ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ: AYIRT ETMEK İMKANSIZDI
Kahveyi hazırlayan Münire A., ifadesinde yaşananları şöyle anlattı:
"Sıla Nur ile 15-16 Kasım günlerini kapsayan bir etkinlik planladık. Satışlar tükenmeyince etkinliği 17 Kasım'a uzattık. İşyeri bir anda müşteriyle doldu, Sıla Nur panikledi. Mutfağa geçip makinedeki kahveleri fincana koydum, tezgahtaki şişeden su doldurup servis ettim. Müşteri fenalaşınca kahveyi karton bardağa koyup arkadaşlarına verdim ki inceletebilsinler. Sonra şişeleri kontrol ettiğimde deterjan olduğunu anladım. Şişelerin üzerinde hiçbir ibare yoktu, rengi sudan farksızdı, ayırt etmek imkansızdı. Sonrasında şişelerin üzerine siyah keçeli kalemle deterjan yazdım. Bilerek ve isteyerek sebep olmadım."
İşletme sahibi Sıla Nur Ö. ise ifadesinde, "Münire, yoğunlukta yardıma ihtiyacım olup olmadığını sordu. Kahve makinesine koyduğum kahveleri fincana koymasını ve yanına su koymasını söyledim. Suyu koyması için arıtma cihazını işaret ettim. Ayben fenalaşınca ambulansı aradım, arkadaşları kendilerinin götüreceğini söyleyince telefonu kapattık. Kahveyi kartona koyup arkadaşlarına verdim, belki bir şey vardır incelesinler diye" dedi.
1,5 MİLYON LİRAYA "KOVUŞTURMAYA YER YOK" KARARI
5 Mart 2025 tarihinde tamamlanan soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerin üzerine atılı suçun "uzlaşma" kapsamında kaldığını belirtti. Yapılan müzakereler sonucunda şüpheliler Engin Ö., Gülsüm Sude Ö. ve Sıla Nur Ö.'nün, mağdur tarafa toplam 1 milyon 500 bin lira ödediği ve böylece tarafların uzlaştığı açıklandı.
Soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporunda, Münire A.'nın iş yeri mutfağında bulunan ve içme suyuyla karıştırılmaya müsait olan etiketsiz sıvının niteliği hakkında önceden bilgisi olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Münire A.'nın maddeyi farkında olmadan kullanmasının "kusur teşkil etmediği" kaydedildi. Bu gerekçelerle, tüm şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildi.