Türkiye Palu Ailesini konuşuyor! Palu Ailesinde kim kimdir?

Türkiye 21 Aralık’tan beri ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programında Palu Ailesi’ni konuşuyor. Palu ailesi ile ilgili ortaya atılan iddialar arasında; cinayetten tecavüze, çocuk istismarından sadizme, "cinlerle iletişi"mden işkenceye varana kadar birçok konu var.

NTV de programda yer alan iddiaları derledi. NTV'de yer alan haber şöyle:

Türkiye 21 Aralık’tan beri ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programında kan donduran iddiaların eşliğinde Palu Ailesi’ni izliyor. İki cinayet, bir cinayete azmettirme, kendi öz evlatları dahil 4 çocuğa ve baldızına tecavüz etmekle suçlanan damat Tuncer Ustael’e, kızları ve torunları öldürülen aile bireylerinin bizzat yardım ettiği ileri sürülüyor. İşte Palu Ailesi ile ilgili akıl almaz iddialar...

Kocaeli’de yaşayan Palu ailesinin kabusu, Tuncer Ustael’in, kızları Emine Palu ile evlenmesiyle başladı. Kendisini ‘Cinci Hoca’ olarak tanıtan Tuncer Ustael, bacanağı Ahmet Tahnal ile kayınpederi Harun Palu dışında tüm aileyi müridi haline getirdi. Tuncer Ustael, eşinin kardeşi İsa’ya, Ahmet Tahnal’ı öldürttü. İsa, “Ahmet, kardeşimi fuhuşa zorluyordu” deyince baba Harun Palu, suçu üstlendi...

Harun ve Havva Palu çiftinin 5 çocuğu bulunuyor: Fatih, İsa, Emine, Meryem ve Ayşe Melek.

Çocuklardan biri olan Emine, Tuncer Ustael ile evleniyor. Kardeşi Meryem de Ahmet ile dünyaevine giriyor. Emine ve Tuncer Ustael çiftinin bir kız bir de erkek çocuğu oluyor. Meryem ve Ahmet çiftinin de Recep ve Melike adlarında iki çocuğu dünyaya geliyor.

Sapık Tuncer kendisini tüm aile içinde 'cinci hoca' olarak tanıtıyor. Ailede ona sadece baba Harun ve bacanağı Meryem'in kocası Ahmet inanmıyor. Ahmet’i ortadan kaldırmak isteyen Tuncer, eşinin kardeşi İsa’yı etkisi altına alıp onu öldürtüyor. Baba Harun oğlunun hapse girmesini istemediği için suçu üstleniyor ve hapse giriyor. Ahmet ölünce Meryem ve iki çocuğu (Recep-Melike), Tuncer’in kapıcı dairesinde kalmaya başlıyor. Tuncer burada evde kalan herkese tecavüz ediyor, işkencelerde bulunuyor. İşkence ve tecavüzlerin sonucunda evden kaçmayı başaran Recep hastane kontrolünün ardından yurda yerleştiriliyor.


Müge Anlı canlı yayınına Tuncer Ustael ve Palu ailesini tanıyanlar bağlandı. Telefon bağlantısı kuran komşuların ifadeleri Müge Anlı'nın stüdyosunda şok etkisi yarattı.

Meryem Tahnal, tam 10 yıl önce babası tarafından öldürülen eşinin tehditleri nedeniyle hurda bir araçta ailesiyle birlikte yaşıyordu. Bir gece tuvalet ihtiyacını gidermek için araçtan ayrıldı. Ardından esrarengiz biçimde ortadan kayboldu. Kaybolduğunda 32 yaşında olan Meryem Tahnal'ın akibeti gizemini korurken 3 Ocak Müge Anlı canlı yayınında ortaya çıkan bilgiler sır perdesini araladı.

Tuncer Ustael hakkında dehşete düşüren bilgileri Müge Anlı canlı yayında paylaşırken, anne - kızın gömüldüğü iddia edilen yerde Kocaeli Emniyet Ekipleri, kadavra köpeği Melo ile arama başlattı.

Tuncer Ustael'in aynı zamanda sadistik cinsel fantezileri olan, işkence yaparak tecavüz etmekten hoşlanan bir adam olduğu iddia ediliyor. Sürekli işkence ettiği ve cinlerle korkuttuğu karısının önünde baldızına, kendi öz çocuklarına ve yeğenlerine tecavüz ettiği öne sürülen Tuncer Ustael, erkek çocuk ve erkek yeğenine fiili livatada bulunduğu da iddia edildi.

2006 yılında Meryem, kocasının kendisini sattığını söyleyerek İzmit'teki baba evine geri döndü. Ancak kocası Meryem'in peşini bırakmadı. Zaman zaman polislerin araya girerek sonlandırdıkları tartışma felaket bir sonla bitti. Meryem Hanım'ın babası Harun Palu, damadını öldürdü. İşlediği cinayet suçundan 7 yıl hüküm giydi.

