Murathan Mungan: Sadece Covid-19 değil, cehalet salgınıyla da savaşıyoruz

Şair Murathan Mungan,“Türkiye, bir kriz ülkesi. Savaştığımız tek salgın elbette Covid-19 değil, cehalet salgını var, umarsızlık salgını var, kayıtsızlık salgını var, zulüm ve şiddet salgını var” düşüncesini dile getirdi.

Cumhuriyet'ten Orhun Atmış'ın haberine göre, Mungan, “Pek çok şey gibi bu kurultay da Covid-19’un gölgesinde geçiyor. Üstelik bu sorun bugünden yarına çabucak çözülecek ve hayata kaldığımız gibi devam edecekmişiz izlenimi uyandırmıyor.

Yeni virüsler ve yeni krizlerle bizi bekleyen bir sürecin işaretini bu işe aklı erenler söylüyorlar. Artık böyle bir şey olmamış gibi yapamayız. Yayıncılık dünyası da bu süreçte krizde. Ancak bildiğim kadarıyla yayıncılık dünyası hep krizde..." dedi.

Mungan, "Bu ölçüde hiçbir yerde değil ama bu ülkede zaten her şey çok krizde. Her şey çok çabuk kırılacak bir yapı gösteriyor. Hep irili ufaklı krizlerden geçiyoruz. Dahası, Türkiye’nin kendisi bir kriz ülkesi.

CEHALET SALGINI VAR

Krizde olmayan bir şey var mı? Eğitimimiz krizde, adaletimiz krizde, ekonomimiz hep krizde, demokrasimiz hep krizde, gerisini siz çoğaltın. Bunun yanı sıra savaştığımız tek salgın elbette COVID değil, cehalet salgını var, umarsızlık salgını var, kayıtsızlık salgını var, zulüm ve şiddet salgını var.

Amacım karanlık, kötümser bir tablo çizmek değil. Aslında tüm bunlar karşısında sahip olmamız gereken şeyin yalan yanlış umutlar değil de gerçek bir iç gücü olması gerektiğini ifade etmek istiyorum." diye konuştu.

Mungan, "Yani, her şeye rağmencilikten söz ediyorum. Sahip olmamız gereken şeyin bir iç güç olduğu kanısındayım. İçimizi güçlendirmek bence edebiyatın işlerinden de bir tanesi, politikanın işlerinden biri olduğu gibi.

En son söyleyeceğim şeyi en başta söyleyeyim: Ben her şeye rağmen devam etmekten yanayım. Bugüne kadar neyi iyi yapıyorsak, aynı şeyi düzey yitirmeden, nitelik kaybetmeden, ödün vermeden daha iyisini yapmak şiarımız olmalı diye düşünüyorum. İnsanın sanata ihtiyacı var, düşünmeye ihtiyacı var, güzelliğe ihtiyacı var...” ifadesini kullandı.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin YouTube kanalında kayıtlı olan ilk gün yayınını yaklaşık 48 saat sonunda 1600’den fazla kişi izledi. İkinci günün yayınını izleyen kişi sayısı 24 saat sonunda 1200 kişiyi aştı.