Mankenler Kralı Engin Koç Şimdi Ne Yapıyor?

Bir dönem podyumun aranılan isimlerinden biri de Engin Koç.Eğlence hayatından uzakta sakin bir hayat yaşayan Koç, Kelebek'e içini döktü.

Eklenme Tarihi: 21 Şubat 2021

Bir dönem podyumun aranılan isimlerinden biri de Engin Koç’tu. Eski manken, eğlence hayatından uzakta sakin bir hayat yaşıyor. Emekli maaşı ile geçinen ve spiritüel konular hakkında eğitimler alan Koç ile eski şaşaalı günleri konuştuk.

Eğlence sektörünün altın yıllarını yaşadığı 1980 ve 90’larda defile organizasyonları da yeni yeni çoğalmaya başlamıştı.
Podyumların aranılan yüzlerinden biri de Engin Koç’tu. Bir dönemin yıldız mankeni mesleğe ilk nasıl adım attığını şöyle anlatıyor:

“1976 yılında Nişantaşı’ndaki komşumuzun kızı, mankenlik okuluna gidiyordu. İstanbul Reklam ve Saklambaç gazetesinin mankenlik yarışmasından bahsetmişti. Ben de o sıralar Galatasaray’ın voleybol takımındaydım. Yarışmaya katıldık. 500 erkek arasından ilk 20’ye girdim. 17 yaşımda Ajda Pekkan, Cüneyt Arkın, Seyyal Taner, Sezen Cumhur Önal’ın jüri üyesi olduğu yarışmada ‘Mankenler Kralı’ oldum.

Mankenlik hayatım böyle başladı. Ondan sonra da Başak Gürsoy’un modellik ajansına kaydoldum. O yıllarda Türkiye’de çok manken yoktu ve İstanbul 1. Moda Gösterisi düzenlenecekti. Hilton’da Vitali Hakko’nun başkanlığında seçmeler yapıldı. Havuz başındaki büyük defilenin mankeni seçildim. Yabancı hocalar bize yürümeyi öğretti. Ve bu mesleğe âşık oldum. O yıllardan beri bir sürü defile, katalog çekimi her şey güzel gitti.

Ondan sonra da yabancı koreografi yapanlarla çalışmalarım oldu. Yurtdışı turnelerine katıldım. Yabancı bir grupla 2 yıl dünya turu yaptım. 90’larda da Televole’de Acun Ilıcalı ile çalıştık. Doğuştan eğlenceliydim. Özgüvenim çoktu benim. İçmeden eğlenenlerdendim.”

1988 yılında ise Duygu Asena’nın genel yayın yönetmenliğini üstlendiği Kadınca dergisinin kapağına çıplak şekilde poz vermişti. Bu kapak, o dönem kadın çıplaklığının metalaşmasına bir karşı duruş olarak gösteriliyordu.

Koç, “Bu pozu vermeye nasıl ikna oldunuz?” sorusuna şu yanıtı veriyor:
“Deli cesareti, şu an böyle bir şey yapmam mümkün mü... Hatta o dergi için kadın kılığına girmiştik. Beyoğlu’nda gezerek poz vermiştik. Allah rahmet eylesin Duygu Asena’yı çok severdim, şeker gibi bir insandı. ‘Engin bir şey olmaz, sen çok cesur bir çocuksun’ diyerek beni ikna etmişti. Başka biri olsa kesinlikle yapmazdım.”

Engin Koç, modellikten sonra ise beyazperdeyle tanıştı. Koç, Temel Gürsu’nun sinema kariyerinde önemli bir yer olduğunu söylüyor: “Temel Gürsu, bana ilk rol veren yönetmen oldu. Yardımcı oyunculuklardan sonra başroller geldi. 50’ye yakın filmde oynadım. Çok aklı ermeyen bir insandım. ‘Şu rolü oynayacaksın’ dediklerinde ‘evet’ derdim. Ardından filmde anlardım kötü adamı oynadığımı. Çok bakir çocuklardık. O dönem Banu Alkan’la çalışmak çok güzeldi. Olağanüstü şeker bir kadındı. Harika Avcı da öyle... Ama en çok sükseyi ‘Canısı’ dizisinde yapmıştım. Kötü adam rolündeydim. Tam patlayacakken bu işlerden uzaklaşmaya başladım.”