Reza Zarrab Fetullah Gülen’e terörist diyemedi!

Amerika'da devam edilen Reza Zarrab davasında ilk kez Gülen örgütünden söz edildi.

Eski Halkbankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın, ABD'nin İran'a yönelik ambargosunu deldiği iddiasıyla tek sanık olarak yargılandığı davada tanık statüsüne geçen Reza Zarrab, Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Fleming tarafından gerçekleştirilen çapraz sorgusunun üçüncü gününde ifade vermeye devam ediyor.

Canlı Blog

Reza Zarrab'a tecavüz suçlaması

22:00 - Eski hücre arkadaşı, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla davasında tanık sıfatıyla ifade veren ve birçok yetkiliye rüşvet verdiği yönünde açıklamalarda bulunan İran ve Türkiye vatandaşı iş adamı Reza Zarrab’ın kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla dava açtı.

21:00 - Oturuma öğle arası verildi.

20:52 - Fleming burada, gerçeği söylemesindense savcıları memnun etmesinin daha önemli olduğunu ima ediyor.

Adam Klasfeld'in yorumuna göre "Bu, savunma makamının Zarrab hakkında şüphe yaratmak için kullandığı bir argüman."

20:51 - Konu, Zarrab'ın ABD'de cezaevindeyken yaptığı görüşmelere geliyor. Görüşmelerden en az birinin Zarrab ile amcası Ahad arasında geçtiği belirtiliyor.

Soru: Amcanızla, ABD'de cezaevinden nasıl çıkacağınız konusunda konuştunuz, değil mi?

Zarrab: Bu doğru değil.

Soru: Serbest kalmak için yapmadığınız bir şeyi itiraf etmeniz gerektiğini söylemediniz mi?

Zarrab: Bu doğru değil.

Zarrab: Bu, işbirliği yaparak, anlaşmanın tüm temel hususlarını gerçekleştirerek ve yüzde 100 gerçeği söyleyerek olacaktı.

20:48 - Fleming, Zarrab'a Türkiye'deyken verdiği yeminli bir ifadenin metnini veriyor. Söz konusu ifadede Zarrab, Süleyman Aslan'ın rüşvet almadığını söylüyor.

20:46 - Fleming: Mart 2016'da tutuklandığınız zaman da ekonomik cihadın ne olduğunu anlamamış mıydınız?

Zarrab: Kesinlikle doğru ama bugün bunun ne olduğunu biliyorum.

20:45 - Zarrab "ekonomik cihat"ın ne demek olduğunu bilmediğini, Farsça yazı okuyamadığını ve Ahmedinecad'a hitaben yazılan ve kendisinin imzaladığı mektupta ne yazdığını bilmediğini öne sürdü.

20:42 - Zarrab, 2013'teki soruşturma sırasında Türk savcılara "kimi zaman" yalan söylediğini ve Miami'de tutuklandığında da FBI'ya yalan söylediğini kabul etti. "Yaptırımları ihlal etmediğimi söyledim, doğru" ifadesini kullandı.

20:40 - Zarrab, İstanbul'da acil bir yere gitmesi gerektiği zamanlarda emniyet şeridini kullanmak için İstanbul polisine yalan söylemeye ihtiyaç duymadığını söyledi:

"Emniyet şeridini kullanmak için yalan söylememe gerek yoktu. Zaten istediğim gibi kullanıyordum."

20:38 - Zarrab, 2013 yılında televizyona çıkıp İran'a yardım için sistem kurduğunu reddettiği konuşmada "Türk kamuoyuna yalan söylediğini" kabul etmedi, "Bunu Türkiye yasaları çerçevesinde söyledim" dedi.

20:36 - Atilla'nın avukatları Zarrab'a "Eşinize yalan söylediniz, doğru mu?" diye sordu, savcılar itiraz etti.

20:35 - Hakan Atilla'nın avukatı Fleming, Zarrab'a "yalancı" dedi. Zarrab yer yer yalan söylediğini kabul etti.Zarrab, sahte gıda işinde bir kez doğrudan Atilla'ya yalan söylediğini ifade etti.

