerde işsizlik yüzde 25 civarında"

İstihdamda büyük düşüş olduğunu belirten Babacan, "Gençlerde işsizlik %25 civarında. Artık iş aramaktan vazgeçmiş insanlar var. Ülkeye yatırım lazım. Türkiye’nin kalkınmasının tek yolu yatırım, üretim ve ihracat. Niye insanlarımız fakirleşiyor, niye gençlerimiz iş bulamıyor? Kadınlarımız neden iş aramaktan vazgeçiyor? Kadınların işgücüne katılma oranı hızla düşüyor. Sorunlar büyük ama çözümler de bir o kadar kolay. Halkımız en önemli sorun 'ekonomi' diyor, hükumet ekonomimiz uçuyor diyor. Böyle bir şey olamaz; bu ancak güvensizliği çoğaltır" diye konuştu.

"Varlık Fonu gelecek nesillere 60 milyar dolar borç yükledi"

Babacan, "Varlık fonu gelecek nesillere 60 milyar dolar borcu yüklemiş durumda. Varlık fonu uygulamasına zamanında da şiddetle karşı çıktık. Yazık günah değil mi?" dedi. Bankaların kredi vermeye zorlandığını ifade eden Babacan, "Başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankaları, fayda ve risk analizlerine dayanmadan, piyasa gerçeklerinden uzak parametrelerle kredi vermeye zorlamaktan derhal vazgeçilmeli" dedi.