İşlenen cinayetin ardından öldürülen eşin akrabaları, Meryem ve ailesinin peşine düştü. Meryem Hanım, çocuğu ve 4 aile bireyiyle birlikte bir servis aracının içinde yaşamaya başladı. Sürekli olarak yer değiştiren aile bireyleri hiçbir şekilde bir eve sığınmadı.

Takvimler 2008 yılının Aralık ayını gösterdiğinde 32 yaşındaki Meryem Tahnal, yaşadığı servis aracından dışarı çıktı. Ardından kayıplara karıştı. İki çocuk annesi kadının izine 10 yıl boyunca hiç kimse rastlayamadı. Meryem'in kaybolmasından bir yıl sonra Meryem Hanım'ın kızı Melike'yi amcası Halit Tahnal gelip aldı. Ancak Melike'den de 9 yıldır haber alınamıyor.

Kocaeli Körfez İlçesinin Tütünçiftlik bölgesinde hurda bir otomobilin içinde yaşamaya devam eden baba Harun ve anne Havva Palu, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine Kocaeli Belediyesi'ne ait barınma evine yerleştirildi.

Tuncer Palu öldürüldü

Burada polise kızı ve torununun öldürüldüğünü söylediler. Anne Havva Palu'nun iddiasına göre akrabaları Tuncer Ustaer hem kızı hem torunu öldürmüştü. Emniyet cinayet şüphesiyle ilgili araştırmalar yaptı. Ama yapılan her arama çalışması olumsuz neticelendi. O dönem yanlış ifadeler verdiğini söyleyen Havva Palu, kızı ve torununun yaşadığını düşünüyor.

Müge Anlı ekibi hafta sonu kayıp anne ve kızı Meryem ve Melike Tahnal'la ilgili olarak kardeşi İsa Palu ile, olayın yaşandığı Kocaeli Körfez Tütünçiftlik sahiline gidip bölgeyi incelediler. İsa Bey, ablasının kaybolduğu yerde o dönem sık çam ağaçlarının olduğunu söyledi. Şu an ise bu alan otopark olarak kullanılıyor. Ardından kardeşinin kaybolduğu günü anlattı. Meryem Hanım'ın gece saat 02.00'de kaldıkları arabadan çıkıp tuvalete gittiğini ancak 15 -20 dakika geçmesine rağmen geri gelmediğini söyledi. Durumdan şüphelendikten sonra emniyete gittiklerini anlattı.

Müge Anlı ekibi, Meryem Tahnal'ın eniştesi Tuncer Ustael'le konuştu. Meryem'in kaybolduğu gece kaldıkları arabanın sürücü koltuğunda olduğunu ifade eden Tuncer Bey, "Yan koltuğumda İsa Palu vardı. Diğer aile bireyleri arka koltuktaydı. Meryem, araçtan inmiş ve geri dönmemiş. Bunun üzerine eşim Emine, beni uyandırdı. Onu her yerde aradık ama bulamadık" şeklinde konuştu.

Açıklamalarını sürdüren Tuncer Ustael, "Kalacak yerimiz olmadığı anlaşılınca kadınları, Kadın Sığınma Evine, bizi de başka ayrı bir bakım evine yerleştirdiler. Kayınvalidem Havva Hanım, herkesten habersiz bizim Meryem'i, İsa'yla birlikte öldürüp, sahile gömdüğümüzü söylemiş. Ben o dönem üstüme atılan tüm iddiaların doğru olmadığını emniyete verdiğim ifadede dile getirdim" dedi. Ayrıca Palu ailesi tarafından Melike'yi öldürüp Adapazarı'ndaki eve gömmekle bile suçlandığını açıkladı.

Açıklamalarını sürdüren Tuncer Ustael,  "Kalacak yerimiz olmadığı anlaşılınca kadınları, Kadın Sığınma Evine, bizi de başka ayrı bir bakım evine yerleştirdiler. Kayınvalidem Havva Hanım, herkesten habersiz bizim Meryem'i, İsa'yla birlikte öldürüp, sahile gömdüğümüzü söylemiş. Ben o dönem üstüme atılan tüm iddiaların doğru olmadığını emniyete verdiğim ifadede dile getirdim" dedi. Ayrıca Palu ailesi tarafından Melike'yi öldürüp Adapazarı'ndaki eve gömmekle bile suçlandığını açıkladı.