20:30 - Zarrab, geliri hakkında Türk yetkililere yalan söylediğini iddia eden Fleming'e karşı çıkıyor ve Fleming'in kastettiği gibi biri olmadığını söylüyor.

20.26 - Zarrab: “Sanık (Atilla) aleyhinde ifade vermeye başladığım tarihten itibaren mal varlığıma el konuldu.” .

20.22 - Zarrab’ın çeşitli şirketlerle bağlantıları olup olmadığını soran Fleming, Zarrab’ın ‘istisnai vatandaşlığı’nı sordu. Zarrab, bunu reddetti.

Zarrab: “Olağan yolları takip ettim hanımefendi. 2001 yılında başvurdum ve 2006 ya da 2007’de vatandaşlık aldım.”

Zarrab daha sonra ifadesini “İlk başvuruyu 2000 yılında yaptım” diye düzeltti

20.20 - Kol saatleri, benzer kalemler ve piyanonun rüşvet olup olmadığı sorulan Zarrab, bunları hatırlamadığını söyledi.

20.18 - 2014’te Meclis Soruşturma Komisyonu’na bir mektup gönderip göndermediğini soran Fleming’e Zarrab’ın yanıtı: “Hatırlamıyorum.”

20.16 - Fleming, 2013 yılında Türkiye’de Zarrab’la ilgili açılan soruşturma hakkında ve 2014’te adı yolsuzluk iddialarına karışan dört bakana yönelik Meclis Soruşturması’nı sordu.

Zarrab'a Gülen sorusu

20.15 - ABD'li gazeteci, Katie Zavadski'nin aktarımına göre, Fleming, Zarrab’ın Gülen Cemaati’nin bombalı saldırı yapmadığı için ‘terör örgütü’ olmadığını kabul etmesini sağlamaya çalışıyor.

Zarrab, “O konuda anlaşamayız, çünkü ben onların ne yaptığını bilmiyorum” dedi.

20.10 - Gülen Cemaati’yle ilgili konuşan Zarrab: “Farklı gruplar onlar için birçok isim kullanıyor. Bu yüzden, onlar siyasi bir grup mu, dini grup mu, terör örgütü mü bilmiyorum.”

20.08 - Konu, Türkiye siyaseti. Türkiye’deki farklı kesimleri ve siyasi grupları soran Fleming’e Zarrab’ın yanıtı: “Politika analisti değilim.”

20.06 - Fleming: “Gülen Cemaati’ni hiç duydunuz mu?

Zarrab: “Evet, duydum.”

Davada ilk kez Gülen Cemaati’nden söz ediliyor.

20.04 - Flaming: “Mahkemede, Türkiye’de isnat edilen bazı şeylerden suçlu olduğunuzu söylemiştiniz.”

Zarrab: “Bu kesinlikle doğru hanımefendi.”

20.02 - Fotoğrafın ortasında Zarrab’ın kuzeni bulunuyor.

20.01 - Jüriye gösterilen bir fotoğraf dosyaya eklendi, kamuoyuyla da paylaşılması bekleniyor.

20.00 - Fleming, sınırda yakalanan Zarrab’ın şoförünün, nakit para taşırken durdurulan 14 kişiden biri olduğunu söyledi.

19.53 - Zarrab’ın ifadesinde yalanladığı ‘Rusya sınırındaki olay’iddiasına dönüldü.

Atilla’nın avukatlarından Fleming, Zarrab’ın şoförünün yüklü miktarda parayı Rusya’ya kaçıracakken Türkiye sınırında yakalandığını iddia etmişti.

19.48 - Zarrab’la Atilla arasında geçen kısa bir ses kaydı dinletiliyor.

19.45 - Duruşmayı aktaran muhabirlerden Klasfeld “Sahte altın ticaretinden gıda ticaretine geçiş yapıyoruz. Bunun nedeni, İran’a yönelik yaptırımların yağmur gibi gelmesi” paylaşımında bulundu.

