Abone Ol

13 gündür grevdeler: Migros depo işçileri yeniden Tuncay Özilhan'ın evinin önünde

23 Ocak’tan bu yana iş bırakan binlerce Migros Depo işçisi eylemlerine devam ediyor. 100 işçinin geçtiğimiz günlerde Migros patronu Tuncay Özilhan’ın evinin önünde yaptıkları protesto sırasında gözaltına alınmasına tepki gösteren işçiler yeniden aynı noktada buluştu.

13 gündür grevdeler: Migros depo işçileri yeniden Tuncay Özilhan'ın evinin önünde
Fotoğraf: Bianet / Serpil Ünal

Geçtiğimiz günlerde Migros patronu Tuncay Özilhan’ın “biz bir aileyiz” sözleri üzerine Özilhan’ın Beykoz’daki villasının önüne giderek protesto yapan 100 işçi gözaltına alınmıştı. “Yeniden aile evine geliyoruz” diyen işçiler bugün yeniden Beykoz’da villa önünde toplandı. İşçilerin eyleminde çok sayıda çevik kuvvet polisi hazır bulundu.

İŞÇİLER TALEPLERİNİ TEKRARLADI

“Migros’ta satılan 15’li yumurtaya yüzde 100 işçi maaşlarına yüzde 28 zam geldi” vurgusu yapan işçiler taleplerini tekrarladı. Depo işçileri maaşlara yüzde 50 zam yapılmasını, işçilerin Migros kadrosuna alınmasını, ücretlerden kesilen vergilerin patron tarafından ödenmesini ve işten çıkarılanların işe iadesini talep ediyor. 

Depo işçileri, “işçiler burada Özilhan nerede” “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” “işçiyiz haklıyız kazanacağız” “ölmek var dönmek yok” sloganları attı.

Villa önünde bir süre bekleyişini sürdüren işçiler, “İşçiler açken Özilhan’a huzur yok” sloganları attı. Eylem sırasında çok sayıda çevik kuvvet polisi bölgede hazır bulundu.

"Elinizi ardına koymayın"

Burada konuşan DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar, direnişin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Günler de sürse, aylar da sürse bizim direniş alanımız burasıdır. Buradan sesleniyoruz ve bizi duyduklarını biliyoruz. Sırtımızı emekçi halka dayıyoruz. Direnişin etrafında kenetlenelim, daha fazlasına ihtiyacımız var. Elinizden geleni ardınıza koymayın; çünkü onlar koymuyor. Biz kazanırsak sizin sayenizde kazanacağız.”

Sekiz yıldır Migros deposunda çalışan Mehmet Çelik ise yaşadıklarını anlatarak, defalarca kıdem primini alamadığını söyledi. Çelik, “Bu eylem başlarken beni uyaranlar oldu, ‘ayrıl’ dediler. Neden ayrılayım, suç işlemiyoruz. Hepimiz ekmek için bu yola çıktık. Ne yağmur ne kar bizi durdurdu. Hak aramak suçmuş gibi davranıyorlar. Dört çocuğum var, onların hakkını savunmak zorundayım. Zam istemek suçsa, o zaman bu suçu işlemeye devam edeceğim” dedi.

Bir diğer depo işçisi Umut Baran Yapıcı da, “Biz haklıyız çünkü bizi çaresiz bıraktılar, aç bıraktılar. Tek talebimiz insanca yaşamak. Gelsinler asgari ücretle nasıl geçinildiğini görsünler. Artık barınma ihtiyacımızı bile karşılayamıyoruz. Ya bizimle konuşacaklar ya da biz sonuna kadar direneceğiz” dedi.

Eylemde konuşan depo işçisi Ayşe ise, “İnsanı hayatta tutan onuru ve gururudur. Verilen sefalet ücretiyle geçinemiyorum. Ben durup dururken sokağa çıkmadım, bunu siz yarattınız. Ekmek için mücadele etmeyecek miyim?” diyerek tepkisini dile getirdi. Ayşe, Tuncay Özilhan’a seslenerek, “Ben olmazsam sen de olmazsın” dedi.

İşçiler, Migros’un kamuoyuna yaptığı ve “Migros ailesi” vurgusu içeren açıklamalara da gönderme yaparak “Madem aileyiz, o zaman evimize gidiyoruz” sözleriyle daha önce de Özilhan’ın evinin önüne gitmişti.

31 Ocak’taki eylemde işçiler polis ablukasına alınmış, eylemi sürdürmekte ısrar eden yaklaşık 100 işçi ters kelepçeyle gözaltına alınmıştı.

İşçilerin talepleri ne?

Net %50 ücret zammı:
İşçiler, Migros’un teklif ettiği %28–30’luk artışı yetersiz bularak maaşlara net %50 zam istiyorlar.
Banka promosyonlarının eksiksiz ödenmesi:
Promosyon gelirlerinin işçilere tam olarak verilmesi talep ediliyor.
Vergi yükünün işveren tarafından karşılanması:
İşçiler, vergi dilimi farklarının Migros tarafından üstlenilmesini istiyorlar.
Depo işkolunda kadrolu istihdam:
Taşeron sistemine son verilmesi ve tüm taşeron işçilerin Migros kadrosuna alınması talep listesinde.
İşten çıkarılan işçilerin geri alınması:
Eylemler nedeniyle işten çıkarılanların tekrar işe dönmesi isteniyor.
Sendikal haklara saygı ve örgütlenme özgürlüğü:
Bazı destek açıklamalarında işçilerin sendikal tercih ve haklarının tanınması gerektiği vurgulanıyor.