Sacit Aslan'dan Ali Eyüboğlu'na sert yanıt!

Milliyet Cadde köşe yazarı Ali Eyüboğlu'nun bugünkü yazısı Sacit Aslan'ı kızdırdı. Bakın Sacit Aslan, Ali Eyüboğlu için neler dedi?

İŞTE SACİT ASLAN'IN O YAZISI

Ben diyorum elma, sen diyorsun alma!..

Ali efendi, Milliyet’in Cadde ekindeki köşesini yine çıkarları için kullanmış!..

Cumartesi günü Milliyet’in televizyon ilavesindeki yazısını eleştirdiğim Ali Eyüboğlu’ndan, bugün Cadde ekindeki köşesinde tam da beklediğim üslupta ve kalitede bir cevap geldi.

Ancak Ali efendi yazısında benim eleştirdiğim şeyleri köşeye sıkıştığı için yazmaktan özellikle kaçınmış, konuyu çarpıtmaya çalışmış.

Sorun değil, ben kendisine hatırlatırım...

Bak Ali efendi, benim cumartesi günkü yazımın ilk satırlarında da belirtiğim gibi senin televizyon programlarıyla ilgili yaptığın eleştirilere hiç ama hiç sözüm yok. Televizyon ve magazin dünyası konusunda etik kurallar çerçevesi içinde istediğin eleştiriyi yapma hakkına sonuna kadar sahipsin...

Benim eleştirdiğim husus, bir TV yöneticisinin itibarını zedelemek için yazdığın yenilir yutulur olmayan satırlar...

Ki, bu TV yöneticisi 4 yıl önce eşini işten çıkaran ve sana da bu sürede kapısını hiç açmamış biriyse eğer...

İşte o zaman yazdığın karalayıcı satırlarla amaçladığın şeyi anlamamak için salak olmak gerekiyor.

Ne yazmıştın sen,

TV8’in başındaki Abiş Hopikoğlu MNG Holding’in patronunun eniştesi, bu yüzden televizyonculuk konusunda yetersiz ve kanallar arasındaki centilmenlik anlaşmasına uymasını ondan beklemek de doğru değil. Abiş Hopikoğlu görevden alındığı an televizyonculuk macerası da bitecek biri...

Peki o zaman cevap ver?

Hangi büyük holding şirketi aile fertlerini ve eniştelerini yönetici yapmıyor da sen böyle bir sözle ulusal bir kanalın yöneticisine belden aşağı vuruyorsun?

Ayrıca Ali Efendi madem sen "enişte" konusunda bu kadar hassassın, neden önce eski patronun Aydın Doğan’dan başlayıp ardından da şu anki patronun Erdoğan Demirören’e kadar uzanmıyorsun?

Niye onların kızlarının eşlerine verdikleri görevleri sorgulamıyor ve damatlarının yeterlilikleri üzerine fikrini ortaya koymuyorsun?

Yoksa işsiz kalırım diye korkuyor musun?

Sana açık senet, enişte konusundaki duyarlılığını kendi çalıştığın şirketlerin sahiplerine karşı da gösterebilirsen, işte o zaman önünde secde etmeyen Sacit Aslan namerttir.

Ayrıca Abiş Hopikoğlu görevden alınırsa televizyonculuk macerası biter demişsin ya sana tavsiye seni ele verecek beklentilerini böyle ulu orta ağzından kaçırma, rezil olursun...

Gelelim "ispat etsin" dediğin program yaptırmama olayına..

Senin pek çok kanalla program yapmak için görüştüğün ya da aralarında Kanaltürk ve TV8’in de olduğu birçok kanal yöneticisine de hatırlı dostlarınla haber gönderdiğini herkes biliyor. (Abiş beye direkt bir teklifi yapman için gerekli ortamı bir türlü sağlayamadığın için şimdi işkembeden atarak sözüm ona kendini aklamaya çalışıyorsun.)

Neyse parana para katmak için birçok kanalda iş yaptın, son olarak da TVEM’de geçenlerde yayından kaldırılan bir programı sunuyordun.

Ayrıca uzun süredir devletin kanalı TRT 1’e danışmanlık yaptığın, oradan hatırı sayılır bir ücret aldığın da biliniyor.

TV8 ile ilgili de arada güzel yazılar yazdığını söylüyorsun. "4 yıl sonra mı eleştiriye başladım" diyorsun?

Ali efendi biraz ceviz ye de, hafızan güçlensin. Unutuyorsun ki, bu senin TV8 yönetimiyle ilgili yazdığın ilk belden aşağı yazı değil. İnternette mevcut olan yazı arşivini karıştırıp hepsini tek tek ortaya çıkarabilirim. O zaman ne diyeceksin merak ediyorum.

Arada yazdığın güzel yazılar da (Ki aslında işini yaptın) TV8 yönetimiyle aradaki buzları eritmek içindi. Bunu da seni tanıyanlar söylüyor.

Tıpkı TRT ile kurduğun ilişki gibi... Önce köşenden karşı tarafı rencide et, sonra onlar seninle dost olmaya çalışsın. Sonra gidip o kanalda iş yap. Sonra da orayı övmeye başla...

Ama sevgili Ali efendi, o köşeler babanın yeri değil.

Bugün de senden ünlülerle çektirdiğin fotoğraflarını koyduğun blogundan ya da twitter’dan yanıt bekliyordum ama beklediğim olmadı. Yine Milliyet’in Cadde’deki köşeni bu işe ayırmışsın,

Tabii alışmışsın Milliyet’in sana verdiği köşeyi babanın malı gibi kullanmaya bana ve Abiş beye cevabını yine buradan veriyorsun.

Geçenlerde Habertürk’ten bir sunucu kızcağıza köşenden hakaret etmiştin, normaldir.

Ayrıca TV8’de program yaptığım için Abiş beyi savunduğumu öne sürmüşsün. Bunu düşünmen de o kadar normal ki. Niye mi?

Eee sen de yıllardır eşin hangi dizinin, filmin ya da firmanın reklamını yapsa (ki hala TRT’de danışmanlık yapıyor) onu köşende geniş geniş yazıyorsun ya, beni de kendin gibi sanıyorsun.

Kişi, karşısındakini kendi gibi bilirmiş...

Ama beni kendinle karıştırma. Ben bana maaş verilen Milliyet gazetesi gibi saygın bir kurumu babamın çiftliği gibi çıkarlarıma alet etmiyorum. Düşüncelerimi sahibi olduğum kendi sitemden yazıyorum.

Bak şeker kardeşim, senin yaşadığın şoku gayet iyi anlıyorum.

Sandın ki, yazdığın satırlarla amaçladığın şeyler anlaşılmayacak, sandın ki çıkarların için insanlara laf geçireceksin yanına kar kalacak.

Ayrıca bu yazıyı niye yazdım biliyor musun Ali Efendi, sevmediğin insanları çaktırmadan itibarsızlaştırmaya çalışarak, basın yoluyla suç işleyerek eline bir şey geçmeyeceğini, senin o köşeleri çıkarın için kullanmaya hakkın olmadığını sana göstermek istedim.

İntikam almak için işaret parmağınla karşındakileri gösterebilirsin ama kalan 3 parmağına bak.

Kalan parmakların sana dönük seni işaret ediyor, bunu sakın unutma...

Sacit ASLAN

MEDYAFARESİ NOTU: Gazetelerden haber ve köşe yazısı alıntılayamadığımız için Ali Eyüboğlu'nun Milliyet gazetesindeki yazısını sizlere aktaramıyoruz. Dileyen okurlarımız, www.milliyet.com.tr adresinden ilgili yazıya ulaşabilir.