Sevilay Yılman'dan Fatih Altaylı'ya Ayşe Arman itirazı!

Sevilay Yılman, geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazısında Ayşe Arman'ın röportajlarından ücret aldığını iddia etmişti.

Bu yazının ardından ne Demirören Medya Grup Başkanı Mehmet Soysal'dan ne de Ayşe Arman'dan herhangi bir yanıt gelmediğini belirten Yılman, konuya sadece Fatih Altaylı'nın dahil olduğunu söyledi.

Sevilay Yılman, Fatih Altaylı'nın bu konudaki görüşüne katılmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

Altaylı’ya göre tek kabahatli para karşılığı yapılan röportajların paralı olduğunu belirtmeyen gazete yönetimi imiş.Hiç kusura bakmasın Fatih Ağabey, kesinlikle katılmıyorum bu görüşüne.Çünkü dünyanın neresinde olursa olsun gazetecilik ilkeleri aynıdır ve ülkeye, kişiye, duruma göre de değişmez!

İşte Sevilay Yılman'ın bugünkü yazısından "Haber haberdir. Parayla yapan da, göz yuman da kabahatlidir!" başlıklı o bölüm:

Demirören Medya Grup Başkanı Mehmet Soysal’ın birkaç kez üst üste medyayla ilgili yazılar kaleme alması ve özellikle PR ajansları ile reklamverenin gazetecilerle grift ilişkilerine dikkat çekmesi üzerine ben de bir uyarıda bulundum.

Ve temizliğe, yönettiği grubun amiral gemisi Hürriyet’in en popüler isimlerinden olan Ayşe Arman’ın paralı röportajlarına son vererek başlaması gerektiğini hatırlattım.

Soysal’dan ya da Ayşe Arman’dan herhangi bir yanıt gelmedi ama konuya Fatih Altaylı dahil oldu ve dün yazdığı yazıyla Ayşe Arman’ın bu işte hiçbir kabahati olmadığını savundu.

Altaylı’ya göre tek kabahatli para karşılığı yapılan röportajların paralı olduğunu belirtmeyen gazete yönetimi imiş.

Hiç kusura bakmasın Fatih Ağabey, kesinlikle katılmıyorum bu görüşüne.

Çünkü dünyanın neresinde olursa olsun gazetecilik ilkeleri aynıdır ve ülkeye, kişiye, duruma göre de değişmez!

Zaten ben yazımda belirtmiştim Hürriyet’in yarı parasını aldığı röportajların bir yerlerine "Reklam içeriklidir" ibaresi yazmamasının büyük bir rezalet olduğunu.

Ancak yazılsa bile, yazılmış olsa bile bu Arman’ın ya da o statüde başka bir ismin para karşılığı röportaj yapmasını doğru kılmaz.

Röportaj dediğimiz şeyin özü reklam değil, haberdir.

Haber değeri taşıyan biri ya da birileri ile yapılan işe röportaj denilir.

Ayşe Arman veya ben veya Fatih Altaylı…

Hiç fark etmez eğer haberci kimliği adı altında gazetesine röportaj yapıyor ise bunun karşılığında herhangi bir menfaat elde edemez.

Ha… Ekonomi olsaydı Ayşe Arman’ın bölümü… Bir nebze anlayış gösterilebilirdi.

Nihayetinde bazı arkadaşlarımız otomobil, inşaat gibi sektörlerden yapılan söyleşilerin karşılığında gazete yönetimi bilgisinde ücretlerini alıyorlar ama bunların da zaten reklam içerikli olduğu o röportajlarda belirtiliyor.

Ayşe Arman’ın alanı o alan değil.

Arman nihayetinde özellikle kadınların dikkatle takip ettiği bir isim ve siyaset dahil hemen her alandan birileri ile röportaj yapıyor.

Her hafta hem de.

Bu bazen bir sanatçı, siyasetçi ya da eşcinsel lobisi LGBT’den bir temsilci veya çocuk yaşta babası tarafından tacize uğramış bir adam ya da plastik cerrah veya kardiyolog olabiliyor.

Soruyorum: Bunlardan hangisinin reklama ihtiyacı yok?

Sanatçısı da siyasetçisi de spor adamı da eşcinsel lobisinin temsilcisi de veya plastik cerrahı da söyledikleri ile tanınsın, konuşulsun, ün yapsın ister.

Ve bunların bu istediklerine kavuşabilecekleri en güzel yöntem de gazeteci unvanına sahip meşhur bir kalemin haklarında yazılmış bir yazı ya da kendileriyle yapılmış söyleşidir.

Bir plastik cerrahın Ayşe Arman gibi kadın dünyasında fenomen olmuş birinin kalemi tarafından tam sayfa, Hürriyet gibi bir gazetede övülmesi, poz poz resimlerle pohpohlanarak millete anlatılması doğru bir gazetecilik midir, etik midir?

Söyleyeyim bu gazetecilik açısından büyük bir rezalet ve skandaldır!

Çünkü okur o röportajın karşılığında dünya kadar paralar alındığını bilerek okumuyor.

O röportajı gazeteci saydığı, gördüğü bir şahıs yaptığı için haber değeri taşıdığına inandığı için okuyor.

Ayrıca son bir şey söyleyeceğim ve bu konuyu kapatacağım…

Hatırlatırım… Ayşe Arman aynı zamanda o gazetede köşe yazan ve dedim ya yukarıda özellikle kadınlar ve gençler üzerinde etkili olan bir isim.

Şimdi biz bugün parayla röportaj yaptığı işlere; “Ne var canım bunda?” deyip müsamaha gösterip, yarın da köşesinde de aynı şeyi yaptığı öğrenilirse veya ortaya çıkarsa da alkışlayalım mı?