Vitrinci Türk kadınlarının kaslı erkek merakı!

Hürriyet yazarı Melike Karakartal, bu yaz Türk plajlarının analizini yaptı. Bakın beachlerde Türk erkeği ve kadını nasıl davranıyor..

Plaj tipleri

Her yaz hayatımızı şenlendiren sahil insanlarının eylemleri, bu sene de bazı ufak değişikliklerle sürüyor.

İşte 2012 model "plaj tipleri":

- "Vitrin"ciler: "Vücudum çok güzel, yaz gelmeden kendimi forma sokmayı başardım ve sizlere bunu plajda bir aşağı, bir yukarı dolaşarak göstereceğim"ciler. Plajda geçirilen vakit boyunca kendini insanların kendine bakmasını sağlamaya vakfetmek nedendir, sorarım size. Bir kadının kendisini iyi hissetmesi için bu "güzelim, bakın, baktığınızı göreyim" turu şart mıdır? Mutlaka fark etmişsinizdir, tüm gün mal beyanı yapan ve "güzellik turu" atanlarda gün batana kadar güneş gözlükleri hiç çıkmaz. Gözler, "kim bana bakıyor"u tespit etmek için tam mesai çalışmaktadır. Fakat gözlük, bu tespit halini örtmekte, kadınımıza "cool, etrafı umurunda olmayan" havası vermektedir.

- Yumurtacılar: Vitrinci kadınların "erkek modeli" de var elbette. Tüm sene boyunca göz bebekleri yumurta şekli alana kadar yumurta beyazı tükettiler, yüzlerini buruşturarak ve "ımghhh", "hıaa" sesleriyle push-up'larını, pull-down'larını, efendime söyleyeyim, bench press'lerini yaptılar. Günlük hayatları "cim'den önce" (gym) ve "cim'den sonra" olarak şekillendi...

"Cim" için geceleri çıktıklarında içki içmeyi bile bıraktılar. Ama değdi mi? Değdi. Şimdi pazuları, karın kaslarını gösterme zamanıdır. Şimdi sabahtan geceye tişörtleri fora etme, sörf şortuyla dolaşma, iskelelerde gerinerek yürüme, balıklama atlama zamanıdır.
- Aksesuvar dükkanı açanlar: Küçüklüğümüzdeki plaja kollarını ve boynunu altınlarla donatarak gelen, A'dan Z'ye makyajlı, meçli saçlı, kelebek tokalı, topuklu tahta takunyalı ve kırmızı rujlu kadınlar ufak değişikliklerle aramızda. Öncelikle, üzülerek söylüyorum ki, büyük şehirleri saran ve ani karşılaşmalarda insana "Allah'ım!!! Kör oldum!!!" dedirten o lanet neon elbise modası plajları sarmış. Göz sağlığı için temkinli olmalı.
Peki nasıl tanıyacağız aksesuvarcı kadını?
Bir defa maşanın bozulmaması için denize girmek bir yana, şapka bile takmayacaksın. Dudağındaki parlatıcı Kuzey Yıldızı kadar parlak olacak, 10 dakikada bir tazeleyeceksin... Neon elbiseni, payetli bluzunu eksik etmeyeceksin. Takıp takıştırmak konusunda Afrika yerlileri ile yarışacaksın. Küpe, bilezik, kolye, halhal, ne bulduysan takacaksın.
Bu arada, neon pembe ya da turuncu elbise ile kör olmadıysanız tehlikenin geçtiğini düşünmeyin. Zira bu defa o kornea düşmanı kör edici ışık, güneş vuran taşlı payetli çantaları, telefon kılıfları, cüzdanları ya da bikinilerinden yansıyacaktır. Dikkatli olun.

Melike Karakartal / Hürriyet