19.40 - Davada Zarrab’la Happani arasındaki başka bir görüşmenin ses kaydı dinletiliyor. Görüşmede Aslan’ın, TİM’in 2015’teki ‘ihracat şampiyonu’ şirketlerinden Volgam Gıda’yla ilgili söylediklerinden bahsediliyor.

19:13 - Zarrab, Happani için "sağ kolum" nitelemesi yaptı.

19:10 - Daha önceki duruşmalarda "İşlemlerinin kimi zaman Halkbank'ın alt kademelerdeki çalışanlarına takıldığını" iddia eden Zarrab "İşler Hakan Atilla'da o kadar takılmıyordu" ifadesini kullandı.

19:06 - Salonda ses kaydı dinletiliyor. Ses kaydının Zarrab ile Aslan arasında 2013 yılında yapılmış bir görüşmeye ait olduğu belirtildi.

19:05 - Zarrab'ın çapraz sorgusu kaldığı yerden devam ediyor.

19:03 - Adam Klasfeld'in aktarımına göre, ABD hükümeti OFAC konusunda tanıklardan ifade almaya hazırlanıyor ve bahsedilen yasadaki belirsizlik, savcının yargıca yazdığı bir mektupta anlatılıyor.

Mektuba aşağıdaki adresten ulaşılabilir:

https://www.documentcloud.org/documents/4324221-OFAC-AUSA-Letter.html

19:00 - Atilla'nın avukatı Rocco: Adalet Bakanlığı sanki Hazine Bakanlığı'ymış gibi hareket ediyor.

18:55 - Atilla'nın avukatı Victor Rocco, müvekkilinin yaptığı iddia edilen işlerin, cezai kovuşturmayla değil, sadece ABD finans sistemine giriş yasağıyla cezalandırıldığını öne sürüyor.

(ABD'li gazeteci Adam Klasfeld'in hatırlatması: Savunmanın teorisine göre Atilla'nın yaptığı iddia edilen işler ABD'yi etkilemiyordu.)

18:52 - Duruşma öncesi görüşmelerde, savcı OFAC (Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi) düzenlemelerinde yer alan içinden çıkılmaz nüanslar hakkında yargıca sorular soruyor.

Yargıç Berman: Bu güney bölgesindeki dava daha önce emsali olmayan bir dava mı?

Savcı: Evet.

17.30 - Duruşma başlamak üzere. Çapraz sorgu öncesinde avukatlarla yargıç bir değerlendirme yapıyor.

Davanın önceki duruşmalarında neler oldu?

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tek sanık olarak hâkim karşısına çıktığı davanın ilk duruşmasında Savcı Yardımcısı David Denton, Reza Zarrb’ı “yıldızlı tanık” olarak niteledi.

Zarrab'ın aleyhinde tanıklık yapacağı Hakan Atilla'nın avukatları ise ilk sözlerinde, gerçek ‘suç ortağının’ eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan olduğunu söyledi.

Atilla'nın avukatı Victor Rocco, savcılığın Reza Zarrab'ın sırtını sıvazladığını belirterek, "Yüksek makamlara ayakkabı kutularında rüşvet yollayan Atilla değil Zarrab'tı. Sanık sandalyesinde oturması gereken Reza Zarrab" dedi. Rocco, "Süleyman Aslan, Zarrab'tan 'utanmazca' rüşvet aldı" iddiasında bulundu.

Reza Zarranb’ın ‘tanık’ sıfatıyla mahkemeye getirildiği ikinci duruşmada ise Zarrab, eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın, eşi Ebru Gündeş'in ünlü bir isim olması nedeniyle başlangıçta kendisiyle çalışmak istemediğini söyledi. Daha sonra konuyu dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a taşıdığını ifade eden Zarrab, Halkbank ile bağlantının kurulması için Zafer Çağlayan'a toplamda 45 ila 50 milyon Euro, 7 milyon dolar, 2,4 milyon Türk Lirası ve 300 bin İsviçre Frankı rüşvet verdiğini söyledi.

