Rasim Ozan’ın ekrana dönmesi için kimler sinsi planlar yapıyor?

2 yıl önce Boşnaklara canlı yayında söylediği sözler nedeniyle Beyaz TV’den kovulan Rasim Ozan Kütahyalı, programa geri mi dönüyor?

Boşnak Dünyası gazetesinde yayınlanan bir yazı, Rasim Ozan Kütahyalı'nın ekranlara dönmesi için yürütülen hazırlıklara dikkat çekti.

İşte o yazı:

REYTİNG AHLAKTAN BÜYÜK MÜ?

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Boşnaklara yönelik ettiği hakaretin davasında 5 ay boyunca ortalarda görünmeyip geçtiğimiz günlerde gidip ifade vermesi bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

İfadesinde çok çarpıcı bir bölüm var. Diyor ki Kütahyalı "20 aydır ekranlardan uzağım, bana bir sosyal ceza yaptırımı uygulanıyor." Ve şu günlerde bir dedikodu ortalarda dolaşıyor; “Rasim Ozan Beyaz Futbol’a geri dönecek ve yeniden yorumculuğa başlayacak.” 

Bir dedikodu olmanın ötesinde bu iddiayı güçlendiren bazı gelişmeler de var. 

Beyaz Futbol programının yapımcısı ve sunucusu Ertem Şener, son günlerde resmi twitter hesabında bazı videolar paylaştı. 

Bu videoların bir tanesi “Özleyenler”, bir diğeri ise “Sevgi Kelebeği” başlığıyla yayınlandı ve Rasim Ozan’ın programdaki görüntülerinden oluşuyordu. Bir başka videoda ise 17 Ağustos’ta başlayacak yeni yayın dönemine atıfta bulunularak “efsane dönüyor” mesajı verildi. 

Tanıtım videosunda Ertem Şener, Sinan Engin, Ahmet Çakar ve Abdülkerim Durmaz yer alırken, son bölümde ekranın ortasında kocaman bir soru işareti ile sürpriz bir ismin daha katılacağı algısı karşımıza çıkıyor. Tüm bunlar birilerinin derin bir hazırlık içinde olduğu şüphelerini de beraberinde getiriyor.

5 AY SAKLANIP NEDEN ŞİMDİ İFADE VERDİ?

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye düşünecek olursak Rasim Ozan'ın ekranlara yeniden dönmeye hazırlandığı bir dönemde gidip ifade vermesi ve ifadesinde bu konulara değinmiş olması sizce de manidar değil mi?

Peki bir topluma, o toplumun değerlerine aleni bir şekilde hakaret eden ve bunu bilinçli ya da bilinçsiz canlı yayında yapan birinin bu suçu işlediği yere, televizyon ekranına yeniden dönmesi vicdanların kabul edebileceği bir şey mi?

O HAKARET SADECE BOŞNAKLARA EDİLMEDİ

Şaka olsun diye bu cümleleri kurduğunu iddia eden Rasim Ozan'ın yarın başka bir topluluk için bambaşka şekilde hakaret etmeyeceğini kim garanti edebilir? Öyle ya aynı yıl içinde 3 kez 100 ceza puanını aştığınız takdirde kanunlar gereği ehliyetinize süresiz el konuyor. 

Rasim Ozan ve birlikte yayın yaptığı arkadaşlarının kırdığı potlar, yaptığı gaflar öylesine çoktu ki! Boşnaklara yönelik hakaret bardağı taşıran son damla oldu ve toplumda öfke patlaması yaşandı. 

Yani, birilerinin dediği gibi “bir kere yapılan bir şeyin cezası bu kadar ağır olmamalı” sözü burada geçerli olamaz. Bu yapılan ilk değildir ama en ağırıdır. 

Mahkemeden Rasim Ozan hakkında 13 Eylül'de ne karar çıkacağını bilemeyiz. Yaptığı hakaretin kanunlar önünde bir tanımı var ve dava da buna göre açıldı, iddianame hazırlandı. 

Bu konuda Türk yargısına güvenimiz sonsuz. Ancak olayın bir de kamuoyu vicdanı boyutu var. Ve halkın bu kişi hakkında verdiği karar çok nettir, o da müebbet ekran yasağıdır.

İLK GÜN KOVDULAR, ŞİMDİ GERİ ALMAYA ÇALIŞIYORLAR

Malum hadisenin yaşandığı 19 Kasım 2017’nin hemen bir gün sonrasındaki programa Kütahyalı’nın çıkarılmadığı, kanal ile ilişiğinin kesildiği bizzat yapımcı ve sunucu Ertem Şener tarafından açıklanmıştı. 

Ortada ne bir dava, ne de bir mahkeme kararı varken Beyaz TV yönetimi bu etik davranışı ortaya koymuştu. Aynı kanal ve aynı program eğer şimdi kovdukları kişiyi geri getirmek için nabız yokluyorsa burada ciddi bir tutarsızlık olduğunu söylemek mümkün. 

Bir soru daha sormak gerekiyor o halde; kanal yönetimi 20 ay önceki kovma kararını “kendi iradesiyle” mi aldı, yoksa toplumda çığ gibi büyüyen tepkilerden çekinerek “mecburiyetten” mi aldı?

REYTİNG UĞRUNA DEĞERLER AYAKLAR ALTINDA

İzlenme oranını ve dolayısıyla reklam gelirini arttırmak veya hayatı sadece futbol olan küçük bir güruhu tatmin etmek için bu adamı yeniden ekrana çıkarmak ne demektir? 

Mesele Boşnak meselesi değil mesele birlik-beraberlik ve kardeşlik meselesi. Yıllar önce Güner Ümit’in bu ülkede yaşayan Alevi kardeşlerimize yönelik sarf ettiği sözlere nasıl ki toplum hep birlikte tepki gösterip Ümit’i medyadan sildiyse bugün de aynı durum geçerlidir. 

19 Kasım 2017’den bugüne kadar geçen yaklaşık 20 ayda insanların Kütahyalı’ya karşı tepkilerinde hiçbir değişiklik yoktur. Bunu anlayabilmek için sokaklara inip insanlara kulak vermek yeterlidir.

Rasim Ozan Kütahyalı bu halkın kendisine yıllarca verdiği fırsatı değerlendiremedi. Köşe yazarı oldu, program yorumcusu oldu, siyaset konuştu, spor konuştu, ekonomi konuştu. 

Her konuda “bilirkişi” edasında ahkam kesti. Ama gün geldi, haddini öyle bir aştı ki; canlı yayında ne konuştuğunu bilemedi, sarf ettiği ifadelerle toplumun bir kesimine açıkça hakaret etti. Ve bu ehliyetini kaybetti. 

Bu dakikadan sonra dileyeceği özürler ona ekrana dönüş yolunu asla açamaz. Dilediği her işi yapmakta sonuna kadar özgür olabilir ancak medya dünyasında bu söz konusu değildir.

Birileri ısrarla onu ekranlara çıkarmak için çabalarsa Rasim Ozan Kütahyalı'nın suç ortağı olurlar. 5 aydır mahkeme sürecini büyük bir olgunluk ve sabırla takip eden Boşnaklar başta olmak üzere, toplumun hemen her kesimi Rasim Ozan’ın yeniden ekranlara çıkarılmasına onay vermiyor. “Yaptık oldu” diye hareket etmeyi planlayanlar ise tarifsiz bir strateji yoksunluğu içindedir.

Kaynak: Boşnak Dünyası