Soner Yalçın: Topbaş istifa ettirilecek, Göksel Gümüşdağ başkan yapılacak

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, kendi köşesinden önemli olaylara parmak bastı.

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, referandumdan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın istifa ettirileceğini öne sürerek "FETÖ ile ilgisi olduğu iddia edilen, -damadı hapiste olan- Kadir Topbaş'ın referandumdan sonra istifa ettirilip, yerine damat Göksel  Gümüşdağ'ın belediye başkanlığına getirileceği söyleniyor. 'Başarı' göstergesi için, Medipol Başakşehir'in bu yıl şampiyon olması şart!" dedi. Yalçın, Başakşehir'in futbolcusu Emre Belözoğlu'nun ve takımın hakemlerce korunduğunu da yazdı.

Yalçın'ın Sözcü gazetesinde yayımlanan yazısı şöyle:

Şampiyonluğa oynayan Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe tribünleri “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” diye yürekten İzmir Marşı'nı söylüyor…
Şampiyon yapılması için çaba sarf edilen iktidarın gölgesindeki Medipol Başakşehir tribünlerindeki bir avuç taraftar “evet” pankartı açıyor.
Peki… “Koruyup-kollanan” Medipol Başakşehir kulübünü kimler yönetiyor:

Birinci sırada Göksel Gümüşdağ var; kulübün başkanı…
Biliyorsunuz… Emine Erdoğan'ın ağabeyi Hasan Gülbaran'ın kızı Müge ile evli.
Erdoğanların damadı sayılır.
Damat Gümüşdağ siyasette başarılı.
AKP'li. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin “ikinci adamı”…
Dün yazdım:
“Bu yıl Medipol Başakşehir mutlaka şampiyon yaptırılacak.”
Çünkü…
FETÖ ile ilgisi olduğu iddia edilen, -damadı hapiste olan- Kadir Topbaş'ın referandumdan sonra istifa ettirilip, yerine damat Gümüşdağ'ın belediye başkanlığına getirileceği söyleniyor.
“Başarı” göstergesi için, Medipol Başakşehir'in bu yıl şampiyon olması şart!

Fakat…
Ah! O Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım yok mu?
Damat Gümüşdağ, Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığını da yürütüyor.
Aziz Yıldırım, Digitürk/maç ihalesinde Katarlıları parasal olarak koruduğu için geçen hafta Gümüşdağ'ı yerin dibine soktu:
– “İhale şartnamelerini bilmiyoruz. Sadece Göksel Bey biliyor. İstedik vermediler.”
– “Göksel Bey, ihaleye fesat karıştırırsan, mahkemeye götürürüm, bunu bil!”

5 yıllık toplam 3 milyar dolarlık paradan bahsediyorlar! Futbol deyip küçümsemeyin, büyük paralar dönüyor.
Bu nedenle iktidarın gölgesindeki Medipol Başakşehir'i yakından tanımak gerekiyor.
Kulüp yönetiminde damat dışında bir de kayınço var…

Kayınço da var

Adı, Ahmet Ketenci.
Medipol Başakşehir Yönetim Kurulu Üyesi.
Erdoğan'ın dünürü -taksicilikten müteahhitliğe yükselen- Osman Ketenci'nin oğlu.
Yani, Burak Erdoğan'ın eşi Sema Hanım'ın kardeşi…
Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bel-Tur genel müdürü.
Ahmet Ketenci, Fenerbahçe yönetiminde yedek üyeydi. Sonra ayrıldı.
Niye ayrıldığı bilinmiyor! Bilal Erdoğan'ın 2013 yılındaki Fenerbahçe Kongresi'nde Aziz Yıldırım muhalifi Mehmet Ali Aydınlar'ı desteklemesi bunun işaret fişeği sayılabilir!
Aile, Aziz Yıldırım'ı pek sevmiyor!

Erdoğan ailesinde futbolla ilgili çok isim var. Cumhurbaşkanı'nın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın da -kankası Şeytan Rıdvan ile- futbol kulislerini yakından takip ettiği biliniyor. Neyse, bu aile-futbol sevgisi detaylarına girersek yazıyı toparlayamayız.