Zarrab ifadesinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın damadı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın genel müdür olduğu Çalık Holding'e ait Aktif Bank'ta hesap açtırmak için eski AB Bakanı Egemen Bağış'tan yardım istediğini söyledi. "Bağış aracılığıyla Aktif Bank Genel Müdürü ile görüştüğünü ve bu sayede bankada hesap açtığını" belirten Zarrab, "Hesap günlük 5-10 milyon Euro'luk işlem hacmi ile başladı" ifadesini kullandı.

Zarrab, davanın tutuklu sanığı eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla hakkında ise "Yaptırım kuralları hakkında bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu" diye konuştu.

Davanın üçüncü günüde dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın adı ilk kez geçti. İran'la Halkbank üzerinden yürütülen altın ticaretine Vakıfbank ve Ziraat Bankası'nın da dahil olmak istediğini öne süren Zarrab, Vakıfbank ve Ziraat Bankası'nın dahil edilmesi için dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan talimat aldığını iddia etti.

İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) yetkilileri ile dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan arasındaki görüşmeleri anlatan Zarrab, o dönem Halkbank'ın Genel Müdürü olan Süleyman Aslan ile sanık Mehmet Hakan Atilla'nın da toplantılarda olduğunu ifade etti.

Duruşmada Çin pazarında girmeye çalıştığını söyleyen Reza Zarrab, İran’la iş yaptığı için Çin’de sorun yaşadığını ve dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler'den yardım istediğini söyledi.Barış Güler'in kendisine danışmanlık yaptığını ifade eden Zarrab, "Babası Muammer Güler'e benim için Çin'deki bankalara referans mektubu yazdırması için Barış Güler'e 100 bin dolar verdim" dedi.

Zarrab, dün "45-50 milyon Euro, 7 milyon dolar ve 2,4 milyon Türk lirası rüşvet verdim" iddiasında bulunduğu Zafer Çağlayan için "Zafer Çağlayan'dan habersiz hiçbir şey yapmadım, şirketimin kayıtlarını bazen kontrol ederdi" ifadesini kullandı.

"Süleyman Aslan'a rüşvet vermek için Zafer Çağlayan'dan izin istediğini" söyleyen Zarrab "Süleyman Aslan'a rüşvet vermek Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi zira Aslan kapının nihai bekçisiydi" dedi.

Zarrab'ın üçüncü kez hâkim karşısına çıktığı jürili duruşmanın dördüncü gününde ise, Zarrab, ABD'nin İran'a yönelik ambargoları sıkılaştırmasının ardından "gıda tedariki" görünümde altın ticaretine devam edildiğini söyledi.

Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in fotoğraflarının delil olarak dosyaya girdiği duruşmada Zarrab, Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'ya 50 miyon Euro tutarındaki bir uluslararası işlemi sorduğunu anlattı.

Bankanın bu işlem için bir belge istediğini söyleyen Zarrab bunun kendisini endişelendirdiğini çünkü ticaretin aslına dair istenen belgeyi elde etmenin imkansız olduğunu belirtti. Aslan'ın ise buna "Bu konuyu ben çözeceğim, sorun değil Rıza bey" diye karşılık verdiğini iddia etti.

TIKLAYIN - Zarrab: Süleyman Aslan'a daha fazla rüşvet vermemek için imzasını taklit ettik

Zarrab'ın tanık olarak ifade vermeye devam ettiği dördüncü duruşmaya Mehmet Hakan Atilla'nın avukatlarının paylaştığı belgeler damga vurdu.

Yargıç Berman'a hitaben bir mektup kaleme alan Atilla'nın avukatları 15 Eylül 2016'da Zarrab ile Ahad isimli bir şahsın telefon görüşmesini aktardı. Söz konusu telefon görüşmesinde, Zarrab'ın ihtiyaç durumunda hapisten dışarı çıkmak ya da daha az bir ceza almak için yalan söylemeyi Ahad isimli kişiyle konuştuğu belirtildi. Savunma avukatları tarafından yazılan mektupta, "Zarrab, daha az ceza almak için bir ifade uydurmak konusunda istekli olduğunu ifade ediyor" cümlesi kullanıldı.

