Çukur ile İstanbullu Gelin arasındaki 8 benzerlik

Türk dizilerinin olmazsa olmazı, insana baygınlık geçirten klişeler hep vardı ve maalesef hep de olacak. Onyıllarca ekmeğini yediğimiz 'zengin kız-fakir oğlan' ikilemi, 90'larda 'şehirden köye gelen gelin'e dönmüştü. (Gülüm Dağlı - Milliyet)

Eklenme Tarihi: 31 Aralık 2017

Milliyet gazetesinden Gülüm Dağlı’nın haberine göre Çukur ile İstanbullu Gelin arasındaki 8 benzerlik var.Türk dizilerinin olmazsa olmazı, insana baygınlık geçirten klişeler hep vardı ve maalesef hep de olacak. Onyıllarca ekmeğini yediğimiz 'zengin kız-fakir oğlan' ikilemi, 90'larda 'şehirden köye gelen gelin'e dönmüştü. Bu sezon da aynı trendin bir üst modelini görmeye devam ediyoruz. Evrim geçirmiş bir versiyonu, 'aile içi ilişkiler çıkmazı' tutuyor artık. Yine bir 'sistem' var, bu 'sistem'e boyun eğen ve ölümüne savunan ataerkil bir lider var, bir de o 'sistem'i yıkmaya çalışan dış mihraklar! Son günlerin reyting rekoru kıran iki dizisi Çukur ve İstanbullu Gelin örneği üzerinden ilerleyelim. (Gülüm Dağlı - Milliyet)

1- Sistemin kölesi olmuş medeni, müziksever alfa-erkek: Yamaç & Faruk - Yamaç ve Faruk'u rahat bıraksanız alıp başlarını gidecekler, bir deniz kıyısına yerleşecekler, orada çok aşık oldukları eşleriyle birlikte, sessiz sakin bir hayat sürecekler. Ama gidemiyorlar. Neden? Çünkü hayattaki en büyük dertleri, en büyük amaçları, başarmak istedikleri en büyük tutkuları, ailelerinin dirliğini düzenini, sorunsuzca devam ettirmek! Ele güne laf vermemek, kimselere rezil olmamak ve tabii bu arada servetlerine servet katmak... 'Sistem'i sürdürmek için canını dişine katan Faruk ve Yamaç'ın yollarına her bölüm mutlaka bir engel çıkıyor. Vartolusu, Adem'i eksik olmuyor. Ne diyelim? Allah başka dert vermesin abiler.Aras Bulut İynemli'nin oyunculuğu, Özcan Deniz'e kıyasla bir tık daha iyi. Ama genel olarak baktığınızda, al birini vur ötekine. Sinirlendiğinizi anlamamız için gözlerinizi pörtletmenize lüzum yok beyler, o işi başka türlü yapmanız gerekmiyor mu?

2- Evi ayakta tutmaya çalışan despot anne: Sultan & Esma - Sultan mı daha beter, Esma mı bilemiyorum. Herhalde bu iki karakter karşı karşıya gelse taş taş üstünde kalmazdı. "Evin dirliği, düzeni, kuralı" diye diye sinir hastası ettiler ev ahalisini. Özellikle de gelinleri... Sabah kaçta kalkılacak, kaçta sofraya oturulacak, kim nereye gidiyor, kiminle buluşuyor, oğlanlarla gelinlerin arası nasıl, hatta ve hatta haftada kaç kez seviştiklerini bile biliyordur bu kaynanalar. Allah kimseye böyle kaynana/anne vermesin valla, zor. Bu arada Esma Sultan'ı canlandıran İpek Bilgin nasıl da şahane değil mi? Ama maalesef aynı şeyi Perihan Savaş ve botokslu mimikleri için söyleyemeyeceğim.

3- Yıllar sonra ortaya çıkan manyak kardeş: Vartolu & Adem - İnsanın ruh hastası yanını beslediği için çılgıncasına bayıldığımız Vartolu ve Adem karakterleri, dizinin dış mihraklarını oluşturuyor. Bu ikisi olmasa zaten ortalıkta sorun kalmaz, aileler bir şekilde minik problemlerini çözer, mutlu mesut yaşar giderdi. Ama işin içine Vartolu ve Adem girince her seferinde ortalık yangın yerine dönüyor. Esas oğlanlar Yamaç&Faruk ile dış mihraklar Vartolu&Adem karşı karşıya gelince ya silahlar patlıyor, ya yumruklar konuşuyor ama çoğunlukla edebi, istihzai cümlelerle birbirlerine laf sokma yarışına giriyorlar. Şahsen ben iki dizide de en çok bu delileri izlemeyi seviyorum. Hem Vartolu'yu canlandıran Erkan Kolçak Köstendil, hem de Adem'i canlandıran Fırat Tanış inanılmaz başarılı oyunculuklarıyla, karakterlerini ete kemiğe bürümekte bir numaralar. Bu vesileyle tebrik edelim...