Peki…

Medipol Başakşehir kulüp yönetiminde başka kimler var?
Başkan Gümüşdağ'ın vekili Çağatay Kalkancı, İBB genel sekreter yardımcısı…
Bu göreve nasıl geldi? Kadir Topbaş'ın oğlu Hüseyin Ersan Topbaş'ın İTÜ Endüstri Mühendisliği'nden sınıf arkadaşıydı. Topbaş hakkında okul defterinde, “Sevgili manken arkadaşım, bana ekmek çıkartacak birçok iş ayarlayacağına eminim” diye yazdı.

Medipol Başakşehir yönetimindeki bir diğer isim…




Kulübün asbaşkanı Mesut Altan… Aynı zamanda Kulüpler Birliği Vakfı denetleme kurulu üyesi. Bu noktada, Gümüşdağ'ın Katarlılarla yaptığı ihale konusunda Aziz Yıldırım'ın dediklerini anımsatırım!

Uzatmayayım… Diğer asbaşkan -Refah Partisi Gençlik Kollarından gelen Of'lu- Mustafa Saral ve kulübün yönetim kurulu üyesi – İBB Kiptaş genel müdürü- İsmet Yıldırım gibi isimlere girmeyeyim…
Düşünün…

Siyasette ve federasyonda bu kadar güçlü isimlerin yönetimde olduğu futbol takımı aleyhine hangi hakem cesur karar verebilir?
İddiam vermedikleri yönünde…

Emre korunuyor

Futbol sahalarında bir “görünmez el” var.
O “gizli el” Medipol Başakşehir'in şampiyonluğu için çalışıyor.
Bunu salt Başakşehir'e hakem desteği sağlayarak yapmıyor; rakipleri Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'yi de hakem kararlarıyla karıştırıyor.
O kadar ustaca yapıyor ki…

Örneğin… 2016-2017 sezonunun ilk devresi bitiminde yandaş gazeteler  “Beşiktaş ne çok penaltı kazandı” diye haber-yorum yapmaya başladı!
Maksatlı haberler diğer şampiyonluğa aday takımlar için de sürüp gidiyor. Diğer yandan…
Medya, Medipol Başakşehir'in nasıl başarılı olduğunu zihinlere kazıyor. Aleyhinde bir tek tartışmalı pozisyonu ekrana taşımıyorlar.
Bakınız…

Futboldan anlayan kişi; Beşiktaş-Fenerbahçe kupa maçında hakem Ali Palabıyık ‘ın sahayı karıştırmak için ısrarla sarı kartını çıkarmadığını gördü. Sonra maç darmadağın oldu. Oysa maçlarda sarı kartına en çok başvuran hakem o.
Hakem Ali Palabıyık'ın; Medipol Başakşehir'in bu sezon yendiği Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarının hakemi olması tesadüf mü? Palabıyık'ın bu maçlarda Galatasaray'a 5 sarı; ve Fenerbahçe'ye 2 sarı 1 kırmızı kart gösterdiğini anımsatırım! Faul ve ofsayt kararlarına girmeyeyim.
Sonuçta…

Hakem kararları, İzmir Marşı'nı söyleyen büyük kulüp tribünlerini takımlarının aleyhine döndürmeyi başardı.
Hedef İzmir Marşı'nı söyleyenlerin maçlara gitmesinin önüne geçmek mi?

Baksanıza… Fenerbahçe maçına çıkarken Beşiktaş futbolcularının eline -radikal İslamcı örgütlerin müttefiki- IHH pankartının neden tutuşturulduğunu sanıyorsunuz? Amaç, Çarşı'yı karıştırmak.
Sinsi oyunu görmek lazım…

Medipol Başakşehir'in şampiyon olması için çalışan “birileri” FETÖ soruşturmalarını bile önemsemiyor. Öyle ki… FETÖ'cü futbolcular iddianamesini okuyanlar; Başakşehir futbolcusu Emre Belözoğlu'nun nasıl sanık yapılmadığına şaşırıp kalıyor! Gülen'in en değerli müridi Emre'yi kim koruyor?
Şampiyonluğa oynayan Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe taraftarlarına soruyorum:
AKP'nin futbol düzenine “evet” mi; yoksa “hayır” mı diyorsunuz…