AKP'li muhaliflerin gazetesinde çarpıcı yolsuzluk eleştirisi

AKP içindeki muhalif kanada yakınlığıyla bilinen Karar gazetesi yazarı Yusuf Ziya Cömert, dikkat çeken bir “yolsuzluk” yazısı kaleme aldı.

Yusuf Ziya Cömert, “İki Müslüman akademisyen, George Washington Üniversitesinin neşrettiği Global Economic Journal’de, özgürlük, fırsat eşitliği, adalet, dürüstlük gibi kriterleri baz alarak bir indeks hazırlamış.

Ekonomisi en İslami olan ülkeler, İrlanda, Danimarka, Lüksemburg. Müslüman ülkelerin durumu berbat. En iyimiz Malezya 33. Sırada. Türkiye 72. Sırada. Suudi Arabistan 91., İran 139. Halbuki, fakir de olsak, dürüst olmalıydık. Çünkü biz Müslümanız, ahlaklıyız, adaletliyiz. Değil mi?” ifadelerini kullandı.

“ŞİMDİ NE OLDU BİZİM MÜSLÜMANLIĞIMIZ?”

“Yeryüzündeki duruşumuz, ne kadar yalan! Önümde başka bir harita var. Dünyanın ‘yolsuzluk’ haritası. Ülkeler, yolsuzluk derecelerine göre boyanmışlar” diyen Cömert, Türkiye için ise “Biz, yani Türkiye, Balkan ülkeleri, Brezilya, Güney Afrika, Tunus, Suudi Arabistan, Ürdün’le birlikte kırmızıya yakın turuncuyuz” diye yazdı.

Yusuf Ziya Cömert, “Manzaramız şu” diyerek şunlara dikkat çekti:

“Müslümanların yüzde 90’ından fazlası yolsuzluğun yaygın ya da çok yaygın olarak irtikap edildiği ülkelerde yaşıyorlar. Müslüman ülkelerde, yöneticiler, elitler, siyasetçiler, bürokratlar, Avrupa’daki, Kuzey Amerika’daki emsallerine göre çok daha fazla yolsuzluk yapıyorlar.

Şimdi, ‘Tüh! Ne biçim yöneticilerimiz varmış!’ mı dememiz gerekiyor? Tamam, yolsuzluğu yöneticiler yapıyor ama, kiminle yapıyor? Bir tarafta rüşveti alan var. Ama, rüşveti vermek de kirli bir iş değil mi?

Bu değneğin iki ucu da kirli. Müslüman yöneticiler, ülkelerindeki Müslüman ahaliyle beraber yolsuzluk yapıyorlar. Kötü karne, sadece yöneticilerimizin değil, aynı zamanda bizim. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Şimdi ne oldu bizim Müslümanlığımız?”

“ALLAH’TAN, PEYGAMBER’DEN UTANMAZ MIYIZ?”

“Ne olurdu, bu liste, ‘Türkiye, İran, Pakistan, Mısır, Suriye, Cezayir, Endonezya...’ diye temiz temiz gitseydi? İstemez miydik? Ben çok isterdim” sözleriyle eleştirisini ortaya koyan Cömert yazısını şöyle sürdürdü:

“Utanmamız gerekiyor mu bu liste yüzünden? Kimden utanacağız, eğer yüzümüzde utanmadan eser kaldıysa? Boş verin listenin temiz yerinde duran ülkeleri... İnsanlardan utanmayı nefsine yediremeyenler olabilir. Allah’tan, Peygamber’den utanmaz mıyız? Ya da isterseniz, kabahati listeyi yapanlara atalım.

‘Kriterleri kendilerine göre hazırlamışlar, aslında biz o kadar kirli değiliz’ diyelim. Kriterleri düzeltsek ne değişecek? Yolsuzluk bütün dinlerde yolsuzluk, rüşvet bütün dinlerde rüşvet. Belki iki basamak yukarı çıkarsın, belki iki basamak aşağı... Listeyi hazırlayanlara rüşvet verseydik, bizi biraz yukarılara yazarlar mıydı acaba? Ya da tanıdık birini bulsaydık!”