Mitolojinin Hem Kadın Hem Erkek Karakteri: Hermafrodit

Hermafrodit (Erdişilik) hem erkek hem de dişi üreme organı bulunduran canlılara verilen isimdir.Yunan mitolojisindeki Ticaret Tanrısı Hermes ile Güzellik Tanrıçası olan Afrodit'in adlarından gelmektedir.İşte o hikaye

Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2021

Antik adı Halikarnassos olan Bodrum yakınlarında bugün Bardakçı denen yerde çok eskilerde Salmakis adı verilen bir tatlı su kaynağı ve onun oluşturduğu küçük Salmakis Gölü vardı. Birçok rahatlatıcı özellikleri olduğundan söz edilen bu su kaynağından eskiden Bodrumlular kayık ya da eşeklerle tatlı su götürürlermiş.







Kimi söylencelerde içimi çok iyi olan Salmakis suyunun erkekleri efemineleştirdiği, hatta kimi durumlarda güçsüzleştirdiği anlatılır. Bir başka söylencede yerli halkın buraya gelen yeni kent kurucu-kolonistlerin kimi gelenek ve zevklerini alışkanlık edinerek değiştikleri, eski kaba saba tutumlarından vazgeçtikleri, yumuşadıkları söylenir. İşte tüm bu söylentiler sonucunda buradaki su kaynağı ve onun oluşturduğu gölcüğün güzel perisi ile ilgili güzel bir Anadolu söylencesi olan Hermaphrodite öyküsü doğmuş dilden dile söylenerek günümüze değin gelmiştir.

Ulak tanrı Hermes ile güzellik ve aşk tanrıçası Aphrodite’nin sevişmelerinden çok güzel bir erkek çocukları olur. Çocuğa her ikisinin adlarının birleşmesinden oluşan Hermaphrodite adını verip İda Dağı ormanlarındaki nymphalara büyütmeleri için teslim ederler. Nymphaların büyüttüğü Hermaphrodite on beş yaşına geldiğinde artık çok yakışıklı bir genç olmuştur. Onun yaşındaki gençler karşı cinsleriyle çoktan flörte başlamışlardır ama onun kızlarda fılan gözü yoktur. O sadece gezmeyi düşünüyor, dünyayı gezip dolaşmak yeni yerler görmek, yeni bilgiler edinmek istiyordu.

İda Dağı’ndan başlattığı gezisinde yolu bir gün Karya bölgesine düştü. Başladı kentleri bir bir dolaşmaya.
O günlerden birinde Karya’nın en güzel kentlerinden Halikamassos’a doğru giderken yolu üzerindeki dupduru berrak suyu olan bir küçük göl gördü. Çevresi yemyeşil, çimenler, kır çiçekleri, erguvanlar, bodur çalılar ve ağaçlarla kaplıydı. Bu gölün adı Salmakis idi ve gölün aynı adını taşıyan dünyalar güzeli, uzun siyah saçlı, ela gözlü, uzun kirpikli bembeyaz tenli, nazlı çiçek gibi bir Nymphası vardı. Fildişinden yapılma bir heykelcik gibi bu periyi görenler onu Aphrodite sanırlardı. Yorulan ve yaz sıcağından iyice bunalan delikanlı gölü görünce sevinçle oraya doğru yöneldi. Kendi kendine ”hem su içerim, hem de serinlerim.” diye söylendi. Gölün kıyısına yanaşıp su içmek için eğildiğinde az ötede suyun içinde yüzen peri kızı Salmakis’i gördü.