Kayıp Meryem'in kız kardeşi Melike Ayşe Palu da olay gününü anlatan bir diğer aile bireyiydi. Melike Hanım, "O gece hepimiz arabadaydık uyuyorduk. Meryem, kaybolduktan sonra kendisinden hiçbir şekilde haber alamadık" dedi. Kayıp çocuk Melike için ise şok iddiada bulundu, "Melike'yi Halit Tahnal ve ve Emel Tahnal bizden almaya geldi. Çocuğu kendilerine verdik. Sonra çocuk nerede diye sorduğumuzda biz sizden çocuğu almadık diye bizi suçladılar." şeklinde konuştu.

Tuncer'in gelmesiyle başladı

Cuma günü Müge Anlı canlı yayınına bağlanan komşu Gülbahar Hanım da Tuncer Ustael hakkında iddialarda bulundu:

"Damatları Tuncer Bey, gelene kadar evlerinde hiçbir sorun yoktu. O geldikten sonra evde sürekli olarak şiddetli tartışmalar yaşanıyordu. Bir gün seslerden rahatsız olup evlerine gittim."

"Duvarların ince sıvalarına kadar kırdıklarına şahit oldum. Tepki gösterince de 'Evde büyü var onu arıyoruz' dediler. Neye uğradığımı şaşırdım. Aile Tuncer Bey ne dese onu yapmaya başladı. Oturdukları evin eşyalarını bile sattılar. Bir ara evden ayrıldılar. Aydın Didim'e yerleştiler. Bir süre sonra Tuncer tek geldi. Elinde bir tomar para vardı. Parayı nereden bulduğunu sordum. Evi sattıklarını söyledi."

Ayrıca iddia sahibi komşu, Tuncer Bey ve ailesinin Körfez ilçesindeki Ilımlıtepe'ye gittiklerini de dile getirdi. O yerin ıssız bir yer olduğunu vurguladı. Araştırmalara dahil edilmesini istedi. Anne Havva Hanım ile çocuklarının her şeyi bildiğini ancak enişte Tuncer Bey'den korktukları için sessiz kaldıklarını söyledi. Gülbahar Sadık, Tuncer Ustael'in; Havva Palu ve çocukları İsa İle Ayşe Melek'in evlerine geldiğini söyledi.

Hep birlikte hayatın normal şartlarına uygun vaziyette oturduktan sonra gariplikler zincirinin oluştuğunu söyledi. İddiaya göre; Tuncer Bey, aniden Gülbahar Hanım'ın hareket kabiliyetini kısıtladı. İsa Palu da mağdur olan kadının yüzüne biber gazı sıktı. Ardından darp ettiler ve 10 tane senedi çaresiz olan Gülbahar Hanım'a zorla imzalattılar. Ayşe Melek ile anne Havva Hanım olanları sessizce izledi.

Gülbahar Sadık'ın oğlu, Hüseyin Sadık'ta konuyla ilgili dehşet veren iddialarda bulundu. Hüseyin Bey, annesinin yaşadığı darp olayından iki gün önce Havva Hanım'ın, Gülbahar Hanım'ın evine gidip emekli maaşını çaldığını iddia etti. Ayrıca Meryem'le kızı Melike'nin kaybolduklarından çok geç haberdar olduklarını dile getirdi.

Hüseyin Sadık, Meryem'in ilk eşi olan Ahmet Tahnal cinayetiyle ilgili de şok iddia da bulundu. Ahmet Tahnal'ı İsa Palu'nun öldürdüğünü, cinayeti cezai ehliyeti olmayacağı düşünülerek, baba Harun Palu'nun üstlendiğini ileri sürdü. Son olarak; Meryem'in çok aklı başında ve iyi bir insan olduğunu söyledi. Tam tersi olsaydı bugün kayıp olarak aranmazdı dedi ve sözlerine nokta koydu.

Müge Anlı 3 Ocak Perşembe günü, iddialarda adı geçen herkesi canlı yayına topladı ve herkes bildiğini anlattı. Ancak en büyük bilgi Müge Anlı'daydı. Müge Anlı Tuncer Ustael hakkında kan donduran gerçekleri raporlarla birlikte izleyiciyle paylaştı. Meryem ve çocukları, Tuncer Ustael ile eşi Emine'nin evinde kalıyorlardı.

Müge Anlı, Tuncer Ustael'in çocuğu Enes'in ve Meryem'in çocukları Melike ve Recep'in vücudunun bazı bölgelerinde iğne izleri olduğu bilgisine hastane raporlarından ulaştı. Müge Anlı ile Tatlı Sert canlı yayınına bağlanan kişilerin Tuncer Ustael'in aracında iğne (enjeksiyon) bulundurduğu iddiaları da bu korkunç olayı Tuncer Ustael'in yapmış olabileceği konusunda şüpheleri artırdı. Dün yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert progamına telefonla bağlanan Kemal Bey'in anlattıkları da bu yöndeydi.