Duruşmada ayrıca Reza Zarrab'ın cezaevinden yaptığı telefon görüşmelerinin kayıtları da paylaşıldı. Reza Zarrab davasının dosyasına giren tapede Zarrab ile bir kişi arasında geçen konuşmada, "Bekir ve Mevlüt isimli iki kişi ile 'Beyefendi'nin Başkan Obama’yı arayacağı" ifadesi yer alıyor. Tape kayıtlarından Zarrab'ın avukatı Şeyda Yıldırım'ın da Erdoğan ile iletişim halinde olduğu izlenimi ortaya çıkıyor.

Davanın altıncı duruşmasında Zarrab, Hakan Atilla'nın avukatı Fleming tarafından çapraz sorguya alındı.

Zarrab, avukat Fleming'in sorularına verdiği yanıtta, ABD savcılığına ilk kez Ağustos 2016'da yani Mehmet Hakan Atilla'nın tutuklanmasından önce işbirliği yapmayı teklif ettiğini aktardı.

Zarrab'ın teklifine rağmen işbirliği anlaşmasının yapılmasının ciddi olarak gündeme gelmesi Ağustos 2017'yi buldu. Bu tarihten sonra Zarrab ile 12 kez görüşen FBI yetkililerinin görüşmelerde edindikleri bilgilerin davada kullanılabileceğine kanaat getirmelerinin ardından Zarrab'ın itirafçılık teklifi kabul edildi. Ekim 2017'de Zarrab itirafçılık belgesini imzaladı. Zarrab, itirafçı olmasının ardından neredeyse her gün FBI yetkileri ile bir araya geldiğini ifade etti.

Avukat Fleming çapraz sorgu esnasında, Zarrab'ın işlediğini kabul ettiği suçlara dair de sorular yöneltti. "2013 yılında başkaları için hayat kadını ayarladıını" ifade eden Zarrab cezaevinde gardianlara rüşvet vermesi konusunda da itiraflarda bulundu. Buna göre, Zarrab cezaevindeyken marihuana içerken yakalandı. Ayrıca bir gardianın telefonundan, kızı ve avukatlarıyla görüştü. Zarrab gardianların kendisine ilaç ve alkol de verdiğini belirtti. Cezaevinde gardinalara 45 bin dolar rüşvet verdiğini söyleyen Zarrab, ödemeyi Türk avukatı aracılığıyla yaptığını ifade etti.

Reza Zarrab, çapraz sorgusunun ikinci günüde 10 Nisan 2013 tarihli görüşmede sahte gıda ticareti hakkında Atilla’ya yalan söylediğini kabul etti. Zarrab, "Mart 2017'de Atilla'nın tutuklandığını duyduğunda 'şoke olduğunu" söyledi.

Hakan Atilla'nın avukatları genel olarak savunmalarını, Atilla'nın ikinci planda olduğu ve asıl işlerin Süleyman Aslan'ın kontrolünde gerçekleştiği iddiası üzerine kurdu. Zarrab, Fleming'in "Süleyman Aslan sizin yanınızda Hakan Atilla'yı arayıp 'Bu işi hallet' demiş, doğru mu?" sorusunu "Evet hatırlıyorum" diyerek yanıt verdi.

Avukat Fleming, Zarrab'a Ebru Gündeş ve 17-25 Aralık sürecinde A Haber'e verdiği mülakata ilişkin de sorular yöneltti. Ebru Gündeş ile evliliğinden dolayı sık sık Türkiye'de magazin haberlerinde yer aldığını doğrulayan Zarrab "Bu fotoğraflar medya tarafından gizlice çekilmiş ve yayınlanmış görüntülerdir. Basında bizle ilgili çıkan haberlerin yüzde 99'u uydurma ve yalan haberlerdi" ifadelerini kullandı. Zarrab, A Haber'e verdiği mülakat için ise "Yanlış hatırlamıyorsam, o röportaj karardan daha önce gerçekleşti. Aleyhimdeki altın kaçakçılığı iddialarıyla ilgili açıklamalar yaptığımı hatırlıyorum" açıklaması yaptı.